Sepet Özeti

Anneannem seyahatten döndüğümüzde sorardı: “Nesi meşhur?” Başkalarından da aynı soruyu sıklıkla duydum.

Bu yazımızda Avrupa’da hangi ülkenin neleriyle meşhur olduğuna değinelim mi?

Kimi yerin meşhurları çantanıza koyup anneannenize, babaannenize götürebileceğiniz büyüklükteyken kimi yerin meşhuru yüzlerce yıllık.

Tatile giderken amacımız dinlenmek ve eğlenmenin dışında gittiğimiz yerin farklı özelliklerini görmek. Kimse gittiği yerden oraya meşhur bir şeyleri görüp bilmeden, tatmadan ve mümkünse satın almadan dönmek istemez.

Alps

  1. İngiltere

Kötü havası ve berbat yemekleri ile meşhur olan… Şaka şaka. Bahar ve yaz aylarında ülkemiz kadar güneş almadığı doğru fakat sonbahar ve kışın belli bölgeleri yine Türkiye’nin belli bölgelerinden daha sıcak olabiliyor. Kendi kültürlerine ait olan yemeklerin tamamı hoşunuza gitmeyebilir. Bu bir sorun teşkil etmiyor çünkü İngiltere bir dünya mutfakları cenneti.

Avrupa’nın ve dünyanın en köklü uygarlıklarından biri olarak bu minik sayılabilecek ada kültürel anlamda oldukça zengin. Yazarlar, düşünürler, bilim adamları, sanatçılar – bizce İngiltere’nin en meşhur olduğu nokta düşün gücü. Bunun turizme etkileri ne derseniz müzeler, sanat galerileri, sanat etkinlikleri bir hayli fazla.

Londra’nın biraz dışına çıkmaya başladığınızda ise yeşiliyle meşhur. Dalgalı ve kayalık kıyıları, farklı aksanları, balık ve patates kızartmasıyla.

Belli bölgelerindeki insan çeşitliliğiyle. Dünyanın her yerinden insana ev sahipliği yapıyor.

Sonra ağırlık ve uzunluk birimleri farklı, trafik bize göre ters yönde ve elektrik prizleri bir tuhaf! (Prizler için çözüm var: seyahat adaptörü edinebilirsiniz. Renkleri şahane. Amerika’ya gidince de kullanabilirsiniz.)

İngilizlerin soğuk olduğu iddiası her genelleme gibi yanlış olduğunu fark edeceğiniz bir iddia. Londra kalabalık, yoğun ve yer yer pis olabilen bir şehir ve burada muhakkak her çeşit insana rastlayacaksınız. İçlerinde büyük şehir yorgunluğuyla sevimsiz gelenler de olacak. Oysaki İngilizler, İskoçlar ve İrlandalılar son derece sempatik, egosuz ve yardımsever insanlar olabiliyorlar.

Barlar yani pub’lar maçları, karaoke, canlı müzik, iş çıkışı buluşmaları, çeşitli quiz’ler ve oyunlar ile meşhur. Evet, birçoğunuzun tahmin edeceği üzere İngiltere alkollü içecekler konusunda usta. Herkes biraları söyleyecek belki ama cider’lar – armut ya da elmadan fark etmez, diğer meyvelerden olanlar her zaman güzel olmuyor – şahane.

  1. Fransa

İngilizce konuşmak istememeleri, horozu… Yine yanlış. Konuşabilenleri var elbette. Hem belki Fransızca biliyorsunuzdur.

Fransız mutfağı oldukça meşhur ancak bu geniş mutfak içinde karmaşık birçok yemeği de barındırıyor ve yapım süreçlerine hayran olmakla beraber damak zevkinize uymayan birçok yemekle de karşılaşabilirsiniz. Tatlı ve hamur işleri, peynirler ve şaraplar, salatalar – bunlar neredeyse garanti güzel.

Sanat konusunda Fransa bir öncü. Mimari ve moda bir kenarda dursun görsel sanatlar, çizgiromanlar, detaya olan saygı hayranlık uyandırıcı.

Paris’ten ibaret de değil. Güney kıyılarında bir başka manzara var. Hem doğal olarak güzel hem de Akdeniz yaşam biçimi hakim.

Poitiers sevimli bir yer. Farklı bir alternatif duymak isterseniz.

