Sepet Özeti

Özellikle yurtdışında geziye çıkmak konusunda daha az deneyimi olanlarımız kimi zaman çekinceler yaşıyorlar. Bu çok doğal. Hepimizin ortak deneyimlerinden birtakım dersler çıkarabiliriz. Bir gezginin neler bilmesi gerekir? Ne yapsa iyi olur? İşte o meseleler:

 

    1. Gittiğiniz yerin keyfini çıkarın: Şikayet etmeyi ve yolculukta yaşadığınız olumsuzlukları bırakın. Gittiğiniz yerde bulduklarınıza sevinin.
    2. En yakın konsolosluğun yerini öğrenin: Gittiğiniz yerdeki T.C. Konsolosluğunun nerede olduğunu bilin.
    3. İlk yardım öğrenin: Temel uygulamalarını bilin.
    4. Coğrafya: Ne nerede bilin.
    5. Genel kültür: Dünya hakkında fikriniz olsun.Gideceğiniz şehirde hangi yemekler, nereler meşhur, kısa bi google araması ile öğrenin.
    6. Rahat ayakkabılar ve giysilere yatırım yapmak: Rahat giyinmek seyahatinizin altın anahtarlarından biri.
    7. Açık fikirli olmak: Siz misafirsiniz. Yargılamayın. Anlamaya çalışın.
    8. Havalimanında hazırlıklı olmak: Varsa laptop’ınız kolay çıkarılacak bir yerde olsun. Anahtar, kemer, saat, toka, takılar, bozuk paralar vs. çantanızda dursun.
    9. Yolculuk öncesi dinlenmek: İyi bir uyku, doyurucu ve dengeli bir yemek, su ve tuvalet… Bunlar yolculuk için önemli.
    10. Havalimanlarından ve turistik mağazalardan alışveriş yapmamak: Çünkü ateş pahası.
    11. Yanınızda yedek para bulundurmak: Kemer-çantalarda saklayın mesela.
    12. Yerel marketlerden alışveriş yapmak: En iyi ve ucuz alışveriş ve özellikle gezerken öğle yemekleri buralarda.
    13. İndirimleri takip etmek: Akıllı telefon uygulamalarından dergilere, her yerde indirimleri takip edin. Gittiğiniz yerde öğrenciler için, aileler için yani durumunuza uygun indirimler var mı sorun.
    14. Kafanızı rahat tutmak: Sıkıntılardan arınarak sorunları çözün.
    15. İngilizce temel birkaç kelime bilmek veya dil kılavuzu taşımak: Gittiğiniz yerde derdinizi anlatabilin.

Luxury-Traveller-690x300

Sizin önerileriniz var mı? Mors alfabesi bilmek, ateş yakmayı bilmek, dikiş bilmek, yer-yön bulabilmek, harita ve pusula okumak, araba ve bisiklet kullanmak, yüzme bilmek, yemek yapmak, vs.?

Okumaya Devam Et

Bazen seyahat sırasında yorgun veya dalgın oluyoruz ve güvenlik için günlük hayatımızdaki dikkatimizi vermiyoruz. Seyahat sırasında hırsızlığa uğramaktan endişeleniyor musunuz? Kim endişelenmez ki. Ama bu sizi seyahat etmekten alıkoymasın çünkü önlem alırsanız oldukça güvenli seyahatler geçirebilirsiniz.

 

Şöyle ağız tadıyla bir tatil yapmak mümkün olmuyor.

Özellikle Avrupa’da turistlere dadanmış yan kesici çeteleri mevcut.

“Biz külyutmayız” demeyin. Yutmazsınız, biliriz. Bana öyle geliyor ki Türkiyeli turistler son derece donanımlı ve deneyimliler. Buna rağmen birkaç hatırlatmadan kimseye zarar gelmez.

Etrafımdaki birkaç insanın başına farklı yıl ve yerlerde hırsızlık olayları geldi. Bunlardan birkaçında kişiler yabancı. Evet, maalesef yabancılar İstanbul’da hırsızlığa uğrayabiliyor. Amerika’da metroda, Barselona’da metroda ve işlek sokaklarda, alışveriş merkezlerinde cüzdanını, telefonunu kaptırmış kişilere kadar pek çok vaka var.

Hepsinde olay benzer. Kişi tam dikkatini başka bir noktaya verdiği sırada hırsızlar devreye giriyor.

