Sepet Özeti

Gezmek neredeyse bir sanat. Her sanat gibi gezmenin de pratikle yani deneyimle öğrenilmesi mümkün. Hadi biraz abarttık diyelim. Daha sık gezen biri olmak istiyorsunuz ama birtakım hataları yapmaktan çekiniyorsunuz. Bugünkü konumuz yurtdışına ilk defa çıkan turistlerin sık yaptıkları hatalar. Bunlara birlikte bakalım mı?

 

  1. Yanınıza gereğinden fazla eşya almak: Gittiğiniz yerde hava soğuk olur, sıcak olur, kar yağar, çöl rüzgarları eser, “aman bir davete gideriz”, “şu kremi de alsam ne çıkar” gibi bahaneler ya da kaygılarla ihtiyacınız olandan fazla eşya almayı hepimiz bir zaman yapmışızdır. İnsan zamanla öğreniyor. Buradaki silikon kozmetik şişeleri ile sadece ihtiyacınız kadar olan kişisel bakım ürününüzü yanınızda taşıyabilir ve buradaki valiz düzenleyici setlerle daha etkili valiz hazırlayabilirsiniz.
  2. Gereken araştırmayı yapmamak: Gittiğimiz yerin kültürüyle ilgili dikkat edilecek noktaları, kalacak yere nasıl gidileceğini, kalınacak yerin şartlarını iyi araştırmadığımız durumlar da olmuyor değil. Seyahat rehberimize göz atın, gezi yazıları değil seyatlerinizi planlarken dikkat etmeniz gerekennoktalar, ipuçları ve prtatik çözümlerle ilgili yazılarımızı takip edin. ..
  3. Fazla para harcamak: Bu da zamanla öğrenilen bir şey. Neyin nerede ucuz olduğunu, neye ihtiyacımız olduğunu bilmek biraz deneyim gerektiriyor. Geçmiş için hayıflanmaya lüzum yok.
  4. Dikkatli olmamak: Dolandırıcılardan, ürünü pahalıya satmaya çalışan kurnaz satıcılardan, görevini yapmayan otel çalışanlarına karşı hakkımızı savunamamak gibi şeylerden bahsediyoruz. Öğrendikçe insan daha çok dikkat ediyor. Kendisini güvenceye alıyor.
  5. Yerel halkla tanışmamak: Bu biraz tercihlerle alakalı ama gezmenin bir amacı da gidilen yerin kültürünü öğrenmekse mümkün olduğunca yerel halkla konuşmak, dillerini biliyorsak pratik yapmak, adres sormak önemli.
  6. Toplu taşımayı kullanmamak: Aslında bazı yerlerde kısa mesafelerde taksi daha ucuz olabiliyor. Özellikle birden fazla kişiyseniz. Ama genelde toplu taşıma ve tabanvayı tercih etmek lazım.
  7. Çok turistik yerlerde zaman kaybetmek: Gittiğimiz yerin özel yerleri, yerel halkın tercih ettiği gizli köşeleri, ara sokakları kimi zaman saatlerce sıra beklenen bir turistik mekanından daha ilgi çekici ve önemli olabilir.
  8. Çok uyumak: Seyahat kısıtlı bir sürede yapılıyor. Uykunuzdan feragat edin de demiyoruz ama çok geç de kalkmayın. Belli bir düzen oturtun. Hem kaldığınız yerin kahvaltılarını da kaçırmamış olursunuz.
  9. Check-in yapmamak: Uçuş öncesinde online check-in yapın ki zaman kazanın.
  10. Çok fazla plan yapmak: Tatil hem gezmek hem de dinlenmek için. Gereğinden fazla plan yapıp kendinizi yormayın. Süreyi göz önünde bulundurun ve gerçekçi olun.
  11. Fotoğraflarınızı yedeklememek: Her günün sonunda yedek alın.
  12. Internette vakit geçirmek: Tatile geldiniz. Foursquare’miş, Instagram’mış bırakın bunları. Biraz kafa dinleyin.
  13. Trafiği hesap etmemek: Mutlaka yola erken çıkın.
  14. Bir şeyleri geride bırakmak: Kimlikler, kartlar, nakit veya telefon. Şarj aleti! İlaçlar. Önemli şeyleri alın. Evraklarınızın fotokopilerini alın. Çözüm, ihtiyacınız olan herşeyi bir arada taşıyabileceğiniz seyahat cüzdanları…
  15. Gitmeden önce yapılması gerekenleri son ana bırakmak: İş, okul, resmi işler… Gitmeden önce kedinizi komşunuza bırakın ve tüm yapılacakları zamanlı bir şekilde bitirin.
  16. Yanlış yerde döviz almak: Araştırma yapın ve yeteri kadar alın. Az veya fazla olmasın.
  17. Bağlantılı uçuşları hesap etmemek: Uçuşlar arasında makul zamanlar olsun.
  18. Telefonumuzu roaming’e kapatmamak: Gittiğimiz yer için telefon planımız yoksa internet ve roaming kapalı olsun.

coastlinebarbadosguide

 

Daha çok var da şimdilik bunlara dikkat edelim. Gezilerinizden neler öğrendiniz? Neler önerirsiniz bir gezginlere, naçizane?