  1. İspanya
  • Her şeyi meşhur. Denizi, güneşi, kumsalları, müzikleri, insanları, dili, yemekleri, mimarisi, tarihi, doğası, sanatları…
  • Akdeniz kültürünü sevenler için birebir.
  • Kuzeyi ayrı, güneyi ayrı güzel.
  • Onların tapas dedikleri mezeleri meşhur. Paella’ları, flamenco barları, Endülüs mimarisi, kahve ve tatlı çeşitleri, harika deniz mutfağı ve salataları da cabası.
  • Domates festivali (La Tomatina), diğer festivalleri, boğa güreşi.
  • Sağlam ayakkabıları.
  • Partileri, adaları.
  1. Hollanda

Yine havası ve insanı soğuk bulunan bir yer ama değil. Öncelikle küçük bir ülke olduğu için her şehrini gezmek mümkün. Yel değirmenleri ve lale tarlaları dışında dünyanın farklı yerlerinden insanları bir araya getirmesi, dünya mutfağı örnekleri, bisikletleri, medeni insanları meşhur Hollanda’nın. Peynirleri, uzun boylu insanları, yeşil tarlaları, Amsterdam’ı, Rotterdam’ı, Avrupa Birliği binaları. Pek çok şey var.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

  1. Çek Cumhuriyeti

Bohemya. Esas bira burada. İyi müzik ve film okulları, güzel sanatlar, sokak sanatçıları, kaleleri, sarayları, barları…

  1. İtalya
  • İtalyanlar genelde çok konuşuyorlar. İyi sohbetleri meşhur.
  • Harika mutfağı – pizza ve makarnanın dışında salatalar ve peynirler de var. Parmesanı, kahvesi,
  • Venedik çok farklı bir dünya.
  • Müzeleri, Rönesans, mimarisi, sahilleri, adaları, mimarisi ve sanatıyla Roma’sı, Milan’ı.
  • Bağları, bahçeleri, Toscana’sı.
  • Fellini’si.

 

 

  1. Almanya
  • Yeşili, düzeni, temizliği, teknolojisi.
  • Ulaşımın kolaylığı.
  • Kaleleri, düşünürleri, bratwurst, futbolu, klasik müziği, ürünlerinin sağlamlığı.

 

 

  1. Avusturya

Şıklığı, klasik müziği, mimarisi, Freud’u, Alpleri, Apfelstrudel, cafeleri.

 

cannes

 

  1. Yunanistan
  • İspanya’nın bize yakın olanı gibi.
  • Ekonomik kriz de olmasa daha sevimli.
  • Salata, su ve veya kahve bazen restoranlarda yemeğin yanında ikram edilebiliyor.
  • Badem ezmeleri, Kavala kurabiyesi, damla sakızlı tatlıları, uzo, mastika

 

  1. Portekiz
  • Diğer Avrupa ülkelerine göre nispeten ucuz.
  • Bembeyaz kaldırımları, güzel kumsalları, ilginç mimari öğeleri, doğası, insanı, şarapları.
  • Futbolcuları.
  • Dalgaları ve sörf cenneti olması.
  • Lizbon’daki dünyanın en eski kitabevi Bertrand.
  • Ayakkabıları: şık ve sağlam.
  • Fadosu, dili, tarihi, el sanatları (seramikler başta olmak üzere), sineması, bacalhau (morina) adlı balık.
  • Şehirler: Sintra (Şahane sarayları, manzarası ve binaları var. Genelde bilinmiyor. Bu kıyağımızı unutmayın.) Porto, Lizbon, Fátima, Cascais, Faro…

Farkındayız, bir sürü noktayı atladık. Sırt çantanızı yüklenip bu on ülkeye gidersiniz ve boşlukları siz doldurursunuz belki. Her tatilde bir başka ülkeye gitmeyi de planlayabilirsiniz. Bize kart atmayı unutmayın. O güzel çanta düzenleyicilerde hediyelikler, hatıralar ne güzel saklanır ve taşınır şimdi.

 

 

 

Okumaya Devam Et

Erasmus hala çok talep görüyor değil mi? Hatta “Bizim zamanımızda Erasmus vardı da biz mi gitmedik?” diyen yakınlarımız oluyor.

Avrupa Birliği’nin dünyaya kazandırdığı en güzel programlardan biri öğrenci değişim programı Erasmus. Belli bir süreliğine farklı bir ülkeye gidip orada eğitim görüyor, yaşam masrafları yardımı alıyor, akademik araştırma yapıyor, belki staj yapıyor ve bol bol gezebiliyorsunuz.

