Sepet Özeti

Eşim gezgin. Ben de gezginim.

Birkaç aylık bebeğimiz de gezgin.

Belki bize kızıyorsunuz: “Ufacık bebekle gezilir mi?” Belki nasıl gezdiğimizi merak ediyorsunuz.

Minicik bebekle nasıl gezilir? Seyahat bazen bir zorunluluk.

 

download

Hem kolay hem de zor. Biraz bakış açınıza, biraz da yaşadığınız deneyimlere bağlı.

İyi deneyimler yaşarsanız daha güvenle hareket ediyorsunuz.

Bu kez kişisel bir yazıya giriştim ama bir gezgin en çok kendi deneyimlerinden dersler çıkarıp paylaşır, öyle değil mi?

Daha önce de bebekler ve çocuklarla seyahate değinmiştik.

Birçok kişi çocuk olduktan sonra hayatlarının kısıtlanacağından endişeleniyorlar.

Elbette hayatınıza bir varlık daha giriyor ve matematiksel olarak kendinize ayırabileceğiniz vakit azalıyor. Bu hayat kalitenizin düşeceği anlamına gelmiyor. Aksine farklı anlamlar buluyor ve o yeni varlıkla hayatı sıfırdan tanıyıp anlamlandırıyorsunuz.

Gezmeyi seven biriyseniz çocuk sahibi olmak sizi korkutmasın.

 

Happy children on beach
Happy children on beach

Dilerseniz kendi deneyimlerimi anlatarak nelerin zor ve kolay olabileceğini paylaşayım.

  1. Öncelikle bebeğinizi eskiden yaygınca inanıldığı gibi bir aylık olmadan, kırkı olmadan dışarı çıkarmamak diye bir şey yok. Sağlık bir bebek şartlar el veriyorsa çok kalabalığa karışmadan ve uzun uzun dışarıda tutulmadan gezdirilebilir. Bunun bir avantajı hem sizin hem de bebeğinizin birlikte gezmeye alışmanız. Biz bebeğimizi henüz bir haftalıkken kısa bir yürüyüşe çıkardık. Ardından gelen günlerde de bebekle ilgili resmi işlemler için onu dışarı çıkarmamız gerekti. Herhangi bir sorun yaşamadık. Sadece bebek arabasını nasıl süreceğiniz, dışarıda bebeği nasıl emzirip ya da besleyip altını değiştireceğiniz başlangıçta bir soru işareti oluyor. Tabii hemen yanıtlarınıza kavuşuyorsunuz.
  2. Sokağa çıkmayı hallettik. Taksi ya da özel araç ile seyahat etmek büyük sorun değil. Trafik yoksa – diye düzelteyim. Toplu taşıma bir sorun. Bu konuda bebekle deneyimim az. İstanbul gibi şehirlerde bebekle seyahat zor olmalı. Yoğun olmayan hatları tercih etmek bir çözüm olabilir. Peki uçakla seyahat? Bizim gibi ülke dışındaysanız ve anne-babalarınız yaşlıysa çocuk henüz birkaç haftalık iken seyahat etmek durumunda kalabilirsiniz. En güzeli hem sizin hem de bebeğin muayeneleri tamamlandıktan ve mümkünse ilk aşısı olduktan (ülkeden ülkeye aşı zamanları değişiklik gösteriyor) sonra uçağa binmeniz.
  3. Bebekle valiz hazırlamak pek zevkli. Miniklerin araba, araba koltuğu, kanguru, ana kucağı vb. bir sürü aksesuarları olabildiği için tek valizle seyahat etmek büyük kolaylık sağlıyor. Hatta seyahatiniz uzun sürmeyecekse (bir hafta kadarsa) kabin boyu bile yeterli olabilir. İlk bebeğiniz ise “iki-üç kişinin eşyaları nasıl o valizlere sığıyor?” diye düşünebilirsiniz. Biraz düzenleme ile alakalı. Minik için bir sırt çantası ve çantanın içinde bebek bezi, yedek giysi gibi eşyalar ile sizin evraklarınız, valizin içinde de bebeğe bolca yedek giysi ve gerekiyorsa biberon, diş kaşıyıcı, oyuncak, kitap gibi eşyalar, kendiniz ve eşiniz için birkaç hafif giysi – işte bu kadar.
  4. Biz şehir içinde biraz daha sağlam, uçak yolculukları için daha hafif birer araba tercih ettik. Bebeklerle yaşam açısından birçok olanak sağlayan ve ucuz bir yerdeyiz. Ülkemizde araba fiyatlarının çok pahalı olduğunu görüyorum. Yine de biraz araştırma ile daha uygun araçlar bulunabilir. Hafif ve çabucak katlanabilen bir bebek arabası uçakla yolculuk için ideal. Hiç sıkıntı yaşamadık.
  5. Bir bebek için uçakla yolculuğun en büyük sorunu kulak tıkanıklığı olarak tarif ediliyor. Bizim minik adam için bu sorun olmadı. Her birey ve her bebek farklı tabii. Kulaktaki basınç değişikliğini gidermek için yutkunmak öneriliyor ya, bunun için de bebeğe emzik, biberon verilmesi ya da emziriyorsanız kalkış ve iniş esnasında onu emzirmeniz de tavsiye ediliyor. Burada zor olan nokta şu: bildiğim kadarıyla transatlantik uçuşlar hariç bebeklere uçaklarda ayrı bir bassinet, koltuk vs. verilmiyor. Araba koltuğu vb. de uçağın kargo bölümüne konuyor. Bebeğinizi bir kemer ile kendi kemerinize bağlıyorsunuz.