Okumaya Devam Et

Özellikle yurtdışında geziye çıkmak konusunda daha az deneyimi olanlarımız kimi zaman çekinceler yaşıyorlar. Bu çok doğal. Hepimizin ortak deneyimlerinden birtakım dersler çıkarabiliriz. Bir gezginin neler bilmesi gerekir? Ne yapsa iyi olur? İşte o meseleler:

 

    1. Gittiğiniz yerin keyfini çıkarın: Şikayet etmeyi ve yolculukta yaşadığınız olumsuzlukları bırakın. Gittiğiniz yerde bulduklarınıza sevinin.
    2. En yakın konsolosluğun yerini öğrenin: Gittiğiniz yerdeki T.C. Konsolosluğunun nerede olduğunu bilin.
    3. İlk yardım öğrenin: Temel uygulamalarını bilin.
    4. Coğrafya: Ne nerede bilin.
    5. Genel kültür: Dünya hakkında fikriniz olsun.Gideceğiniz şehirde hangi yemekler, nereler meşhur, kısa bi google araması ile öğrenin.
    6. Rahat ayakkabılar ve giysilere yatırım yapmak: Rahat giyinmek seyahatinizin altın anahtarlarından biri.
    7. Açık fikirli olmak: Siz misafirsiniz. Yargılamayın. Anlamaya çalışın.
    8. Havalimanında hazırlıklı olmak: Varsa laptop’ınız kolay çıkarılacak bir yerde olsun. Anahtar, kemer, saat, toka, takılar, bozuk paralar vs. çantanızda dursun.
    9. Yolculuk öncesi dinlenmek: İyi bir uyku, doyurucu ve dengeli bir yemek, su ve tuvalet… Bunlar yolculuk için önemli.
    10. Havalimanlarından ve turistik mağazalardan alışveriş yapmamak: Çünkü ateş pahası.
    11. Yanınızda yedek para bulundurmak: Kemer-çantalarda saklayın mesela.
    12. Yerel marketlerden alışveriş yapmak: En iyi ve ucuz alışveriş ve özellikle gezerken öğle yemekleri buralarda.
    13. İndirimleri takip etmek: Akıllı telefon uygulamalarından dergilere, her yerde indirimleri takip edin. Gittiğiniz yerde öğrenciler için, aileler için yani durumunuza uygun indirimler var mı sorun.
    14. Kafanızı rahat tutmak: Sıkıntılardan arınarak sorunları çözün.
    15. İngilizce temel birkaç kelime bilmek veya dil kılavuzu taşımak: Gittiğiniz yerde derdinizi anlatabilin.

Luxury-Traveller-690x300

Sizin önerileriniz var mı? Mors alfabesi bilmek, ateş yakmayı bilmek, dikiş bilmek, yer-yön bulabilmek, harita ve pusula okumak, araba ve bisiklet kullanmak, yüzme bilmek, yemek yapmak, vs.?

Okumaya Devam Et

Tatile çıkarken yanımıza ne almamız gerektiğini kara kara düşünüyoruz. Sonunda bazen almamamız gereken şeyleri alıp koca bir valizi çeke çeke tatilimize yorgun bir şekilde başlıyoruz. Bunu önlemek için ne yapmalıyız?

 

article-2662381-15A5806F000005DC-389_634x418

Kısa bir planlama her şeyi çözüyor.

  1. Havlu: Kalacağınız yer bir otelse büyük olasılıkla havlu olacaktır. Kendi havlunuzda ısrarlıysanız birkaç sene önce yaygınlaşan ve çabuk kuruyan hafif havluları tercih edin.
  2. Saç kurutma makinesi: Aynı şekilde – otellerde odanızda bulunmasa bile resepsiyondan rica edebilirsiniz. Hatta hostel’larda bile genelde kurutma makinesi bulunuyor. Garanticiyseniz katlanabilir, minicik makineler var. Onlardan alabilirsiniz.
  3. Şampuan, saç kremi ve duş jeli: Ya yanınıza almayın ve riske girin ya da minik plastik şişelere koyup kapakların altına da poşet bağlayarak valize koyun. Bir başka seçenek de daha önceki otel ziyaretlerinizden artanları yanınıza almak.
  4. Değerli eşyalarınız: Cannes’da kırmızı halıda boy göstermeyeceğimize göre değerli eşyalarımızın tatilde yanımızda olmasına gerek yok. Değerliden kasıt manevi olarak da değerli eşyalar aynı zamanda. Kaybedebileceğiniz, zarar görebilecek şeyleri güvenli yerlerinde bırakın. Yanınıza yalnızca gerekenleri alın.
  5. Kamera: Bu tatilde belki anlarınızı daha çok değerlendirmek istersiniz. Tekrar bakmayacağınız yüzlerce fotoğraf yerine birkaç tane çok güzel fotoğrafı tercih edebilirsiniz.
  6. Laptop: Eğer tatilde çalışmak zorunda değilseniz, bırakın evde dursun meret.
  7. Çok süslü giysiler: Dinlenmek ve yeni yerler görmek amaçlı bir gezide o Bülent Ersoy giysilerinin ne işi var?
  8. Fazla kozmetik ürünü: Birçok iş gören tek bir ürün tercih edebilirsiniz mesela.
  9. Kalın kitaplar: Gezerken okuyabileceğiniz bir şey alsanız?
  10. Çok fazla yedek: Çorap, iç çamaşırı ve t-shirt’ler birden fazla olsunlar tabii ama belki de 3-4 kazağa gerek yoktur.
  11. Gezi rehberleri ve haritalar: Akıllı telefonunuz varsa rehberleri ve haritaları indirin. Yoksa en önemli yerlerin çıktısını alın.
  12. Gitar vb.: Sahilde gitar çalıp eğlenecektiniz. Bu seferlik kalsın, olmaz mı? Kuş gibi rahat olun.
  13. Yastık vb.: Uçak yolculuklarında havayollarının bir kısmı yastık sağlıyor. Eğer ihtiyacınız varsa şişirilebilir olanları tercih edin.
  14. Büyük hediyeler: Gerek gittiğiniz yerden dönerken aldığınız, gerekse gittiğiniz yerdeki tanıdıklarınıza götüreceğiniz hediyeler büyük ve ağır olmasın.
  15. İkiden fazla ayakkabı: Hava durumuna göre iki çift ayakkabı yeter.
  16. Terlik: Bu da koşullara bağlı ama otel odanız için terlik götürmeseniz de olur.
  17. Lazım olur diye daha büyük boy bir valiz alıp boş taşımaktansa buradaki gibi katlanabilen çantaları tercih edebilirsiniz.

