Sepet Özeti

Bazen seyahat sırasında yorgun veya dalgın oluyoruz ve güvenlik için günlük hayatımızdaki dikkatimizi vermiyoruz. Seyahat sırasında hırsızlığa uğramaktan endişeleniyor musunuz? Kim endişelenmez ki. Ama bu sizi seyahat etmekten alıkoymasın çünkü önlem alırsanız oldukça güvenli seyahatler geçirebilirsiniz.

 

Şöyle ağız tadıyla bir tatil yapmak mümkün olmuyor.

Özellikle Avrupa’da turistlere dadanmış yan kesici çeteleri mevcut.

“Biz külyutmayız” demeyin. Yutmazsınız, biliriz. Bana öyle geliyor ki Türkiyeli turistler son derece donanımlı ve deneyimliler. Buna rağmen birkaç hatırlatmadan kimseye zarar gelmez.

Etrafımdaki birkaç insanın başına farklı yıl ve yerlerde hırsızlık olayları geldi. Bunlardan birkaçında kişiler yabancı. Evet, maalesef yabancılar İstanbul’da hırsızlığa uğrayabiliyor. Amerika’da metroda, Barselona’da metroda ve işlek sokaklarda, alışveriş merkezlerinde cüzdanını, telefonunu kaptırmış kişilere kadar pek çok vaka var.

Hepsinde olay benzer. Kişi tam dikkatini başka bir noktaya verdiği sırada hırsızlar devreye giriyor.

İlk söyleyeceğim şu: İstanbul, Ankara, New York, Londra, Barselona, Paris vb. şehirlerde özellikle toplu taşıma araçlarında, yoğun saatlerde metrolarda dikkatli olun.

Bence en önemli nokta: Seyahate çıkarken yanınıza çok değerli (madden olmak zorunda değil, manen de), kaybederseniz yerine koyması zor ya da imkansız bir şey almayın. Sadece zaruri şeyleri alın. Hatta tek banka kartı, varsa kredi kartı ve biraz nakit de yeter. Biliyorum, “Yunanistan’daki gibi olursa” diyorsunuz. Elbette çok ani durumları kestiremezsiniz ama gideceğiniz yerin durumuna göre hazırlık yapabilirsiniz. Bir de Türkiye’den yaptığınız döviz elbette daha karlı çıkmanızı sağlayacaktır. Siz yine de yetecek kadar nakit taşıyın. Oteliniz güvenliyse, kasa varsa değerli eşyalarınızı oraya bırakın. Yoksa yanınıza alın.

Telefonunuzu, kameranızı, elektronik cihazlarınızı göze batmadan kullanın. Mümkünse zorda kalmadıkça telefonunuzu kullanmayın. Özellikle Hindistan’da eski model olsa bile birçok kamera ve cep telefonu dikkat çekiyor ve “çok varlıklı” olduğunuz hissini uyandırıyor.

Çocuklardan şüphelenin demeyeceğim ama ülkemizde olduğu gibi yurtdışında da çeteler masum çocukları ve gençleri hırsızlığa zorluyorlar. Gözünüz açık olsun. Diyeceğim bu.

Hırsızlığın bir yöntemi de (bu benim başıma çok geldi ama önceden uyarmışlardı) Kuzey Afrika ülkeleri, Hindistan gibi birkaç yerde (amacım genellemek ya da ayrım yapmak değil – yaygın olduğu için örnek veriyorum) pazarlığın yaygın olmasının yanı sıra, yerel paraların değersizliği dolayısıyla turistlerden çok para talep edilmesi. Neyin ne kadar edeceği hakkında az-çok fikriniz olsun. Pazarlık yapmaktan çekinmeyin. Mümkünse fiyatları önceden belli yerlerden (ve basılı, yazılı, açıkça görülen) alışveriş yapın. Çok bahşiş isteyenle tartışmadan oradan uzaklaşın. Rickshaw sürücüleriyle önceden ne kadar tutacağını konuşun. Haritadan yolları öğrenin ve farklı yollardan gidilmesini engelleyin. Sokakta size bir şey satmak isteyenlerden uzak durun mümkün olduğunca. Tunus’ta bir yöntem var. Biri gelip sizi kaldığınız yerde gördüğünü söylüyor. Oranın çalışanı olduğunu iddia edip sizi harika dükkanlara götüreceğini ya da şehri size gezdireceğini söylüyor. İtibar etmeyin. Hindistan’da da benzer şekilde çok dostça gözüküp tanıdıkları veya anlaşmalı oldukları şirketlere yönlendirmeye çalışanlar oluyor.

