Sepet Özeti

Yolculuğa çıktınız. Yanınıza bir miktar para da aldınız. Mutlaka daha çok paraya ihtiyacınız olacak ve banka kartlarınızı da taşımanız gerekecek. Peki banka kartı taşıyanlar nelere dikkat edebilir?

1. Yurtdışına çıkıyorsanız anınıza yalnızca yurtdışında kullanıma açık kartlarınızı alın. Varsa bir kredi kartı da yedek olabilir.

2. Yola çıkmadan önce hesabınızdaki parayı, günlük para çekme limitlerinizi, kart limitlerinizi kontrol edin. Yolculuk sırasında güvenli internet erişiminiz olursa harcamalarınız sonrası da belli aralıklarla kontrol yapın. Olmadı bu işlemi dönüşünüze bırakın.

3. Şifrelerinizi iyi bilin.

italysafety_creditcards

4. Bankanızın müşteri hizmetlerine nasıl kolay ulaşacağınız hakkında fikriniz olsun. Acil bir durum anında arayacağınız numaraları bilin.

5. Kredi kartınıza yüklenmeyin.

6. Gittiğiniz yerde döviz kullanmanız gerekiyorsa yola çıkmadan önce bir miktar TL’yi döviz bürolarında dövize çevirin. Birkaç farklı yerden fiyat alın. Havalimanlarındaki döviz büroları, bankalar, yurtdışında döviz yapmak veya yurtdışında bankamatikten para çekmek pek hesaplı sayılmaz.

7. Yanınızda bozuk para bulundurun. Havalimanına gidiş ve dönüşleri hesaplayın.

8. Toplu taşımayı kullanmaya özen gösterin. Yolculuk ücretlerini önceden öğrenin.

9. Mümkün olduğunca nakit ödeme yapın.

10. Paranızı ve kartlarınızı şöyle bir cüzdanda saklayabilirsiniz.

11. Şehir merkezlerindeki kalabalık noktalarda ve büyük bankaların ATM’lerini kullanın. Bankanın içindeki ATM’leri tercih etmeye çalışın. ATM’nin sağlam olduğundan emin olun.

12. Ülkelerin POS cihazı ve kart uygulamaları farklılık gösterebiliyor. Kiminde imza, kiminde PIN, kiminde temassız satış. Bazı yerlerde kart geçmeyeceğini unutmayın. Bir de döviz hesabınızdan ödeme yapabileceğiniz durumlar olabilir. Komisyonlara dikkat edin. Tax free fatura mümkünse alın.

 

 

 

Okumaya Devam Et

Tatil fotoğraflarının güzel olmasını kim istemez? Eğer “Ben istemem” diyorsanız, çantamızı kolumuzun altına alıp yollara düşeriz. Tatilde güzel hatıralarınıza ait fotoğraflar istiyorsanız, yazının devamına göz atalım mı? Hem belki genelde de fotoğraf çekmekle alakalı olarak bu öneriler işinize yarar.

  1. En İyi Işığı/Anı Bekleyin

“Hacı, zaten birkaç günlüğüne Venedik’e gitmişiz. Bir de ışığın iyi olmasını mı bekleyeceğiz?” dediğinizi duyar gibiyiz. E zor tabii.

Kimi mekan gün ışığıyla dans ederken, kimisi öğleden sonralarıyla daha uyumlu. Bulunduğunuz yerin ışığı da fotoğrafı etkiliyor.

En iyi ışığı bulmak için ilk gün birçok deneme fotoğrafı çekip, diğer günlerde beğendiğiniz yerleri tekrar pozlayabilirsiniz.

En iyi an ise mutlaka arka plandaki çocuğu zıplarken yakaladığınız an değil, kendinizi ve birlikte seyahat ettiğiniz kişileri çekiyorsanız en doğal ve huzurlu olduğunuz an, nesneleri, mekanları veya diğer insanları çekiyorsanız, sonradan en çok hatırlamak istediğiniz anları olarak tanımlanabilir.

Gideceğiniz yerde festival olup olmadığını, belli gün ve saatlerde düzenledikleri etkinlikler varsa bunların ne olduğunu önceden öğrenirseniz çok afili fotoğraflar yakalayabilirsiniz.