1390845941_large

Hep dedik, hala da diyoruz. Hafif yolculuk rahat yolculuk demek. Tercihinizi hafiflikten yana kullanabilirsiniz. En azından bir kere deneyin. Siz yanınıza ne alıyorsunuz? Ne almıyorsunuz?

Okumaya Devam Et

Bazen seyahat sırasında yorgun veya dalgın oluyoruz ve güvenlik için günlük hayatımızdaki dikkatimizi vermiyoruz. Seyahat sırasında hırsızlığa uğramaktan endişeleniyor musunuz? Kim endişelenmez ki. Ama bu sizi seyahat etmekten alıkoymasın çünkü önlem alırsanız oldukça güvenli seyahatler geçirebilirsiniz.

 

Şöyle ağız tadıyla bir tatil yapmak mümkün olmuyor.

Özellikle Avrupa’da turistlere dadanmış yan kesici çeteleri mevcut.

“Biz külyutmayız” demeyin. Yutmazsınız, biliriz. Bana öyle geliyor ki Türkiyeli turistler son derece donanımlı ve deneyimliler. Buna rağmen birkaç hatırlatmadan kimseye zarar gelmez.

Etrafımdaki birkaç insanın başına farklı yıl ve yerlerde hırsızlık olayları geldi. Bunlardan birkaçında kişiler yabancı. Evet, maalesef yabancılar İstanbul’da hırsızlığa uğrayabiliyor. Amerika’da metroda, Barselona’da metroda ve işlek sokaklarda, alışveriş merkezlerinde cüzdanını, telefonunu kaptırmış kişilere kadar pek çok vaka var.

Hepsinde olay benzer. Kişi tam dikkatini başka bir noktaya verdiği sırada hırsızlar devreye giriyor.

İlk söyleyeceğim şu: İstanbul, Ankara, New York, Londra, Barselona, Paris vb. şehirlerde özellikle toplu taşıma araçlarında, yoğun saatlerde metrolarda dikkatli olun.

Bence en önemli nokta: Seyahate çıkarken yanınıza çok değerli (madden olmak zorunda değil, manen de), kaybederseniz yerine koyması zor ya da imkansız bir şey almayın. Sadece zaruri şeyleri alın. Hatta tek banka kartı, varsa kredi kartı ve biraz nakit de yeter. Biliyorum, “Yunanistan’daki gibi olursa” diyorsunuz. Elbette çok ani durumları kestiremezsiniz ama gideceğiniz yerin durumuna göre hazırlık yapabilirsiniz. Bir de Türkiye’den yaptığınız döviz elbette daha karlı çıkmanızı sağlayacaktır. Siz yine de yetecek kadar nakit taşıyın. Oteliniz güvenliyse, kasa varsa değerli eşyalarınızı oraya bırakın. Yoksa yanınıza alın.

Telefonunuzu, kameranızı, elektronik cihazlarınızı göze batmadan kullanın. Mümkünse zorda kalmadıkça telefonunuzu kullanmayın. Özellikle Hindistan’da eski model olsa bile birçok kamera ve cep telefonu dikkat çekiyor ve “çok varlıklı” olduğunuz hissini uyandırıyor.

Çocuklardan şüphelenin demeyeceğim ama ülkemizde olduğu gibi yurtdışında da çeteler masum çocukları ve gençleri hırsızlığa zorluyorlar. Gözünüz açık olsun. Diyeceğim bu.

Hırsızlığın bir yöntemi de (bu benim başıma çok geldi ama önceden uyarmışlardı) Kuzey Afrika ülkeleri, Hindistan gibi birkaç yerde (amacım genellemek ya da ayrım yapmak değil – yaygın olduğu için örnek veriyorum) pazarlığın yaygın olmasının yanı sıra, yerel paraların değersizliği dolayısıyla turistlerden çok para talep edilmesi. Neyin ne kadar edeceği hakkında az-çok fikriniz olsun. Pazarlık yapmaktan çekinmeyin. Mümkünse fiyatları önceden belli yerlerden (ve basılı, yazılı, açıkça görülen) alışveriş yapın. Çok bahşiş isteyenle tartışmadan oradan uzaklaşın. Rickshaw sürücüleriyle önceden ne kadar tutacağını konuşun. Haritadan yolları öğrenin ve farklı yollardan gidilmesini engelleyin. Sokakta size bir şey satmak isteyenlerden uzak durun mümkün olduğunca. Tunus’ta bir yöntem var. Biri gelip sizi kaldığınız yerde gördüğünü söylüyor. Oranın çalışanı olduğunu iddia edip sizi harika dükkanlara götüreceğini ya da şehri size gezdireceğini söylüyor. İtibar etmeyin. Hindistan’da da benzer şekilde çok dostça gözüküp tanıdıkları veya anlaşmalı oldukları şirketlere yönlendirmeye çalışanlar oluyor.