İlk söyleyeceğim şu: İstanbul, Ankara, New York, Londra, Barselona, Paris vb. şehirlerde özellikle toplu taşıma araçlarında, yoğun saatlerde metrolarda dikkatli olun.

Bence en önemli nokta: Seyahate çıkarken yanınıza çok değerli (madden olmak zorunda değil, manen de), kaybederseniz yerine koyması zor ya da imkansız bir şey almayın. Sadece zaruri şeyleri alın. Hatta tek banka kartı, varsa kredi kartı ve biraz nakit de yeter. Biliyorum, “Yunanistan’daki gibi olursa” diyorsunuz. Elbette çok ani durumları kestiremezsiniz ama gideceğiniz yerin durumuna göre hazırlık yapabilirsiniz. Bir de Türkiye’den yaptığınız döviz elbette daha karlı çıkmanızı sağlayacaktır. Siz yine de yetecek kadar nakit taşıyın. Oteliniz güvenliyse, kasa varsa değerli eşyalarınızı oraya bırakın. Yoksa yanınıza alın.

Telefonunuzu, kameranızı, elektronik cihazlarınızı göze batmadan kullanın. Mümkünse zorda kalmadıkça telefonunuzu kullanmayın. Özellikle Hindistan’da eski model olsa bile birçok kamera ve cep telefonu dikkat çekiyor ve “çok varlıklı” olduğunuz hissini uyandırıyor.

Çocuklardan şüphelenin demeyeceğim ama ülkemizde olduğu gibi yurtdışında da çeteler masum çocukları ve gençleri hırsızlığa zorluyorlar. Gözünüz açık olsun. Diyeceğim bu.

Hırsızlığın bir yöntemi de (bu benim başıma çok geldi ama önceden uyarmışlardı) Kuzey Afrika ülkeleri, Hindistan gibi birkaç yerde (amacım genellemek ya da ayrım yapmak değil – yaygın olduğu için örnek veriyorum) pazarlığın yaygın olmasının yanı sıra, yerel paraların değersizliği dolayısıyla turistlerden çok para talep edilmesi. Neyin ne kadar edeceği hakkında az-çok fikriniz olsun. Pazarlık yapmaktan çekinmeyin. Mümkünse fiyatları önceden belli yerlerden (ve basılı, yazılı, açıkça görülen) alışveriş yapın. Çok bahşiş isteyenle tartışmadan oradan uzaklaşın. Rickshaw sürücüleriyle önceden ne kadar tutacağını konuşun. Haritadan yolları öğrenin ve farklı yollardan gidilmesini engelleyin. Sokakta size bir şey satmak isteyenlerden uzak durun mümkün olduğunca. Tunus’ta bir yöntem var. Biri gelip sizi kaldığınız yerde gördüğünü söylüyor. Oranın çalışanı olduğunu iddia edip sizi harika dükkanlara götüreceğini ya da şehri size gezdireceğini söylüyor. İtibar etmeyin. Hindistan’da da benzer şekilde çok dostça gözüküp tanıdıkları veya anlaşmalı oldukları şirketlere yönlendirmeye çalışanlar oluyor.

Yoğun turistik bölgelerde daha da dikkatli olun.

Paranızı boynunuza ya da içinize asabiliyorsanız (askere gidenler bu konuda tecrübelidir, daha iyisini bilirler) öyle yapın. Çok büyük çantalar taşımayın. Sırt çantanıza çok önemli şeyler koymayın. Mümkünse eski bir telefonunuzu yanınızda götürün. Kolayca tutabileceğiniz çantalar alın.

Toplu taşımaya inerken ve binerken ve ayrıca aracın içinde de eşyalarınız hep görebileceğiniz bir yerde olsun.

Hiçbir yerde eşyalarınızı gözetimsiz bırakmayın.

Müzeler, tren veya otobüs garları, alışveriş merkezleri, restoranlar – hep daha dikkatli olun.

Otel odanızda ortalıkta ilgi çekici ya da değerli bir şey bırakmayın. Araba kiraladıysanız aynı şekilde.

Plajlar da farklı değil tabii.

Özellikle kasada ödeme yaparken cüzdanınıza dikkat edin.

Yalnızken telefon elinizde mesajlaşarak yürümeyin.