2. Yeni Bir Bakış Açısı Deneyin

Birçoğumuz Pisa Kulesi’ni uzaktan itiyormuş gibi yapan eller, piramitlere dokunan, güneşi tutan gezi fotoğrafları görmüşüzdür. Eğer böyle bir klişe yani “kartpostal” fotoğrafınız yoksa birkaç tane siz de çekin. Sonra durun J

Gittiğiniz turistik bölgelerde yeni bakış açılarıyla fotoğraf çekin. Herkesin sıraya girip fotoğraf çektirdiği zamanlar yerine günün farklı saatlerinde ilgili mekanın fotoğrafını çekmek bir çözüm olabilir.

Eğer uygunsa yerden farklı bir açıyla çekmek, bir tepeden çekmek, bir cafeden manzarayı çekmek gibi yeni bakış açıları deneyebilirsiniz.

En önemlisi tatilden döndükten sonra tatilinizi nasıl hatırlamak istediğiniz. Buna uygun olarak bir hikaye anlatır gibi seri fotoğraflar da çekebilirsiniz. Turistlerden çok yerel halkı fotoğraflamak bir başka çözüm. Elbette burada önemli olan kişilerden fotoğraf çekimi için izin istemek.

  1. Tek Kamera, Tek Lens

SLR, akıllı telefon kamerası, dijital ya da analog herhangi bir kamera – fark etmez. Eğer profesyonel olarak fotoğrafçılık yapmıyorsanız (ki yapıyorsanız önerilerinize açığız J) hem yük açısından hem de anları kaçırmamak için tek bir kamera ve lens ile çalışmanız daha uygun olacaktır.

Düşünsenize, karşınızda harika bir manzara var ve siz sırf doğru lensi takmak için uğraştınız diye manzarayı kaçırdınız, tur otobüsü çoktan bir sonraki sokağa girdi.

Bunu demişken “en iyi, en pahalı, en profesyonel kamera her zaman her anın çözümü olmayabilir” de diyelim. Birçok fotoğrafçı en güzel karelerini kimi kez eski bir fotoğraf makineleriyle yakaladıklarını itiraf ediyorlar.

Yanınıza aldığınız kameranın artılarını, eksilerini, nasıl kullanıldığını iyi bilirseniz hem anın keyfini çıkarıp hem de tatile ait birkaç güzel kare çekebilirsiniz.

18-200 ya da 28-300 mm lensler, yeriniz varsa 50 mm, 85 mm lensler, 10-24 mm bir lens işinizi görecektir.

Fotoğraf makinenize ait parçaları ve diğer aksesuarlarınızı düzenli bir şekilde tutmak rahat bir yolculuk yapmanıza ve keyifli anlar geçirip fotoğraf çekmenize olanak sağlayabilir. Bantlı düzenleyici çantalar, yürüyüş yaparken fotoğraf aksesuarlarınızı koymak için de kullanabileceğiniz şu çantalar diğer yardımcılarınız olabilir.

eyntkatp

  1. Temel Fotoğrafçılık Bilgilerine Sahip Olun

Doğru yere doğru kamerayla gitmek önemli. Buna güvenliğiniz, kameranın zarar görmemesi gibi konuları da ekleyebiliriz.

Bazı yerlerde profesyonel kameralar çok dikkat çekebilir. Kameranızı zarar görmeyeceği ve dikkat çekmeyecek bir çantada taşımaya ne dersiniz?

Pil, şarj aleti, hafıza kartı, eğer film kullanıyorsanız film – kısacası yedekleme bir diğer önemli konu. Fotoğrafları belli aralıklarla yedeklemeyi de ihmal etmeyin.