Yoğun turistik bölgelerde daha da dikkatli olun.

Paranızı boynunuza ya da içinize asabiliyorsanız (askere gidenler bu konuda tecrübelidir, daha iyisini bilirler) öyle yapın. Çok büyük çantalar taşımayın. Sırt çantanıza çok önemli şeyler koymayın. Mümkünse eski bir telefonunuzu yanınızda götürün. Kolayca tutabileceğiniz çantalar alın.

Toplu taşımaya inerken ve binerken ve ayrıca aracın içinde de eşyalarınız hep görebileceğiniz bir yerde olsun.

Hiçbir yerde eşyalarınızı gözetimsiz bırakmayın.

Müzeler, tren veya otobüs garları, alışveriş merkezleri, restoranlar – hep daha dikkatli olun.

Otel odanızda ortalıkta ilgi çekici ya da değerli bir şey bırakmayın. Araba kiraladıysanız aynı şekilde.

Plajlar da farklı değil tabii.

Özellikle kasada ödeme yaparken cüzdanınıza dikkat edin.

Yalnızken telefon elinizde mesajlaşarak yürümeyin.

Anket dolduranlar, dilenenler, sokakta birşeyler satanlar veya yardım derneklerine bağış isteyenler – paranoyak olmayın ama biraz gözünüz açık olsun. Siz tatildesiniz. Kimseyle konuşmak zorunda değilsiniz. Sorumluluklarınızı başka zaman da yerine getirebilirsiniz. Çeteler en masum davaları kullanıyorlar bazen.

Barselona’da kağıt oyunu numaraları vardı sokaklarda. Bunların başka çeşitleri de olabilir. Paranızı kaptırmayın. Aynı şekilde kumarhanelere giderseniz de dikkatli olun.

Soru soranlar veya size yardım edenlere de dikkat edin. Çoğunlukla iyi insanlarla karşılaşacaksınız ama birazcık şüpheden zarar gelmez. En azından başta.

Asansör ve yürüyen merdivenlerde kalabalıktan uzak durun. Genel olarak aniden meydana gelen kalabalıkların içine girmeyin.

ATM’lerde dikkatli olun. Kaldığınız yerden güvenlikle ilgili öneriler alın. Acil telefon numaralarını öğrenin.

Cüzdanınızdan ayrı bir yerde acil durum parası bulundurun.

Telefonunuzu şarjlı tutun.

Yırtılması, kesilmesi zor bir çanta taşıyın.

Yolda yürürken çantanızı araç geçiş yönünde tutmayın. Scooter, kaykay, motosiklet vs. Hırsızlara dur yok! Her şeyi kullanıyorlar.

Nişantaşı ve Cihangir’de hasta olduklarını, hamile olduklarını söyleyen kişiler olurdu. Yine çeteydi bunlar. Eminim birçok yerde vardır. Defalarca görünce iyice emin oluyorsunuz. Hep aynı numara. Eve dönecek parası olmamak ve hasta olmak – gerçekten yardıma muhtaç olan herkese destek dilemekle birlikte turist olduğunuz bir yerde kendinizi koruyun demekten başka çare yok.

Çok ağır valizler taşımayın ve çok lüks giyinmeyin. Bunlar da dikkat çekiyor. Turistmiş gibi davranmayın kendinizden çok emin durmak da cabası.

Bunlar sadece birer hatırlatma. Umarız sorunsuz, harika zamanlar geçirirsiniz.

 

Okumaya Devam Et

Tatili iple çekiyorsunuz. Ama o valiz hazırlamak yok mu! Valiz hazırlamaktan hoşlanmayanlardansanız size bir sürprizimiz var. Tatile çıkmadan önce hızlıca okuyup uygulayabileceğiniz önerilere ne dersiniz?

Kimimiz o valiz hazırlama heyecanını severiz aslında. Bu durumda da valiz hazırlamak konusunda birtakım teknikleri bilmek fena olmaz sanki.

Valiz hazırlamak ile ilgili pek çok öneri mevcut. En güzellerini sizler için özetledik:

  1. Pipetlere kozmetik ürünlerinizden doldurun!
  2. Eşyalarınızı yuvarlayıp rulo haline getirerek yerleştirirseniz daha çok yer kazanırsınız.
  3. Boş kozmetik ürünü kutularını ufak eşyalarınızı koymak için kullanın.
  4. Duş başlıkları ayakkabılarınızı koymak için ideal.0314
  5. Makyaj malzemelerinizin üzerine kırılmamaları için bir parça pamuk koyun.compacts
  6. Ceketlerinizi kırışmamaları için ters katlayın.
  7. Kontakt lens kutularına yine kozmetik ürünlerinizden doldurabilirsiniz.
  8. Gömleklerinizin yakalarına kırışmamaları için kemerinizi sarıp koymak da iyi bir fikir!
  9. Sıvı ürünlerin kapaklarına poşet parçaları kesip o şekilde kapatmak kapakların çantanızda açılmasını ve etrafa akmasını önleyecektir. 1016-624x831.
  10. Valizinizin için koku veren hoş bir poşet vb. koyarsanız eşyalarınız kötü kokmaz.
  11. 0510Burada ve burada göreceğiniz valiz düzenleyici çantalardan edinin, daha az alana daha çok kıyafet sığdırır, kıyafetlerinizin sırt çantasında bile kırışmasına engel olursunuz.