Anket dolduranlar, dilenenler, sokakta birşeyler satanlar veya yardım derneklerine bağış isteyenler – paranoyak olmayın ama biraz gözünüz açık olsun. Siz tatildesiniz. Kimseyle konuşmak zorunda değilsiniz. Sorumluluklarınızı başka zaman da yerine getirebilirsiniz. Çeteler en masum davaları kullanıyorlar bazen.

Barselona’da kağıt oyunu numaraları vardı sokaklarda. Bunların başka çeşitleri de olabilir. Paranızı kaptırmayın. Aynı şekilde kumarhanelere giderseniz de dikkatli olun.

Soru soranlar veya size yardım edenlere de dikkat edin. Çoğunlukla iyi insanlarla karşılaşacaksınız ama birazcık şüpheden zarar gelmez. En azından başta.

Asansör ve yürüyen merdivenlerde kalabalıktan uzak durun. Genel olarak aniden meydana gelen kalabalıkların içine girmeyin.

ATM’lerde dikkatli olun. Kaldığınız yerden güvenlikle ilgili öneriler alın. Acil telefon numaralarını öğrenin.

Cüzdanınızdan ayrı bir yerde acil durum parası bulundurun.

Telefonunuzu şarjlı tutun.

Yırtılması, kesilmesi zor bir çanta taşıyın.

Yolda yürürken çantanızı araç geçiş yönünde tutmayın. Scooter, kaykay, motosiklet vs. Hırsızlara dur yok! Her şeyi kullanıyorlar.

Nişantaşı ve Cihangir’de hasta olduklarını, hamile olduklarını söyleyen kişiler olurdu. Yine çeteydi bunlar. Eminim birçok yerde vardır. Defalarca görünce iyice emin oluyorsunuz. Hep aynı numara. Eve dönecek parası olmamak ve hasta olmak – gerçekten yardıma muhtaç olan herkese destek dilemekle birlikte turist olduğunuz bir yerde kendinizi koruyun demekten başka çare yok.

Çok ağır valizler taşımayın ve çok lüks giyinmeyin. Bunlar da dikkat çekiyor. Turistmiş gibi davranmayın kendinizden çok emin durmak da cabası.

Bunlar sadece birer hatırlatma. Umarız sorunsuz, harika zamanlar geçirirsiniz.

 

Okumaya Devam Et

Zor bir dünyadayız. Bir o kadar da güzel. Güzelliklerine daha fazla nail olmak istiyoruz ama çok gezen hem çok bilip hem de çok daha çok mu harcıyor? Bu durum özellikle böyle olmak zorunda değiliz. Biraz fedakarlık ve tutumluluk, biraz da yardımla dünyayı dolaşmak mümkün. Yöntemlerini merak ediyor musunuz?

 

İşte dünyayı gezmenin yirmi beş kolay yolu:

  1. Ucuz uçak biletleri – öyle çok düşünmeye gerek yok. Özellikle dünya genelindeki seyahatleri düşündüğümüzde gittiğimiz yerden bir sonraki noktaya fiyat yelpazesi geniş bir durum ortaya çıkıyor. Aktarmaları ve beklemeleri göze alıp ucuza uçmak büyük bir kalemi azaltmak demek.
  2. Airbnb, couchsurfing ve hosteller konaklama masraflarını azaltabilir. Kamp yapmayı veya karavan kiralamayı da düşünebilirsiniz.
  3. Yürüyün. Mümkün olduğunca yürüyün, bisiklete binin. Motosiklet kiralayın. Toplu taşımayı kullanın. Kimi ülkelerde de otostop güvenli olabiliyor.
  4. Pazarlık yapın. Bir ürünü almadan önce fiyatları araştırın ve ödeyebileceğiniz miktarı söyleyin.
  5. Araştırmanızı mutlaka yapın ve ücretsiz etkinliklerden, müzelerden vb. haberdar olun. İndirimleri takip edin.
  6. Az ama yeterli eşya ile yola çıkın. Bazı havayolları bagaj ücreti alıyor. Mümkünse kabin boyu valizlerle seyahat edin. Pratik ve çok işe yarayan eşyalar alın yanınıza.
  7. Yerel halk nerelerde yiyorsa oralarda yiyin.
  8. Taksiye binmeniz gerekiyorsa binerken taksicinin gideceğiniz adresi bildiğinden emin olun ve yolun ne kadar tutacağını öğrenin.
  9. Eğer uzun bir yolculuğa çıkıyorsanız Türkiye’deki telefon hattınızı en ucuz pakete geçirin veya seçenekleri konuşun.
  10. Yurtdışında en az komisyon alan bankalarla çalışın.
  11. Herhangi bir yere üyeliğiniz varsa (spor salonu gibi), uzun seyahatlerinizden bu üyelikleri iptal ettirin ya da dondurun.
  12. Otobüsle gece yolculuk yaparsanız konaklama konusunda geçici bir çözüm üretmiş olursunuz.
  13. Gönüllü olun. Projelerde konaklama ve yeme-içme karşılığında yer alın. Hem insanlığa faydanız olsun hem de gezin. Tarım organizasyonları gönüllü işçilere her zaman açık.
  14. Bir cruise’da iş bulun. Fotoğrafçılık, aşçılık ya da diğer görevlerde geçici olarak çalışıp dünyayı dolaşabilirsiniz.
  15. Hostel’larda çalışın. Konaklamanız karşılığında hostel’larda iş bulabilirsiniz.
  16. Yataklı trenlerle yolculuk edin.
  17. Gruplar halinde yolculuk edin. Böylelikle hem yiyecek ve bakım ürünlerini paylaşabilir hem de yolculuk, konaklama ya da mekanlara giriş sırasında indirim alabilirsiniz.
  18. Hediyelik eşya almaktan kaçının. Gittiğiniz yere ait başka anılar biriktirmeye çalışın.
  19. Zaman konusunda rahat olun. Özellikle belli bir tarih ve saati hedeflediğinizde ödemek istediğinizden fazla ödeyebilirsiniz.
  20. Mutlaka önceden planlama yapın. Bunu yaparken bildik bilet arama sitelerine bakın ama kıyaslama yapın. Gerekirse havayollarının kendi sitelerine gidip bakın, bayilere telefon açın. Son anda yapılan indirim var mı, öğrenci indirimi var mı öğrenin.
  21. Tatil dönemleri yerine insanların sıcak yerleri daha az tercih ettiği zamanlarda oralara gidin.
  22. Şehir merkezlerinde dolaşın ama konaklama ve yemek için merkezin birkaç blok ötesindeki yerleri tercih edin.
  23. Süpermarketlerden aldığınız su ve yiyeceklerle günlük yolculuklara çıkın.
  24. Eğer uzun bir seyahat yapacaksanız rotanızı daha çok önemseyin. Kestirme yolları düşünün. Nereleri görmek istediğinizi belirleyin ve bunları öncelik sırasına koyun. Örneğin Delhi yerine Mumbai-Bombay’i görmek daha çok ilginizi çekecekse ona göre plan yapın. Bağlantı noktalarını iyi araştırın.
  25. Belki de en önemlisi: seyahate çıkmadan önce para biriktirin. İstanbul, Ankara gibi şehirlerde dışarıda yemek yemek her geçen gün pahalı oluyor. Unutmayın, dünyayı dolaşmak gibi bir hedef var önünüzde! Türlü türlü deneyim sizi bekliyor. O halde o pizzayı dışarıda yemeseniz de olur. O bluz/gömlek gardırobunuza fazla.

travel_header

Seyahatin normal yaşantınız devam ederken bir masraf olduğu doğru ancak seyahat sırasında biraz rahatınızdan taviz verirseniz ve seyahat öncesinde de planınızı iyi yaparsanız bazen seyahatte para biriktirmeniz ya da normalde harcadığınızdan daha az harcamanız bile mümkün. Seyahate değer. Yapabiliyorsanız her sene veya bir-iki sene gezip çalışarak dünyayı keşfedin. Sonra bize de anlatın.

Okumaya Devam Et

Size de soran oldu mu? “Neden tatile gidiyorsun?”

Olmamıştır, olmamıştır. Ama neden özellikle belli bir yere gittiğinizi soranlar veya tatil biçiminizi sorgulayanlar olmuştur.

Sanırım herkes seyyah değil. Olmak istemiyorlar ve bunda da garip bir şey yok. Bir kısmımız sık sık yeni yerler görmeyi seviyoruz, bir kısmımız ise bilip tanıdığımız yerlerde olmayı. Peki size sorarlarsa “Neden geziyorsun?” diye, aşağıdaki sebepleri mi sayıyorsunuz?