Vaktiniz varsa fotoğrafçılık kavramları hakkında bilgiler edinin: ışık, kameranın sabit tutulması, kompozisyon, alan derinliği, uzaklık-yakınlık, farklı hareket türlerine ve objelere göre nasıl fotoğraf çekilmeli, hangi ayarlar (flash var mı yok mu, exposure ne olsun) hangi anlar için uygun vs.

travel-photography4-e how-to-photography-making-the-most-of-your-travel-photography-1-750x500

  1. Kendi Kurallarınızı Koyun

“En iyi kamera yanınızdaki kameradır.” sözünden yola çıkarak imkanlarınıza göre hareket edin. Eğer profesyonel bir makineniz yok ise ISO, aperture gibi kavramları çok iyi bilmenize gerek yok. Hatta kompozisyon için üçte bir kuralını da uygulamazsanız olur. Kurallarınızı siz koyun. İnsanlarla göz teması kuruyormuş gibi fotoğraflarını çekin. Bir mekanı hikayesiyle birlikte fotoğraflayın yani anı çekin. Kamerayı yana yatırın. Flash ile deneme yapın. Flash’sız deneme yapın.

Unutmayın, fotoğraflarınızla kimseye bir şey ispat etmek zorunda değilsiniz. Fotoğraflar sonradan bakıp güzel anılarınızı yad etmek veya sizinle birlikte tatile gelememiş olan sevdiklerinizle gezdiğiniz gördüğünüz yerleri paylaşmak için birebir. Bu sebeple bir fotoğrafın içinize sinmesi yeterli. Seyahatin her anından keyif alın ve her saniyenizi fotoğraf çekerek geçirmeyin. En kayda değer anları kaydedin 🙂

stag-photo-blog-post

Okumaya Devam Et

Öğrencilere çok yükleniliyor değil mi? Sanki öğrencilik kolaymış gibi. Öğrencilik zor zanaat tabii ki. Derslere gideceksin, ödevleri yapacaksın, sınavlara çalışacaksın, belki işe veya staja gideceksin, dil/ehliyet/spor/sanat kursları, etkinlikler, eğlence, uyku… Çok iş.

Bir de üstüne gezeceksin. Öğrenciyken gezmek bazen daha sonra gezmekten daha zor bazen de daha kolay. Ama önemli. Öğrencilik bazılarımız için ömür boyuyken bazılarımız okul bir kere bittikten sonra kapısının önünden geçmiyoruz. Bu bir daha gelmeyecek olan zamanda hayata da hala öğrenciyiz ve seyahat etmek hayatı biraz daha öğrenmenin en güzel yollarından biri. Öğrenciyken seyahat nasıl daha güzel hale getirilir, işte ona bakalım.

  1. Zamanınızı Ayarlayın:

Bütünleme ve yaz okulu ihtimallerini de göz önünde bulundurarak yıl içindeki başarınıza göre uzun tatillerinizde seyahat edin – edin ki okul veya stajla ilgili beklenmedik bir durumda esnek olabilesiniz. Öğrenci indirimlerinin yanı sıra önceden bilet almanın avantajları da cabası.

  1. Bütçenizi Düşünün:

Burs alıyor olabilirsiniz, anne-babanız size yardım ediyor olabiliyor, çalışıyor olabilirsiniz. Ne olursa olsun paranızı doğru noktalara harcamak güzel bir tatili garantilemeniz demek. İyi bir sırt çantasına yatırım yapmak veya seyahatinizi kolaylaştıracak eşyalar almak mantıklı. Çok lüks bir konaklama yerine hostelleri tercih edebilirsiniz belki. Kalacağınız yer, yediğiniz içtiğiniz, gittiğiniz yerde ulaşım, hediyelikler vs. Önceden bir fiyat bilginiz olsun. Bozuk paralar ve önceden yaptığınız bir miktar döviz de işinize yarayacaktır.

  1. Yaratıcı Olun:

İleride çalışma hayatına tamamen atılınca uzun süreli tatilleri özleyebilirsiniz. Bu sebeple kolay gidilebilecek yerler dışında ilginç bulduğunuz uzak mekanlara da gidebilir, çeşitli doğa sporları, ilginç etkinlikler, festivaller vs.ye katılabilirsiniz. Hatta dil kursu bursları, work and travel, gençlik kampları, konferanslar vs. de seyahat bahaneniz olabilir.