Hatta ülkemizdeki birçok öğrenci için yurtdışına çıkılan ilk dönem oluyor Erasmus dönemi. E gidilen ülke Schengen kapsamında bir ülke ise değmeyin bizim gençlerin keyfine! Avrupa içinde uygun uçak ve tren biletleri, otobüs hizmeti ya da araba kiralama şansı bol bol bulunuyor. Gidilen okullar kendileri de birtakım geziler düzenliyorlar. Bu komşu ülkelere de olabiliyor. Öğrenciler kendileri gruplar halinde de zaman zaman seyahat ediyorlar. E zaten Erasmus’a gidildiyse mutlaka başka Avrupa ülkelerine de bir uğranmalı.

Erasmus elbette öncelikle bir eğitim programı. Amaç dünyanın farklı yerinden öğrencilerin (Türkiye dışında da birkaç Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkeyi kapsıyor olmalı – programın adı farklı olsa da yine değişim programı) altı aylık, bir senelik süreler dahilinde bir Avrupa ülkesinde (veya Türkiye’de) eğitim görmeleri veya staj yapmaları. Erasmus’a gidip iyi bir eğitim almak, gidilen yerde alınan dersleri Türkiye’ye dönünce saydırmak mümkün. Zaman zaman farklı projelerle Erasmus’u uzatmaka da mümkün.

Ama eğitimin de ötesinde bir program Erasmus, kabul edelim! Belki Almanya’da ilgilendiğiniz akademik araştırma konusuyla ilgili çok imkan vardır. Tamam, ders de çalışın. Ödev de yapın. Sınavlara da girin. Fakat Erasmus’a gitmişken Erasmus parti ve etkinliklerini, gittiğiniz yerin dilini azıcık da olsa öğrenmeyi, kültürünü tanımayı ve en önemlisi de seyahat etmeyi ihmal etmeyin. Gidilen ülkeye göre aldığınız burs yaşam masrafınız dışında seyahatlere de yetebilir. Zaten gittiğinizde mutlaka seyahat etmenin yöntemlerini öğreneceksiniz. Örneğin Almanya’da araba paylaşımı yaygın. Birçok eyalet öğrencilere eyalet içindeki hızlı olmayan trenlere ve otobüslere ücretsiz binme hakkı sağlıyor. Sonra hafta sonları aileler için düşünülmüş beş kişilik indirimli tren biletleri oluyor. Siz nasılsa gidince bulursunuz.

erasmus-anniversary

Erasmus sırasındaki seyahatin bazı olmazsa olmazları var:

  • Hostellerde kalmak,
  • Minik seyahat çantaları ya da sırt çantalarıyla dolaşmak,
  • Bir yerde araç beklerken uyuklamak,
  • Marketten sandviç alıp yola devam etmek.

Böyle dediysek pek tabii siz başka şekilde de seyahat edebilirsiniz. Lakin iyi bir çanta veya sırt çantasına, bakım ürünleri için çantalara, elektronik aletleriniz için çantalara yatırım yapmak sık seyahat edebileceğiniz için mantıklı olacaktır. Havalimanlarında kestirirken seyahat yastığına sarılmak istemez misiniz? Bizi boyun ağrılarından kurtarmıştı. Avrupa içinde Ryanair, EasyJet, Germanwings gibi uçak firmalarının uygun fiyatlı uçuşları yaygın. Bu uçuşlarda çoğu kez bagaj sınırlamaları oluyor. Bu sınırlamalara göre bir kabin valizi almak da olası. Çok iyi bir fikir olabilir hatta.

Erasmus hayatınızın en güzel evrelerinden biri olabilir. Eski bir Erasmus öğrencisi olan Guiseppe Turchiaro’nun Erasmus Sonrası Sendromu hakkındaki videosu bu konuda size biraz fikir versin:

https://www.youtube.com/watch?v=S5qdR2ssi7I

Zaten bunu yaşamamak için en iyi çözüm Erasmus sonrasında da sık sık seyahat etmek, arkadaşlıklarınızı devam ettirmek. Erasmus’a gidemezseniz de üzülmeyin. Bin bir türlü proje ve burs var. Yine de gittiğiniz yerlerde Erasmus öğrencileriyle tanışmaya gayret edin. Genelde eğlenin kaynağı onlar oluyor.

Aman Erasmus, canım Erasmus.

Ne demişler, bir kere Erasmus, sonsuza dek Erasmus.

Not: Bizden duymuş olmayın ama L’auberge espagnole, Les poupées russes ve Casse-tête chinois seyahat tutkunuzu artırabilir.

Erasmus+21

 

 

Okumaya Devam Et