 

Okumaya Devam Et

Bir ailenin ev yaşantısı nasıl zorsa yolculukları da o kadar zor, hatta daha zor olabiliyor.

Daha rahat ve huzurlu bir seyahat için uzmanlarından denenmiş yirmi beş öneriye ne dersiniz?

 

  1. Çocuklarınızın taleplerine göre hareket edin. Onların ihtiyaçları giderildikçe daha kolay yolculuk edeceksiniz. “Anne çişim geldi”yi zamanında dinleyin deriz.
  2. Yolculuktan önce özellikle bebekleri ev dışındaki ortamlara alıştırın.
  3. Oyuncakların bir kısmını sadece yolculuk için ayırın. Hem sürpriz olur hem de yolculuğa uygun oyuncaklar seçmiş olursunuz.
  4. Seyahat öncesi hazırlanırken alışverişinize bir arkadaşınız ya da yakınınız yardımcı olsun. Birtakım işleri delege edin.
  5. Yolculuk esnası için çocuklara yedek giysi koyun. Valize konanlar haricinde yani, hemen ulaşabileceğiniz bir yerde olsun.
  6. Yurtdışına çıkıyorsanız çocukların pasaport işlerini de önceden halledin, son ana kalmasın.
  7. Çocuğunuz karanlıkta uyumaya alıştıysa gideceğiniz yerde ve arabada güneşten koruyan gölgelik ve perdeleriniz olsun.
  8. Gideceğiniz yerde acilen bebekle ilgili sormanız gereken şeyler olabilir. İngilizce konuşulmayan yerler için bunları bir yere not edin. Akıllı telefonunuz varsa faydalı olabilir.
  9. Açılıp kapanabilen buzdolabı poşetleri/kozmetik poşetleri çok işe yarıyor.
  10. Plaj için bebek çadırları çok işe yarıyor.
  11. Aşıları tatil öncesinde mutlaka yaptırın.
  12. Seyahat sigortası yaptırmayı unutmayın.
  13. Kangurular hayat kurtarıcı olabiliyor.
  14. Çocuklarınızın kendi çantalarını hazırlamalarına izin vermeyin. Daha doğrusu izin verin ama sonra çantayı mutlaka kontrol edin.
  15. Yolculukta beraber oynayacağınız oyunlar düşünün.

 

Az kaldı, yakında aile seyahatlerinde uzman olacağız hep birlikte. Gerek arkadaşlarımdan, gerek okuduklarımdan, gerekse yaşadıklarımdan yeni yeni öneriler öğreniyorum – bunların bir kısmının ise ortak noktalar olduğunu görüyorum. Üstüne basa basa söylüyorlar, kimi zaman unutuyoruz. Hele anne-baba olunca yoğunluktan unutmak daha kolay. Umarım işinizi görür, yenileriyle karşılaştıkça aktarmaya devam edeceğim. Mutlu yolculuklar.

 

Okumaya Devam Et

Ne demek istediğimizi anladınız. Ufak bir valizle seyahat edebilirsiniz. Edin. Çok rahat edersiniz. Belki de havaalanında valiz bekleme derdiniz de kalmaz.

Hadi biraz minimalist olun, düzenli ve planlı…

Yanınıza bir şeyi almadan önce iki kere düşünün.

Gerekli mi yoksa bahane mi buluyorsunuz?

Belki de o topuklu ayakkabılar gerekmiyordur.

Beyler, o fazladan cekete ne demeli?

Birden fazla iş gören eşyalarınız var mı?

Yer kazandıran valiz düzenleyicileriniz? Önemli seyahat evraklarınızı bir arada tutabileceğiniz pasaport cüzdanları?

Kitap okumayın demiyoruz. Okuyun. Ama Amerika’yı baştan keşfetmeye gerek yok. O kocaman kitabı 5 günlük tatilde okuyacak mısınız? E-kitaplara ne dersiniz?

Seyahatin bir amacı da kendinizi aşmak değil mi? O halde biraz feragat edin.

Dönüşte de eviniz ve hayatınız daha düzenli olur belki.

excess-baggage_0

Size göre değilse hiç zorlamayın. Kabul etmek lazım. Bir gardırop dolusu eşyaysa öyle olsun madem.

Yanınıza alacakları birkaç grupta toplayabiliriz:

  • Giyecekler: Günlük giysiler (gömlek/t-shirt/kazak, pantolon/etek/elbise, çorap, iç çamaşırı, pijama, ayakkabı), havaya özel giysiler (ceket/mont/kaban, mayo, bot/çizme/sandalet/terlik)
  • Önemli evraklar ve eşyalar: Pasaport, bilet, cep telefonu/tablet/bilgisayar/fotoğraf makinesi, nakit para ve kartlar, diğer kimlikler
  • Kozmetik ürünleri: Kalacağınız yerde bulunmayan ürünler, ilaçlarınız ve gittiğiniz yerde uygun fiyata satın alamayacaklarınız
  • Eğlencelikler: Kitaplar, dergiler, eğer iş için yanınıza almıyorsanız tablet/bilgisayar vb.