  1. Güvenlik Başta Gelsin:

Nereye gitmiş olursanız olun öncelikle güvenliğinizi düşünün. Tatile çıkmadan nereye gittiğinizi yakınlarınıza haber verin. Size ulaşabilmeleri için kalacağınız yeri de bildirebilirsiniz. Hastayken yolculuk yapmayın. Seyahat sigortası yaptırmaya çalışın. Yanınıza değerli eşya almayın. El çantanızda ve ceplerinizde çok fazla para taşımayın. Gittiğiniz yerde hastanenin, polisin varsa Türk Konsolosluğunun telefon bilgileri ve yerlerini öğrenin. Bir adım atarken tekrar düşünün. Tanıştığınız kişilere dikkat edin. Kilit taşıyın ve gerekirse hostelde, havalimanında kullanın.

intermedical

 

  1. Yerel Halk İle Tanışın:

Hostellerde sizin gibi başka turistlerle tanışabilirsiniz. Hostel çalışanlarından onların sevdikleri barları, cafeleri, kulüpleri öğrenin. Müdavimleri bol olan yerlere gidin ve gittiğiniz yerin yerlileriyle tanışın. Size seyahat kitaplarınızın, internetin veya arkadaşlarınızın önermediği yepyeni yerler önerebilirler.

  1. Ufak Detayları Düşünün:

Yanınıza az eşya alın ama gideceğiniz yerin havasına ve ortamına uygun olsun. Yine çanta düzenleyicilere koyarak valizinize yerleştirebileceğiniz birkaç bakım ürünü, minik şampuan vs. de bütçenize katkı sağlayacaktır.

Yürüyün. Taksiye binmeyin. Avrupa’da trenler ucuz olabiliyor. Interrail bileti alın. Gittiğiniz yerin toplu biletlerini/kartlarını alın. Her şeyin öğrenciler için indirimi olup olmadığını sorun. O magnetler, Oxford University yazan sweatshirt’ler bir zaman sonra ilginizi çekmeyebilir. Almadan önce tekrar düşünün. Hem siz öğrencisiniz. En yakınlarınız hariç kimseye hediye almak zorunda da değilsiniz.

Minik bir çakı, katlanabilir şemsiye, hafif yağmurluk, minik bir ilk yardım kutusu acil durumlarda işinizi görecektir.

Valizinize kuru yiyecekler koyabilirsiniz. Bunları uzun yürüyüşlerde el çantanıza alıp, marketlerden sandviç yiyerek de bütçenizi dengeleyebilirsiniz. Mutfağı olan bir hostelde kalmak, hostelin varsa barına gitmek, indirimlerini kullanmak, hostelden ücretsiz harita istemek, dışarı çıkmadan önce marketten içki alıp içmek.

Haberleşmelerinizi internet üzerinden yapın.

Ücretsiz müze ve sergileri, parkları, mekanları gezmek önceliğiniz olsun.

  1. Mantıklı Olun ve Anların Kıymetini Bilin:

Yolunuzu kaybettiğinizde, hostelde yatakhanede gürültücü arkadaşlarınız sizi uyutmadığında, yağmur yağdığında sakin ve rahat olun. Her koşulda mantıklı davranabilmek için sakin olmak önemli. Unutmayın, her sorun mutlaka çözülüyor ve güzel birer anı olarak kalıyor. İçgüdülerinizi dinleyin. İçgüdü dediğimiz aslında hayat deneyiminiz, okuduklarınız, bildikleriniz, gördükleriniz dolayısıyla edindiğiniz bir mantık yürütme biçimi.

  1. Erken Kalkın:

Evet, yolculuk öncesi dinlenin ve yolculuğunuz boyunca erken kalkıp her anınızı değerlendirin. Hem kuyruklardan da kurtulmuş olursunuz.

  1. Fotoğraflarınızı Yedekleyin:

Dijital fotoğraf makineniz veya cep telefonunuza çektiğiniz fotoğrafları seyahatinizin uzunluğuna göre birkaç günde bir yedekleyin.

  1. İyi İletişim Kurun:

Gittiğiniz yerin kültürüne saygı gösterin. Güleryüzlü ve doğal olun. Özellikle sokaklarda aşırı hareketlerde bulunmayın. Nelerin yanlış yorumlanabileceğine dair kültürle ilgili önceden fikriniz olsun. Ona göre giyinin, hareket edin.