 

  • Yeni bir deneyim için geziyorum: Yeni yerler farklı yaşam biçimleri de demek. Kahveyi başka yapmak, evleri başka inşa etmek, çiçekler ve böcekler demek.
  • Kendimi bulmak için: Gezerken birçoğumuz kendimizde daha önce fark etmediğimiz bir şeyi fark ediyor, kafa dinliyor ve sorularımıza yanıtlar buluyoruz.
  • Dil öğreniyorum: Bir yabancı dil en iyi yerinde öğrenilir.
  • Eğitim alıyorum: Kısa süreli atölyelerden doktoraya – uzun süreli kalmalar da seyahat sayılabilir belki. Ne dersiniz?
  • Eğleniyorum: Çok detaylı ve derin amaçlar gütmeden sadece gezmek için gezmek de mümkün.
  • Alışkanlık oldu: Hayatımızın bir parçası olmuşsa gezmek sürekli yollara düşeriz.
  • Kıymet bilmek için: Gezdikçe insan yanındakilerinin kıymetini daha iyi bilmeye başlıyor.
  • Doğa sporları için: Belli doğa sporları için belli mekanlar daha ön plana çıkıyor.
  • Yemekler ve kültür için: Bir yerin yemeklerini tatmak, müziklerini dinlemek en iyi oraya gitmekle yapılmaz mı?
  • Sadece dinlenmek için: Neresi olduğu fark etmeden mekan değişikliği yaparak dinlenmek mümkün. Tebdil-i mekanda ferahlık vardır.
  • Kaçmak için: Sadece ve sadece uzaklaşmak için de gezilir.
  • Zorlukları aşmak için: Çok gezen çok zorlukla karşılaşır ve onlarla baş etmeyi öğrenir.
  • Sağlık: Belli yerler belli konularda sağlığa iyi gelebilir ve tıp o yerlerde belli konularda uzmanlaşmış olabilir.
  • Sevdiklerimizi ziyaret etmek için de yollar gideriz.
  • İş seyahatlerini de atlamamak lazım.
  • Yeni insanlarla tanışmak en önemli nedenlerden.
  • Ya gençlik kampları?
  • Yardım kuruluşlarıyla hareket edebiliriz.
  • Belki bir turnemiz vardır.
  • Kültürel bir etkinliğe, ne bileyim Domates Festivali’ne, Slayer konserine gidersek?
  • Biraz romantizm yaşamak da bir sebep.
  • Sevdiklerimize güzel anlar yaşatmak da.
  • Ailece anımız olsun diye.
  • İdeallerimiz ya da inançlarımız için de yola düşeriz.
  • Öylesine de.

why-travel-locally-03-Feb-12

Siz neden seyahat ediyorsunuz? Aman boşversenize. Kimseye hesap vermeden gezmenize bakın.

 

Okumaya Devam Et

Dünyayı gezmek, farklı ülkeler görmek, farklı deneyimler yaşamak çok masraflı gibi görünüyor olabilir. Otellerde kalıp uçakla ulaşımı tercih ettiğinizde bu doğrudur da.. Ama seyahat etmenin, yeni ülkeler görmenin, farklı kültürler ve deneyimler yaşamanın başka yolları da yol değil…

Dünyayı ücretsiz gezmek için birtakım seçenekler:

  1. Gönüllülük Projeleri: Dünyayı seyahat etmek için hala en güvenilir ve en eğlenceli seçeneklerden biri gönüllülük projelerine dahil olmak. Hem manevi getirisi de cabası.
  2. Ev Bakıcılığı: Tatile çıkarken evimize, varsa beslediğimiz hayvanlar, bahçemize kim bakacak? Neyse ki birileri bunu düşünmüş. Mind My House gibi sitelere yıllık az bir miktara üye olarak tatile çıktıklarında evlerine bakılmasını isteyen kişilerin evlerinde kalabilirsiniz.
  3. Freeby_Travel_1P3770
  4. Couch Surfing: Duymayan kalmasın. Kalmamıştır zaten. Doğru kişileri seçerseniz oldukça güvenilir bir hizmet.
  5. WWOOF: World Wide Opportunities on Organic Farms gezginlerin çiftliklerde yemek ve konaklama karşılığında çalışmalarını düzenleyen bir kuruluş.
  6. İngilizce Öğretmenliği: TESOL ya da TEFL sertifikalarını alarak dünyanın her yerinde İngilizce öğretebilirsiniz.
  7. Paylaşım: Gruplar halinde dolaşarak, araba kiralama vb. harcamalarınızı paylaşarak ucuza seyahat edebilirsiniz. Seyahat kulüplerine katılmayı ihmal etmeyin.
  8. Yarışmalar ve Burslar: Özellikle öğrenciler için birçok seyahat yarışması, staj veya seyahat bursu var. Bunların bir kısmını seyahat dergileri veya kulüpleri, doğa ve bilim dernekleri düzenlerken bir kısmı da tur şirketleri veya okullar tarafından düzenleniyor. Genelde seyahat yazısı veya fotoğraf yarışması oluyor bunlar.
  9. Kamp Kurmak: Hava bedava, su bedava. Eğer sırt çantanızı takıp yürümeye, yıldızların altında kamp kurmaya, otostop çekmeye alışkınsanız doğa ananın kapıları size ardına kadar açık.
Okumaya Devam Et