 

Tatil boyunca kişisel temizliğinize özen göstermeye devam edin elbette ama bir aksilik çıkmadıkça bir pantolon, etek, elbise, kazak ya da ceket birkaç gün üst üste giyilebilir. Tatilde biraz feragat etmek yeter.

Rulo yapma ya da giysileri tek bir top halinde sarma yöntemleri işe yarıyor.

Detaylarını rahatlıkla internette bulabilirsiniz.

Renkleri, desenleri ve kesimleri birbirine uyumlu kıyafetlerinizi yanınıza almaya çalışın. Duruma göre beyazlar, kremler, siyahlar ve lacivertler iş görebilir. Aynı rengin tonları da olabilir. Çizgili üstler hemen her şeyle gider.

Fazla aksesuar almaktan ve bakım ürünü kullanmaktan kaçının. O güneş kremi varken fondötene gerek olmayabilir. Makyajınızı sade ve zekice yapın. Erkekler için tıraş ürünlerinin seyahat boylarını seçmek veya minik kutulara ürünlerden birazca koymak iş görecektir.

Olmadı her şeyi biraz itip tıkıştırın. Valiz check-in yapmadan uçağa direkt gitmenin ve ucuza seyahat etmenin keyfini sürün.

lugage-3

 

 

 

 

Okumaya Devam Et

Kimimiz bayram tatillerinde aile ziyaretleri yapıyoruz kimimiz ise hiç görmediğimiz yerlere gidiyoruz. Öyle ya da böyle hepimizin evimizden ve alıştığımız düzenden ayrı kaldığımız zamanlar var. Yine aynı şekilde yemek birçoğumuz için önemli. Tatile çıktığınızda aç kalmaktan çekiniyor musunuz?

Amerikalı turistler gittikleri yerlerde Starbucks, Burger King gibi tanıdık mekanlardan çıkmamakla eleştiriliyorlar. Seyahatin bir amacı yenilikleri deneyimlemek, yeni tatlara açık olmak olarak görülüyor. Ama herkesin tatil anlayışı kendine. Rahat hissetmeyeceksek, yediğimizi, içtiğimizi sevmeyeceksek seyahatin esas amacı da ortadan kalkıyor.

 

Özellikle yaşı ileri kimselerden farklı yöre ya da ülkelere gittiklerinde yemek konusunda sıkıntı çekecekleri endişesini yaşadıklarını duyuyorum. Onlar açısından baktığımda da bu endişeyi haklı buluyorum. Sen senelerce aynı şekilde kahvaltı yapmaya, yemek yemeye, çay-kahve içmeye alış sonra elin espresso’suna, Ulster fry’ına, kuru baklavasına mecbur kal. Olacak iş değil.

Bu noktada diyebileceğim ilk şey denemeye açık olanın hoş sürprizlerle karşılaşabileceği.

Birkaç noktaya değinmek gerekirse:

  1. Eğer önceden gideceğiniz yerin mutfağı hakkında bilgi sahibi olmadıysanız ve o mutfağın ürünlerini tatmadıysanız işi mutlaka yavaştan alın ve bir anda en karmaşık yemekleri denemeyin.
  2. İlk kez yurtdışına çıkıyorsanız çok farklı tatlarla kendinizi hazırlayın. O çay sizin bildiğiniz çay değil. Tavuk semirmemiş, peynir desen bambaşka – yayılmış adeta.
  3. Aslında korkulacak bir şey de yok. Tüm bu deneyimi bir oyun gibi de görebilir ve kendinizi etrafını ilk kez keşfeden bir çocuk gibi de hissedebilirsiniz.
  4. Bazı ülkelerin mutfakları baharatları, suları veya pişirme biçimleri sebebiyle mideyi bozmakla biliniyor. Daha önceden size çok uzak gelebilecek (yani Orta Doğu, Balkan ve Akdeniz mutfaklarının dışındaki) bir yere mutfağın yemeklerini tadacaksanız etten ve süt ürünlerinden uzak durmayı tercih edebilirsiniz.
  5. Yine yukarıdaki ülkelerde sokak satıcılarından yememek de bir çözüm olabilir.
  6. Baharatlı yiyeceklerden kaçınabilirsiniz.
  7. Bence valizinize birkaç kuru gıda atın (bisküvi, hazır kek, evde yapılmış poğaça – dayanacak, yer kaplamayacak, kokmayacak ve akmayacak bir şeyler işte) Aç kalırsanız onları yersiniz.
  8. Bilmediğiniz ve şüpheli gördüğünüz markaları almayın.
  9. Normalde yediklerinizden sapmayın.
  10. Süpermarketlerden aldıklarınız kimi zaman pişirilmiş yemeklerden daha iyi gelebilir. Sevmediğiniz şekilde yapılmış bir yemektense sade bir sandviç iş görecektir.
  11. Yemekleri seçerek içlerinde ne olduğunu mutlaka öğrenin. Pişirilme biçimine de önem verin.
  12. Gitmeden önce nerelerde yiyebileceğinizi araştırın.

