Sepet Özeti

Çocuklarınız var ve gezemiyorsunuz. Ama gezmek istiyorsunuz! Durum böyleyse bu yazı tam size göre.

Gezmek herkesin hakkı. Dünyayı bilmeye hepimizin hakkı var. Kimimiz “Çocukları dünyaya getirmeye biz karar veriyoruz. Onları neden oradan oraya sürükleyelim ki?” diyoruz. Çocukların rahatını bozmadan gezmek çok zor değil. Hem önemli.

Şu sıralar belki de algıda seçicilik örneğidir, bilemiyorum, sık sık çocuklarla seyahat hakkında yazılara rastlıyorum. En son The Guardian gazetesinde bir yazarın bebeğiyle seyahate çıkamadığına dair bir yazı okudum. Bu arada laf aramızda, yaz aylarında Türkiye’nin önemli gazetelerinden birinde çocuklarla seyahat hakkında öneriler içeren bir yazıya rastladığım aklıma geldi. Merakla okumaya başladım. Yazının uçuşla ilgili önerilerinde sadece Amerika’ya uyacak birkaç noktaya rastladım ve bunun uyarlanmamış bir yazı olmasına, çeviri olmasına rağmen tamamen özgünmüş gibi sunulmasına içerledim. Birinci ağızdan fikirler önemli oysa. Anne-babalar anlatsınlar, biz de dinleyelim.

Neden çocuklarla gezelim? Israrla gezelim.

Gezmek her yaştan insana birçok şey öğretir.

Evde otururken öğrenemeyeceğimiz kadar.

Yabancı dil yerinde öğrenilir.

Bir-iki kelime bile öğrensek kardır.

Yer-yön duyguları gelişir.

Yakında bir yere gitseniz bile çevrenizi tanımış olursunuz.

Uyum artar.

Farklı durumlar gördükçe uyum, sosyallik ve huzur artar.

Hatıralara değer.

Her şeyi hatırlamasalar bile çıktığınız her seyahat çocuklarınız için en güzel anılardan olacaktır.

Hem bağımsızlık hem de sevgi artar.

Çocuklarınız hem bağımsız olmayı öğrenir hem de ailece hareket etmeyi daha çok önemserler.

İlk yaşlarındaki geziler çocukların zihnini geliştirir.

Araştırmalar bunu kanıtlar nitelikte. Bilim insanları şiddetle öneriyorlar. Her deneyim çocukların zihninde birer aktiviteye dönüşüyor.

Sizin için de farklılık olur.

Daha yavaş hareket edebilir, çocuklarla farklı, normalde gitmeyeceğiniz yerlere gider, çocukluğunuza geri dönersiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Okumaya Devam Et

Bir ailenin ev yaşantısı nasıl zorsa yolculukları da o kadar zor, hatta daha zor olabiliyor.

Daha rahat ve huzurlu bir seyahat için uzmanlarından denenmiş yirmi beş öneriye ne dersiniz?

 

  1. Çocuklarınızın taleplerine göre hareket edin. Onların ihtiyaçları giderildikçe daha kolay yolculuk edeceksiniz. “Anne çişim geldi”yi zamanında dinleyin deriz.
  2. Yolculuktan önce özellikle bebekleri ev dışındaki ortamlara alıştırın.
  3. Oyuncakların bir kısmını sadece yolculuk için ayırın. Hem sürpriz olur hem de yolculuğa uygun oyuncaklar seçmiş olursunuz.
  4. Seyahat öncesi hazırlanırken alışverişinize bir arkadaşınız ya da yakınınız yardımcı olsun. Birtakım işleri delege edin.
  5. Yolculuk esnası için çocuklara yedek giysi koyun. Valize konanlar haricinde yani, hemen ulaşabileceğiniz bir yerde olsun.
  6. Yurtdışına çıkıyorsanız çocukların pasaport işlerini de önceden halledin, son ana kalmasın.
  7. Çocuğunuz karanlıkta uyumaya alıştıysa gideceğiniz yerde ve arabada güneşten koruyan gölgelik ve perdeleriniz olsun.
  8. Gideceğiniz yerde acilen bebekle ilgili sormanız gereken şeyler olabilir. İngilizce konuşulmayan yerler için bunları bir yere not edin. Akıllı telefonunuz varsa faydalı olabilir.
  9. Açılıp kapanabilen buzdolabı poşetleri/kozmetik poşetleri çok işe yarıyor.
  10. Plaj için bebek çadırları çok işe yarıyor.
  11. Aşıları tatil öncesinde mutlaka yaptırın.
  12. Seyahat sigortası yaptırmayı unutmayın.
  13. Kangurular hayat kurtarıcı olabiliyor.
  14. Çocuklarınızın kendi çantalarını hazırlamalarına izin vermeyin. Daha doğrusu izin verin ama sonra çantayı mutlaka kontrol edin.
  15. Yolculukta beraber oynayacağınız oyunlar düşünün.