Tatil fotoğraflarının güzel olmasını kim istemez? Eğer “Ben istemem” diyorsanız, çantamızı kolumuzun altına alıp yollara düşeriz. Tatilde güzel hatıralarınıza ait fotoğraflar istiyorsanız, yazının devamına göz atalım mı? Hem belki genelde de fotoğraf çekmekle alakalı olarak bu öneriler işinize yarar.

  1. En İyi Işığı/Anı Bekleyin

“Hacı, zaten birkaç günlüğüne Venedik’e gitmişiz. Bir de ışığın iyi olmasını mı bekleyeceğiz?” dediğinizi duyar gibiyiz. E zor tabii.

Kimi mekan gün ışığıyla dans ederken, kimisi öğleden sonralarıyla daha uyumlu. Bulunduğunuz yerin ışığı da fotoğrafı etkiliyor.

En iyi ışığı bulmak için ilk gün birçok deneme fotoğrafı çekip, diğer günlerde beğendiğiniz yerleri tekrar pozlayabilirsiniz.

En iyi an ise mutlaka arka plandaki çocuğu zıplarken yakaladığınız an değil, kendinizi ve birlikte seyahat ettiğiniz kişileri çekiyorsanız en doğal ve huzurlu olduğunuz an, nesneleri, mekanları veya diğer insanları çekiyorsanız, sonradan en çok hatırlamak istediğiniz anları olarak tanımlanabilir.

Gideceğiniz yerde festival olup olmadığını, belli gün ve saatlerde düzenledikleri etkinlikler varsa bunların ne olduğunu önceden öğrenirseniz çok afili fotoğraflar yakalayabilirsiniz.

2. Yeni Bir Bakış Açısı Deneyin

Birçoğumuz Pisa Kulesi’ni uzaktan itiyormuş gibi yapan eller, piramitlere dokunan, güneşi tutan gezi fotoğrafları görmüşüzdür. Eğer böyle bir klişe yani “kartpostal” fotoğrafınız yoksa birkaç tane siz de çekin. Sonra durun J

Gittiğiniz turistik bölgelerde yeni bakış açılarıyla fotoğraf çekin. Herkesin sıraya girip fotoğraf çektirdiği zamanlar yerine günün farklı saatlerinde ilgili mekanın fotoğrafını çekmek bir çözüm olabilir.

Eğer uygunsa yerden farklı bir açıyla çekmek, bir tepeden çekmek, bir cafeden manzarayı çekmek gibi yeni bakış açıları deneyebilirsiniz.

En önemlisi tatilden döndükten sonra tatilinizi nasıl hatırlamak istediğiniz. Buna uygun olarak bir hikaye anlatır gibi seri fotoğraflar da çekebilirsiniz. Turistlerden çok yerel halkı fotoğraflamak bir başka çözüm. Elbette burada önemli olan kişilerden fotoğraf çekimi için izin istemek.

  1. Tek Kamera, Tek Lens

SLR, akıllı telefon kamerası, dijital ya da analog herhangi bir kamera – fark etmez. Eğer profesyonel olarak fotoğrafçılık yapmıyorsanız (ki yapıyorsanız önerilerinize açığız J) hem yük açısından hem de anları kaçırmamak için tek bir kamera ve lens ile çalışmanız daha uygun olacaktır.

Düşünsenize, karşınızda harika bir manzara var ve siz sırf doğru lensi takmak için uğraştınız diye manzarayı kaçırdınız, tur otobüsü çoktan bir sonraki sokağa girdi.