 

Tabii tüm bunlar Türk yemeklerinden başka yemek yemeyenlere, alışkın olmayanlara birer hatırlatma. Özel tercihlerinize göre deniz mahsullerinden, baklagillerden vs. artık neyi sevmiyorsanız kaçının. Bana kalırsa yenilik için deneyin ve görün. İlk gün deneyip neleri yiyebileceğinizi anlamak da bir çözüm olabilir. Afiyet olsun. Kimse aç kalmasın. Tatilde ya da değil.

Okumaya Devam Et

Sydney’e direkt uçuşların başlaması, Amerika’nın olanakları ve uzak diyarlara olan merakımız bir gün 10 saat ve üzeri bir uçuşun kaçınılmaz olduğunun göstergeleri. 10 saat uçuş! Dile kolay. Böyle bir yolculukta insan nasıl rahat eder?

Basit ve yer yer tuhaf birkaç öneri sanırız iş görecektir.

 

Uçuş öncesinde mutlaka tuvalete gitmeli.

Fazla açıklamaya gerek yok.

Güzel giyinin.

Dilediğiniz gibi ama rahat giysiler giyin. El bagajınızda ise koyu renkli bir eşofman bulundurun ve bunu uçuş sırasında giyin.

Diş fırçası, diş macunu ve diğer bakım ürünlerinizi yanınıza alın.

Kişisel bakımınızı ve temizliğinizi yolculuk boyunca devam ettirin.

Kulak tıkacı, kulaklık ve sevdiğiniz müzikler yanınızda olsun.

Gürültüye karşı hassassanız ve havayolunuzun sunduğu medya arşivi size hitap etmiyorsa mutlaka telefonunuzda/tablet bilgisayarınızda ya da müzik çalarınızda dilediğiniz müzikler/filmler/kitaplar olsun.

Bu aletleri önceden şarj edin.

Kitap, dergi veya Kindle’da bir çözüm tabii.

Yanınızda bir tükenmez kalem bulundurun.

Basit bir hatırlatma gibi duruyor ama girişte form verilen ülkelere uçuyorsanız kalem aramak istemezsiniz.

Boş yer varsa oraya geçin.

Yer yoksa yanınızdaki yolcularla sohbet edin.

Yazın.

Plan yapıp yazmak için iyi zaman.

Yanınızda kuru yiyecekler bulundurun.

Bu çok sevdiğiniz bir abur-cubur da olabilir (ama uçuşa mahsus ve az miktarda, kendinizi ödüllendirmek için)

Psikolojik olarak hazır olun.

Şanslısınız. Seyahat ediyorsunuz. Bu yolculuk da geçecek ve varış noktanızda güzel vakit geçireceksiniz.

Sağlığınıza özen gösterin.

Jetlag için önceden çalışmalara başlayın.

Dinlenin. Uçakta uyumak gerekecekse uyuyun.

Fırsat buldukça tuvalete gidin. Ayağa kalkın. Hafif egzersizler yapın.

Bir de bakmışsınız on saat göz açıp kapayıncaya kadar geçmiş.

Okumaya Devam Et

Bebekler porselen gibi. İyi korunmaya ihtiyaçları var. Bebeğinizle hiç yolculuğa çıkmadınız mı? Endişeleniyor musunuz? Endişelerinizi biraz azaltmak ister misiniz?

Kendi yolculuk deneyimlerimi ve önerilerimi paylaşmıştım. Başka anne-babaların listeleri ve öneriyle de karşılaşıyorum zaman zaman. Size bunlardan oluşan bir derleme hazırladım.

  • Bebeklerle seyahatten korkmayın. Çok önemli!
  • Birden fazla kat giydirin. Tulumlar ve hırkalar ideal.
  • Yelpaze ya da el fanı işe yarayabilir. (Siz kontrol edeceksiniz)
  • Arabayla seyahat ediyorsanız yola normalden erken çıkın. Sık sık mola verin. Bebek mutlaka araba koltuğunda olsun. Molalarda altını değiştirin, onu besleyin ya da emzirin. Hava almasını ve hareket etmesini sağlayın.
  • Uçuşlarda bebekler için yiyecek alabiliyorsunuz. Sorun olmuyor. Araba yolculuklarında da bunu ihmal etmeyin. Kendiniz için de alın.
  • Anne sütü ya da mama dışında gıda almaya başlayan bebeklere yolculuk sırasında su vermeyi ihmal etmeyin.
  • Uçuşlarda biberonları ısıtabildiklerini söylemiş bazı anne-babalar. Uçuş görevlilerine danışın.
  • Uçakta da fırsat olunca bebeğinizle yürüyün.
  • Boş koltuklar varsa onlara geçin. Görevlilerden emzirebilmek için koltuk sorabilirsiniz. Yer varsa göstereceklerdir.
  • Bebeğinizin sevdiği yiyecekleri yanınıza alın.
  • Bol bol mendil, bez, ıslak mendil, havlu vb. alın yanınıza!

Bu da liste:

  1. Araba koltuğu
  2. Bebek arabası
  3. Battaniye
  4. Kanguru
  5. Yemek ya da mamalar
  6. Kendiniz için atıştırmalık yiyecekler
  7. Mama ya yemek için biberon, bardak, kaşık vb.
  8. Sıcak hava için giysiler
  9. Soğuk hava için giysiler
  10. Alt değiştirme malzemeleri, bebek bezleri
  11. Şapkalar, çoraplar, ayakkabılar
  12. Bebe şampuanı, havlusu, süngeri, losyonu
  13. (Gidilen yerde yoksa) Katlanabilir bebek yatağı
  14. İlk yardım çantası
  15. Güneş kremi
  16. Deniz için bebek bezi
  17. Araba, bebek arabası ve plaj için güneşten koruma ürünleri, gölgelikler

 

Okumaya Devam Et

Yanlış okumadınız. Yapılmaması gerekenler, yapılmazsa daha iyi olan durumlar. Hem akıllı çözümler hem de keyifli anlarla dolu bir seyahat için yapmamız gerekenler olduğu gibi yapmamamız gerekenler de var. “Off, tatilde de yasaklar mı?” diyor olabilirsiniz.