Bebek çok ufak ise (3 aydan küçük) boynunu dik tutamadığından yatay pozisyonda tutuyorsunuz bebeciği. O zaman da boyutlar ve konum emzirmeye el vermeyebiliyor. Emzik ya da biberon kullanmayan bir aileyseniz tek yapacağınız bizim gibi emniyet kemeri ikaz ışıklarının sönmesini beklemek. Ondan sonra bebeğinizi gönül rahatlığıyla emzirin.

  1. Bunların hiçbiri değil belki ama havalimanları ve uçaklardaki hastalık riski çok büyük bir problem. Sağlıklı bir bebeğiniz olsa da, aşıları muntazam yapılsa da havalimanları kalabalık ve havalandırma açısından sorunlu yerler. Uçaklar ise kimse kızmasın ama her zaman özenle temizlenemiyor. Bir önceki uçuş rötar yaparsa! Yaşadık. Havalandırması kötü daracık bekleme alanlarında birçok insanla bekledik. Temizlenmemiş koltuklara oturduk. Dahası bebeğin altını değiştirmek için yetişkinlerle aynı daracık tuvalete mecbur kalıyorsunuz. Ellerinizi sık sık yıkamak, alt değiştirme muşambaları, matları kullanmak biraz daha hijyenik bir ortam sağlayabilir.
  2. Sosyal baskı! Bu da en az mikroplar kadar kötü. Bebeğinizin sorumluluğu size ait. Ona en iyi şekilde bakmakla yükümlüsünüz. Hiçbir sağlıklı ebeveyn bebeğine ufacık bir zarar gelmesini dahi istemez ve ona göre önlemlerini alır. Ancaaak diğer yolcuların gözünde bebeğinizi dışarı çıkardığınız için birer canavar, onu uçağa bindirdiğiniz için Godzilla gibi görülebilirsiniz. Bebeğinizi uçağa bindirip bindirmemek de sizin elinizde tabii. Yolculuklarda çocuğunuzla ilgili iyi veya kötü niyetli birçok soruya maruz kalabilirsiniz. Bunlara komik birer olay gibi bakıp doktorunuzun önerilerini uygulamaya devam edin.
  3. Çok uzun uçuşlar hakkında bir şey söyleyemeyeceğim ama minikler 3-4, 4-5 saatlik uçuşlarda ihtiyaçları giderildiği müddetçe çok rahatsız olmuyorlar. Yeni ama güvenli yerlerde bulunmak onlara da iyi geliyor.
  4. Daha önce de söylemiştim değil mi? Yanınızda, yakınınızda bol bol yedek giysi, bebek bezi, ıslak mendil, kağıt mendil, kendiniz için dezenfektan vb. bulunsun.

Katlanabilir çantalar kullanıyoruz. Özellikle şunu öneririm: Roll N Go Oldukça pratik. Bebeğin eşyalarını ve kendi eşyalarınızı ayrı bölmelere koyabiliyorsunuz.

Çocuklarla seyahatle ilgili geniş kapsamlı yazımızdan da faydalanabilirsiniz:

/cocuklarla-seyahat/

Okumaya Devam Et

Anne-babaların korkulu rüyası. Değil uçağa binmek, yeni doğmuş bir bebeği sokağa çıkarmaktan bile çekinebiliyor insan. Kültürden kültüre bebeklerin ne zaman dışarı çıkaracaklarına dair farklı görüşler gözlemleniyor.