Bunu demişken “en iyi, en pahalı, en profesyonel kamera her zaman her anın çözümü olmayabilir” de diyelim. Birçok fotoğrafçı en güzel karelerini kimi kez eski bir fotoğraf makineleriyle yakaladıklarını itiraf ediyorlar.

Yanınıza aldığınız kameranın artılarını, eksilerini, nasıl kullanıldığını iyi bilirseniz hem anın keyfini çıkarıp hem de tatile ait birkaç güzel kare çekebilirsiniz.

18-200 ya da 28-300 mm lensler, yeriniz varsa 50 mm, 85 mm lensler, 10-24 mm bir lens işinizi görecektir.

Fotoğraf makinenize ait parçaları ve diğer aksesuarlarınızı düzenli bir şekilde tutmak rahat bir yolculuk yapmanıza ve keyifli anlar geçirip fotoğraf çekmenize olanak sağlayabilir. Bantlı düzenleyici çantalar, yürüyüş yaparken fotoğraf aksesuarlarınızı koymak için de kullanabileceğiniz şu çantalar diğer yardımcılarınız olabilir.

eyntkatp

  1. Temel Fotoğrafçılık Bilgilerine Sahip Olun

Doğru yere doğru kamerayla gitmek önemli. Buna güvenliğiniz, kameranın zarar görmemesi gibi konuları da ekleyebiliriz.

Bazı yerlerde profesyonel kameralar çok dikkat çekebilir. Kameranızı zarar görmeyeceği ve dikkat çekmeyecek bir çantada taşımaya ne dersiniz?

Pil, şarj aleti, hafıza kartı, eğer film kullanıyorsanız film – kısacası yedekleme bir diğer önemli konu. Fotoğrafları belli aralıklarla yedeklemeyi de ihmal etmeyin.

Vaktiniz varsa fotoğrafçılık kavramları hakkında bilgiler edinin: ışık, kameranın sabit tutulması, kompozisyon, alan derinliği, uzaklık-yakınlık, farklı hareket türlerine ve objelere göre nasıl fotoğraf çekilmeli, hangi ayarlar (flash var mı yok mu, exposure ne olsun) hangi anlar için uygun vs.

travel-photography4-e how-to-photography-making-the-most-of-your-travel-photography-1-750x500

  1. Kendi Kurallarınızı Koyun

“En iyi kamera yanınızdaki kameradır.” sözünden yola çıkarak imkanlarınıza göre hareket edin. Eğer profesyonel bir makineniz yok ise ISO, aperture gibi kavramları çok iyi bilmenize gerek yok. Hatta kompozisyon için üçte bir kuralını da uygulamazsanız olur. Kurallarınızı siz koyun. İnsanlarla göz teması kuruyormuş gibi fotoğraflarını çekin. Bir mekanı hikayesiyle birlikte fotoğraflayın yani anı çekin. Kamerayı yana yatırın. Flash ile deneme yapın. Flash’sız deneme yapın.

Unutmayın, fotoğraflarınızla kimseye bir şey ispat etmek zorunda değilsiniz. Fotoğraflar sonradan bakıp güzel anılarınızı yad etmek veya sizinle birlikte tatile gelememiş olan sevdiklerinizle gezdiğiniz gördüğünüz yerleri paylaşmak için birebir. Bu sebeple bir fotoğrafın içinize sinmesi yeterli. Seyahatin her anından keyif alın ve her saniyenizi fotoğraf çekerek geçirmeyin. En kayda değer anları kaydedin 🙂

stag-photo-blog-post

Okumaya Devam Et

Erasmus hala çok talep görüyor değil mi? Hatta “Bizim zamanımızda Erasmus vardı da biz mi gitmedik?” diyen yakınlarımız oluyor.

Avrupa Birliği’nin dünyaya kazandırdığı en güzel programlardan biri öğrenci değişim programı Erasmus. Belli bir süreliğine farklı bir ülkeye gidip orada eğitim görüyor, yaşam masrafları yardımı alıyor, akademik araştırma yapıyor, belki staj yapıyor ve bol bol gezebiliyorsunuz.