Yasaklar değil belki ama yapmamanız halinde tatilinizi daha hoş kılacak birtakım durumlar var. Birçoğumuz bu durumlarla karşılaşıyoruz. Belki birlikte ders çıkarırız:

  1. Paranızı çarçur etmek
Beautiful hot air balloon over cloudy blue sky
Beautiful hot air balloon over cloudy blue sky

Turistik mekânlar, Eiffel Kulesi’nin yanı, Aya Sofya’nın karşısı gibi yerlerde yemek yemek veya alışveriş yapmak çoğu kez pahalıya patlayacaktır. Turistik mekânların birkaç blok, sokak, cadde ötesine gidip buralarda yemek yemek ve alışveriş yapmak daha hesaplı olabilir.

 

Döviz alacaksanız havalimanını değil, tanıdığınız, yerel döviz bürolarını tercih edin.

 

  1. Sağlık sigortası yaptırmayı ihmal etmek

Tatildeyken en son düşünmek istediğiniz şey hastalıklar değil mi? O halde sağlık sigortası yaptırmak olası zor durumlarda sağlığınızı korumanın yanı sıra bir gönül rahatlığı da sağlayacaktır.

 

  1. Kalacak yer konusunda iyi bir araştırma yapmamak

Bütçenize, tercihlerinize ve gittiğinizin yerin ulaşım imkânlarına göre bir yer tercih edin. İster hostel, ister ev, isterse beş yıldızlı bir otel olsun, kalacağınızın mekânın özelliklerini ve yerini önceden bilin ki sonra bir sürprizle karşılaşmayın.

 

  1. Ulaşım hakkında önceden bilgi edinmeyi ihmal etmek

 

Yine bütçenize ve tercihlerinize uygun ulaşım seçeneklerini araştırın. Mümkünse taksilerden uzak durun. Kullanacağınız tren, feribot gibi taşıtların kalkış saatlerini ve duraklarını çok iyi inceleyin.

 

  1. Bütçeyi düşünürken zaman ve konforu göz ardı etmek

Seyahatlerin dinlenceden eğlenceye, maceradan profesyonel amaçlara farklı sebepleri var. Bütçenize uygun davranmaya çalışırken sizi çok yoracak ve zaman kaybettirecek durumlar yerine optimum tercihlerde bulunun.

  1. Seyahatinizin zamanlamasını göz ardı etmek

Bazen bir tatili bir sene önceden planlamak daha hesaplıyken bazen de son anda uygun paketler çıkabiliyor. Uçuşunuzdan üç-dört ay önce bilet almanız uygun olacaktır.

 

  1. Turist ofislerine uğramamak

Gezi rehberlerinin/kitaplarının dışına çıkın ve gittiğiniz yerle ilgili en güncel bilgileri turist ofislerinden edinin.

Okumaya Devam Et

Tatil paketinizi bir yıl önceden aldınız. Hep o tatilin hayalini kurdunuz.

Bütün yıl çalıştınız. O gün geldi çattı ve özenle hazırladığınız valizinizle tatile çıktınız.

Tatil çabucak geçti gitti.

Döndüğünüzde tuhaf hissettiniz. Hem dinlenmiş gibisiniz hem de daha çok dinlenseniz ne güzel olur.

Hem mutlusunuz hem de içinizde hafif bir burukluk var.

Yolculuk sizi yorabilir ama hep iyi yönde yorar.

Tatil sonrası karmaşık hislerle nasıl baş ederiz? Bunun için naçizane birkaç önerimiz var:

  1. Her gün on beş dakika, yarım saat, bir saat, artık ne kadar zaman ayırabiliyorsanız, kendinize vakit ayırın ve çok sevdiğiniz bir şeyi yapın.
  2. Tatil sırasında alışkanlıklarınızın bir kısmını devam ettirin ki gitmeniz ve gelmeniz arasında uçurumlar olmasın.
  3. Yoğun çalışıyor ve tatilleri iple çekiyorsanız uzun tatilleriniz dışında hafta sonlarını ve iş çıkışı zamanları iyi değerlendirin. Anlayacağınız her günü kısa bir tatile çevirin ve mutlu hissedin.
  4. Anda kalın. Mevcut andan memnun olun. Elbette arada nostalji yapın ve gelecek tatilleri de planlayın.
  5. Planlarla motive oluyorsanız seyahat yazıları okuyun. Gitmek istediğiniz yerleri listeleyin ve gelecek tatillerinizde ne kadar eğleneceğinizi hayal edin.
  6. Her an çıkıp gidebilmek üzere bir valizi hazır edin. Belki biri sizi tatile çağırır ve çantanızı alıp hemen çıkarsınız.
  7. Unutmayın her gün tatil yapsak hayatın bir anlamı olmazdı. Biraz iş biraz tatil, biraz iş biraz tatil.

IMG_5641

Okumaya Devam Et