 

 

Okumaya Devam Et

İnsanın hayattaki dönüm noktalarından biri seyahatler olsa gerek. Hele hele farklı olduğu düşünülen ülkelere seyahat etmek ne kadar önemli, değil mi? Kaç yaşında olursanız olun yurtdışına ilk kez çıkmak biraz ürkütücü, biraz da heyecanlı gelebilir.

Gittiğiniz yerin dilini biliyorsanız, kültürüne biraz aşinaysanız, o yerden insanlarla daha önce tanışmışsanız işiniz daha kolay.

Eğer gittiğiniz yerin dilini ya da herhangi bir yabancı dil bilmiyorsanız ise üzülmeye gerek yok – heyecanlı bir yolculuk sizi bekliyor. Hem zaten turlar var, şirketler çalışanlarını gönderirken bazen tercüman da görevlendiriyorlar. Belki kafilenizde dil bilenler vardır. Çözüm çok.

Nereye gittiğiniz, neden, kimlerle, ne kadar süre gittiğiniz, nasıl hazırlık yaptığınız, hangi havayoluyla (ya da başka seyahat yöntemiyle) yolculuk yaptığınız, yılın hangi zamanında gittiğiniz önemli faktörler. Öğrenci, emekli, çalışan olmanız dahi deneyiminizi farklılaştıracak.

Yurtdışına ilk kez çıkacakların bu önerileri akıllarında bulundurmalarında fayda var:

Öğrenci misiniz? İngilizce ya da gideceğiniz yerin dilini biliyor musunuz? O zaman çok araştırma yapmayın. Her şey size yeni gelsin. Bir konu dışında. Gittiğiniz yerin yasal beklentilerini takip edin. Vize almak, götürülebilecek şeyler vs. Ama iyi hazırlanmış bir valiz ya da sırt çantası size yeter.

 

Hava Alanı Deneyimi

Pasaport kontrolleri ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor. Türkiye’den çıkarken öncelikle havalimanında havayolu şirketinizin kontuarını buluyorsunuz. Bagajınız varsa teslim ediyorsunuz. Gerisi rahat. Yurtdışında ikamet etmeyen TC vatandaşları çıkışlarda harç pulu alıyorlar. Bunu yine – eğer değişmediyse, bir bakın, bazen bankalar da alıyor – havalimanından alabilirsiniz.

Sonra pasaportunuz ve biletiniz ile birlikte Türkiye’den çıkış yapıp Duty-Free’lerin bulunduğu alana giriyorsunuz. Uçuştan en az iki saat önce havalimanında olmak önemli. Trafik dışında uçuşla ilgili değişiklik, bayram zamanlarında, hac dönemlerinde havalimanında sıra gibi durumlar olabiliyor. Siz siz olun, özellikle ilk seferde erken gidin.

Özellikle Atatürk Havalimanı dünyanın en pahalı havalimanlarından biri. Eğer gideceğiniz yerdeki tanıdıklarınıza Türkiye’den bir şey götürmek isterseniz lokum gibi kuru giyecekler tercih edebilir veya Türkiye’deki kültürleri simgeleyen anahtarlık, süs eşyası vs. alabilirsiniz. Bunları uçuştan önce almak ve valizde tutmak hesaplı olacaktır. Güvenlik aramalarında yanınızda su bulundurulması istenmediği için suyunuzu da önceden için.

Havayolunuz yemek ikramında bulunmuyorsa, havalimanına gelmeden önce atıştırmak da mantıklı. Tuvalet ihtiyacınızı uçuştan önce giderin.

Havalimanında ekranları ve tabelaları takip edin. Kapınız değişebilir. Kapınıza son anda gitmeyin. Erken gidip bekleyin. O arada sıkılmamak için birşeyler okuyabilir, dinleyebilirsiniz. Yanınızda olsun. Bazı banka kartları havalimanlarındaki lounge’larına giriş sağlıyor. Bunu da önceden öğrenin.

Sizinle aynı yere uçacaklarla daha uçağı beklerken sohbet etmek uçuş korkusu olan ya da ilk kez çıkacak olanlar için rahatlatıcı olacaktır.