 

Az kaldı, yakında aile seyahatlerinde uzman olacağız hep birlikte. Gerek arkadaşlarımdan, gerek okuduklarımdan, gerekse yaşadıklarımdan yeni yeni öneriler öğreniyorum – bunların bir kısmının ise ortak noktalar olduğunu görüyorum. Üstüne basa basa söylüyorlar, kimi zaman unutuyoruz. Hele anne-baba olunca yoğunluktan unutmak daha kolay. Umarım işinizi görür, yenileriyle karşılaştıkça aktarmaya devam edeceğim. Mutlu yolculuklar.

 

Okumaya Devam Et

Anne-babaların korkulu rüyası. Değil uçağa binmek, yeni doğmuş bir bebeği sokağa çıkarmaktan bile çekinebiliyor insan. Kültürden kültüre bebeklerin ne zaman dışarı çıkaracaklarına dair farklı görüşler gözlemleniyor.

Kendi deneyimimizden yola çıkarak diyebiliriz ki yeni doğmuş bir bebeği dışarı çıkarmak doktorlar tarafından olumsuz karşılanmıyor. Hatta teşvik ediliyor. Elbette bebeği havaya göre giydirmek, çok yormamak ve çok kalabalık mekanlara götürmemek kaydıyla.

Bebeklerin hangi haftadan itibaren uçuşa kabul edilecekleri havayollarına göre değişiklik gösteriyor. Genelde iki haftalıktan itibaren bebekler uçabiliyorlar. Sekiz günlük kabul edenler de var iki günlükken kabul edenler de var. En ideali aşıları yapılmış, birkaç aylık bir bebekle seyahat etmek ancak hayat mükemmel değil. Yurtdışında yaşıyorsanız veya herhangi bir sebeple yurtdışına seyahat etmeniz gerekiyorsa mecburen uçağa biniyorsunuz. Bazen dedeleri, anneanne-babaanneleri görsün diye ilk tatilinizde ülkenize gidiyorsunuz. Peki bebeklerle seyahat neye benziyor? Nasıl öneriler işimize yarar?

1. Hazırlık Yapmak:

Bebeğin uçuş evrakları tamam mı? Pasaport, vize, kimlik, sağlık belgesi, doktor onayı vs. gerekiyor mu? Bunlar yanınızda mı? Bebek de olsa bilet gerekiyor. Havayolunuzdan gerekli bilgileri aldınız mı? Çocuğa ufakken ayrı bir koltuk verilmiyor. Kalkış ve iniş esnasında kemerinize bir kemer daha bağlayarak kucağınızda tutuyorsunuz. Uçuş görevlileri gerekli bilgiyi veriyorlar.

Bebeğinizin gerekli eşyalarını yanınıza alın. Aldığı ilaçlar varsa onlar da çantanızda bulunsun.

Bebeğinizin biletinden genelde tam ücret alınmıyor. Birçok havayolu ayrı valize de izin veriyor. Havalimanlarında bebeğe ait mama/süt el bagajında saklanabiliyor ve sıvı kısıtlamalarına tabii olmuyor ama uygulama değişebilir. Siz yine de danışın. Bu sıvıyı tatmanız istenebilir. (Güvenlik amaçlı olarak)

Her havayolu bebek maması stoğu yapmayabilir. Bunu da önceden danışın.

Bebek arabaları da genelde ekstra bagaj sayılmıyor. Uçağa binene kadar arabayla gidip, arabayı güvenlik kontrolü için bırakabiliyorsunuz. Görevliler uçağa arabaları yerleştiriyorlar.

Bebeğiniz de siz de uykunuzu alın. Uçuş öncesi bebeğinizi emzirin ya da mamasını verin. Altını değiştirin. Yanınızda yedek giysiler ve bezler olsun. Uçakta değiştirmek için de bunları kolay ulaşılabilir bir yerde tutun.

2. Kalkış ve İnişte Emzirmek:

Bebişler uçağın yarattığı basınçtan bizden daha fazla rahatsız oluyorlar.

Bunu engellemek için kalkış ve iniş esnasında bebeğinizi emzirmek veya biberon/emzik emmesini sağlamak kulaklarının açık kalmasını sağlayacaktır.

Bu arada uçuş öncesinde doktorunuzla konuşup öneriler almak da sizi rahatlatabilir.

3. Temizliğe Önem Vermek:

Havalimanları kalabalık yerler olduğu için haliyle birçok hastalığı da misafir ediyorlar. Bebeğinizin ve kendinizin ellerini sürekli temiz tutun.

FlyingWithBaby

4. Doğru Rotayı Tercih Etmek:

Mümkün olduğunca kısa uçuşları ve uçuş öncesi-sonrası planları tercih edin.

5. Nezaketinizi Koruyun:

Gerek uçuş görevlileri gerekse diğer yolculara karşı nezaketinizi koruyun. Böylelikle strese girmeden rahatsızlık verilen durumları çözebilir, hem bebeğinizin hem de kendinizin mutluluğunu koruyabilirsiniz.

Her zaman olduğu gibi pek tabii düzenli bir anne-baba, düzenli valizler, sağlıklı ve mutlu bebeler demek!

 

Okumaya Devam Et