Hatta ülkemizdeki birçok öğrenci için yurtdışına çıkılan ilk dönem oluyor Erasmus dönemi. E gidilen ülke Schengen kapsamında bir ülke ise değmeyin bizim gençlerin keyfine! Avrupa içinde uygun uçak ve tren biletleri, otobüs hizmeti ya da araba kiralama şansı bol bol bulunuyor. Gidilen okullar kendileri de birtakım geziler düzenliyorlar. Bu komşu ülkelere de olabiliyor. Öğrenciler kendileri gruplar halinde de zaman zaman seyahat ediyorlar. E zaten Erasmus’a gidildiyse mutlaka başka Avrupa ülkelerine de bir uğranmalı.

Erasmus elbette öncelikle bir eğitim programı. Amaç dünyanın farklı yerinden öğrencilerin (Türkiye dışında da birkaç Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkeyi kapsıyor olmalı – programın adı farklı olsa da yine değişim programı) altı aylık, bir senelik süreler dahilinde bir Avrupa ülkesinde (veya Türkiye’de) eğitim görmeleri veya staj yapmaları. Erasmus’a gidip iyi bir eğitim almak, gidilen yerde alınan dersleri Türkiye’ye dönünce saydırmak mümkün. Zaman zaman farklı projelerle Erasmus’u uzatmaka da mümkün.

Ama eğitimin de ötesinde bir program Erasmus, kabul edelim! Belki Almanya’da ilgilendiğiniz akademik araştırma konusuyla ilgili çok imkan vardır. Tamam, ders de çalışın. Ödev de yapın. Sınavlara da girin. Fakat Erasmus’a gitmişken Erasmus parti ve etkinliklerini, gittiğiniz yerin dilini azıcık da olsa öğrenmeyi, kültürünü tanımayı ve en önemlisi de seyahat etmeyi ihmal etmeyin. Gidilen ülkeye göre aldığınız burs yaşam masrafınız dışında seyahatlere de yetebilir. Zaten gittiğinizde mutlaka seyahat etmenin yöntemlerini öğreneceksiniz. Örneğin Almanya’da araba paylaşımı yaygın. Birçok eyalet öğrencilere eyalet içindeki hızlı olmayan trenlere ve otobüslere ücretsiz binme hakkı sağlıyor. Sonra hafta sonları aileler için düşünülmüş beş kişilik indirimli tren biletleri oluyor. Siz nasılsa gidince bulursunuz.

erasmus-anniversary

Erasmus sırasındaki seyahatin bazı olmazsa olmazları var:

  • Hostellerde kalmak,
  • Minik seyahat çantaları ya da sırt çantalarıyla dolaşmak,
  • Bir yerde araç beklerken uyuklamak,
  • Marketten sandviç alıp yola devam etmek.

Böyle dediysek pek tabii siz başka şekilde de seyahat edebilirsiniz. Lakin iyi bir çanta veya sırt çantasına, bakım ürünleri için çantalara, elektronik aletleriniz için çantalara yatırım yapmak sık seyahat edebileceğiniz için mantıklı olacaktır. Havalimanlarında kestirirken seyahat yastığına sarılmak istemez misiniz? Bizi boyun ağrılarından kurtarmıştı. Avrupa içinde Ryanair, EasyJet, Germanwings gibi uçak firmalarının uygun fiyatlı uçuşları yaygın. Bu uçuşlarda çoğu kez bagaj sınırlamaları oluyor. Bu sınırlamalara göre bir kabin valizi almak da olası. Çok iyi bir fikir olabilir hatta.

Erasmus hayatınızın en güzel evrelerinden biri olabilir. Eski bir Erasmus öğrencisi olan Guiseppe Turchiaro’nun Erasmus Sonrası Sendromu hakkındaki videosu bu konuda size biraz fikir versin:

https://www.youtube.com/watch?v=S5qdR2ssi7I

Zaten bunu yaşamamak için en iyi çözüm Erasmus sonrasında da sık sık seyahat etmek, arkadaşlıklarınızı devam ettirmek. Erasmus’a gidemezseniz de üzülmeyin. Bin bir türlü proje ve burs var. Yine de gittiğiniz yerlerde Erasmus öğrencileriyle tanışmaya gayret edin. Genelde eğlenin kaynağı onlar oluyor.

Aman Erasmus, canım Erasmus.

Ne demişler, bir kere Erasmus, sonsuza dek Erasmus.

Not: Bizden duymuş olmayın ama L’auberge espagnole, Les poupées russes ve Casse-tête chinois seyahat tutkunuzu artırabilir.

Erasmus+21

 

 

Okumaya Devam Et