Kendi deneyimimizden yola çıkarak diyebiliriz ki yeni doğmuş bir bebeği dışarı çıkarmak doktorlar tarafından olumsuz karşılanmıyor. Hatta teşvik ediliyor. Elbette bebeği havaya göre giydirmek, çok yormamak ve çok kalabalık mekanlara götürmemek kaydıyla.

Bebeklerin hangi haftadan itibaren uçuşa kabul edilecekleri havayollarına göre değişiklik gösteriyor. Genelde iki haftalıktan itibaren bebekler uçabiliyorlar. Sekiz günlük kabul edenler de var iki günlükken kabul edenler de var. En ideali aşıları yapılmış, birkaç aylık bir bebekle seyahat etmek ancak hayat mükemmel değil. Yurtdışında yaşıyorsanız veya herhangi bir sebeple yurtdışına seyahat etmeniz gerekiyorsa mecburen uçağa biniyorsunuz. Bazen dedeleri, anneanne-babaanneleri görsün diye ilk tatilinizde ülkenize gidiyorsunuz. Peki bebeklerle seyahat neye benziyor? Nasıl öneriler işimize yarar?

1. Hazırlık Yapmak:

Bebeğin uçuş evrakları tamam mı? Pasaport, vize, kimlik, sağlık belgesi, doktor onayı vs. gerekiyor mu? Bunlar yanınızda mı? Bebek de olsa bilet gerekiyor. Havayolunuzdan gerekli bilgileri aldınız mı? Çocuğa ufakken ayrı bir koltuk verilmiyor. Kalkış ve iniş esnasında kemerinize bir kemer daha bağlayarak kucağınızda tutuyorsunuz. Uçuş görevlileri gerekli bilgiyi veriyorlar.

Bebeğinizin gerekli eşyalarını yanınıza alın. Aldığı ilaçlar varsa onlar da çantanızda bulunsun.

Bebeğinizin biletinden genelde tam ücret alınmıyor. Birçok havayolu ayrı valize de izin veriyor. Havalimanlarında bebeğe ait mama/süt el bagajında saklanabiliyor ve sıvı kısıtlamalarına tabii olmuyor ama uygulama değişebilir. Siz yine de danışın. Bu sıvıyı tatmanız istenebilir. (Güvenlik amaçlı olarak)

Her havayolu bebek maması stoğu yapmayabilir. Bunu da önceden danışın.

Bebek arabaları da genelde ekstra bagaj sayılmıyor. Uçağa binene kadar arabayla gidip, arabayı güvenlik kontrolü için bırakabiliyorsunuz. Görevliler uçağa arabaları yerleştiriyorlar.

Bebeğiniz de siz de uykunuzu alın. Uçuş öncesi bebeğinizi emzirin ya da mamasını verin. Altını değiştirin. Yanınızda yedek giysiler ve bezler olsun. Uçakta değiştirmek için de bunları kolay ulaşılabilir bir yerde tutun.

2. Kalkış ve İnişte Emzirmek:

Bebişler uçağın yarattığı basınçtan bizden daha fazla rahatsız oluyorlar.

Bunu engellemek için kalkış ve iniş esnasında bebeğinizi emzirmek veya biberon/emzik emmesini sağlamak kulaklarının açık kalmasını sağlayacaktır.

Bu arada uçuş öncesinde doktorunuzla konuşup öneriler almak da sizi rahatlatabilir.

3. Temizliğe Önem Vermek:

Havalimanları kalabalık yerler olduğu için haliyle birçok hastalığı da misafir ediyorlar. Bebeğinizin ve kendinizin ellerini sürekli temiz tutun.

FlyingWithBaby

4. Doğru Rotayı Tercih Etmek:

Mümkün olduğunca kısa uçuşları ve uçuş öncesi-sonrası planları tercih edin.

5. Nezaketinizi Koruyun:

Gerek uçuş görevlileri gerekse diğer yolculara karşı nezaketinizi koruyun. Böylelikle strese girmeden rahatsızlık verilen durumları çözebilir, hem bebeğinizin hem de kendinizin mutluluğunu koruyabilirsiniz.

Her zaman olduğu gibi pek tabii düzenli bir anne-baba, düzenli valizler, sağlıklı ve mutlu bebeler demek!

 

Okumaya Devam Et