 

İlk Uçağa Binme Deneyimi

Uçağa bindiğinizde görevlilerin talimatlarına uyun. Ekranlardan veya kartlardan güvenlik önlemlerini mutlaka öğrenin. Es geçmeyin! Yolculuk sırasında uyumak veya varsa havayolunun yayınladığı film, müzik vs. ile oyalanmak zamanın nasıl geçtiğini anlamamanız demek. Çok derin uyumayın ki ikram varsa kaçırmayın J Eğer bir talebiniz varsa görevlilere bildirin – yastık, battaniye, su vs.

Bazı ülkelere giriş için uçakta form dolduruluyor ve girişte o form veriliyor. Formu doldurmayı unutmayın.

Siz bunları okurken hala değişmemişse uçakta kalkış ve inişlerde elektronik cihazlarınızı kapalı tutun.

Eğer havayoluyla seyahat etmiyorsanız kara ve deniz için seyahatin uzunluğuna göre daha farklı önlemler de almanız gerekebilir – yemek, su, hava durumuna göre giysi. Gümrüklerde, sınırlarda biraz daha bekleme yaşayabilirsiniz. Emin olmak için görevlilerden bilgi alın.

 

Varış Noktanızda İlk Yapılacaklar

Yurtdışına adım attınız. Kalacağınız yere nasıl gideceğinizi önceden planlamış olmanız avantajlı olacaktır. Yok hiç planlamadıysanız genelde havalimanlarında ya da şehir merkezlerinde turist ofisleri oluyor. Oralara uğrayın. Tüm sorularınızı sorun. Haritalar varsa bunlardan edinin. Yolculuk öncesi haritalara bakmak, çıktı almak, gezi kitaplarını okumak da başka çözümler.

Gittiğiniz yerde uygun seyahat yöntemlerini de sorun. Bu bazen inanılmaz bir şekilde taksi olabiliyor. Örneğin Belfast’ta bazı noktalara otobüsle gitmektense, kısa mesafelerde taksiye binmek daha avantajlı.

Gittiğiniz yerin yemeklerine kendinizi yavaş yavaş alıştırın. Birden her yeni tadı denemeyin.

Araba kiralayacaksanız trafik kurallarını bildiğinizden emin olun.

Yine gittiğiniz yerde size her şey yeni gelebilir. Çok alışveriş yapmayın. Sadece gittiğiniz yerde bulabileceğiniz, uygun ürünleri satın alın.

unnamed

Eğer hattınızı kullanmak istiyorsanız yurtdışına açık olduğuna, roaming’in kapalı olduğuna, uygun bir yurtdışı paketine sahip olduğunuza emin olun. Kart kullanmayacaksanız yanınıza yeterli miktarda döviz alın. Valizinizi özenle hazırlayın. Ne de olsa ilk kez yurtdışına çıkıyorsunuz. Bu sizin hakkınız.

İngiltere, Amerika gibi bazı ülkelerde elektrik prizleri farklı. Cep telefonu bilgisayar ve tabletlerinizi şarj etmek sorun olabilir. Bu nedenle priz dönüştürücülere veya şarj adaptörlerine ihtiyacınız olacak. Dönüştürücüleri yerinde almak daha mantıklı ama Türkiye’de uygun fiyata buluyorsanız alın. Bazı oteller dönüştürücü bulunduruyorlar ama buna güvenmeyin çünkü sizin gibi birçok kişi o dönüştürücülere ihtiyaç duyabilir. Solaress.net te bütün ihtiyaçlarınızı bir arada karşılayabilecek bu ürünlerden birini tavsiye ederim.

Dünyanın neresine giderseniz gidin insanların hem aynı hem de farklı olduklarını göreceksiniz. İnsan beyni de bedeni de yeni ortamlara bir süre sonra alışıyor. Varış noktasına gelip bir güzel dinlenince yeni mekanınız size tüm sihrini sunmaya başlıyor. Endişelenecek bir şey yok. Avrupa’nın birçok ülkesinde Türkçe konuşan ya da size kaybolmanız halinde yardımcı olacak, sizi bir tercümana yönlendirecek birçok insan var. Merkezi yerlerde dolaştığınız müddetçe sorun yok.

Neticede gittiğiniz yerden keyif alın ve deneyiminizden çok şey öğrenin ki devamı gelsin!

 

Okumaya Devam Et