Yoğun turistik bölgelerde daha da dikkatli olun.

Paranızı boynunuza ya da içinize asabiliyorsanız (askere gidenler bu konuda tecrübelidir, daha iyisini bilirler) öyle yapın. Çok büyük çantalar taşımayın. Sırt çantanıza çok önemli şeyler koymayın. Mümkünse eski bir telefonunuzu yanınızda götürün. Kolayca tutabileceğiniz çantalar alın.

Toplu taşımaya inerken ve binerken ve ayrıca aracın içinde de eşyalarınız hep görebileceğiniz bir yerde olsun.

Hiçbir yerde eşyalarınızı gözetimsiz bırakmayın.

Müzeler, tren veya otobüs garları, alışveriş merkezleri, restoranlar – hep daha dikkatli olun.

Otel odanızda ortalıkta ilgi çekici ya da değerli bir şey bırakmayın. Araba kiraladıysanız aynı şekilde.

Plajlar da farklı değil tabii.

Özellikle kasada ödeme yaparken cüzdanınıza dikkat edin.

Yalnızken telefon elinizde mesajlaşarak yürümeyin.

Anket dolduranlar, dilenenler, sokakta birşeyler satanlar veya yardım derneklerine bağış isteyenler – paranoyak olmayın ama biraz gözünüz açık olsun. Siz tatildesiniz. Kimseyle konuşmak zorunda değilsiniz. Sorumluluklarınızı başka zaman da yerine getirebilirsiniz. Çeteler en masum davaları kullanıyorlar bazen.

Barselona’da kağıt oyunu numaraları vardı sokaklarda. Bunların başka çeşitleri de olabilir. Paranızı kaptırmayın. Aynı şekilde kumarhanelere giderseniz de dikkatli olun.

Soru soranlar veya size yardım edenlere de dikkat edin. Çoğunlukla iyi insanlarla karşılaşacaksınız ama birazcık şüpheden zarar gelmez. En azından başta.

Asansör ve yürüyen merdivenlerde kalabalıktan uzak durun. Genel olarak aniden meydana gelen kalabalıkların içine girmeyin.

ATM’lerde dikkatli olun. Kaldığınız yerden güvenlikle ilgili öneriler alın. Acil telefon numaralarını öğrenin.

Cüzdanınızdan ayrı bir yerde acil durum parası bulundurun.

Telefonunuzu şarjlı tutun.

Yırtılması, kesilmesi zor bir çanta taşıyın.

Yolda yürürken çantanızı araç geçiş yönünde tutmayın. Scooter, kaykay, motosiklet vs. Hırsızlara dur yok! Her şeyi kullanıyorlar.

Nişantaşı ve Cihangir’de hasta olduklarını, hamile olduklarını söyleyen kişiler olurdu. Yine çeteydi bunlar. Eminim birçok yerde vardır. Defalarca görünce iyice emin oluyorsunuz. Hep aynı numara. Eve dönecek parası olmamak ve hasta olmak – gerçekten yardıma muhtaç olan herkese destek dilemekle birlikte turist olduğunuz bir yerde kendinizi koruyun demekten başka çare yok.

Çok ağır valizler taşımayın ve çok lüks giyinmeyin. Bunlar da dikkat çekiyor. Turistmiş gibi davranmayın kendinizden çok emin durmak da cabası.

Bunlar sadece birer hatırlatma. Umarız sorunsuz, harika zamanlar geçirirsiniz.

 

Okumaya Devam Et

Zor bir dünyadayız. Bir o kadar da güzel. Güzelliklerine daha fazla nail olmak istiyoruz ama çok gezen hem çok bilip hem de çok daha çok mu harcıyor? Bu durum özellikle böyle olmak zorunda değiliz. Biraz fedakarlık ve tutumluluk, biraz da yardımla dünyayı dolaşmak mümkün. Yöntemlerini merak ediyor musunuz?

 

İşte dünyayı gezmenin yirmi beş kolay yolu:

  1. Ucuz uçak biletleri – öyle çok düşünmeye gerek yok. Özellikle dünya genelindeki seyahatleri düşündüğümüzde gittiğimiz yerden bir sonraki noktaya fiyat yelpazesi geniş bir durum ortaya çıkıyor. Aktarmaları ve beklemeleri göze alıp ucuza uçmak büyük bir kalemi azaltmak demek.
  2. Airbnb, couchsurfing ve hosteller konaklama masraflarını azaltabilir. Kamp yapmayı veya karavan kiralamayı da düşünebilirsiniz.
  3. Yürüyün. Mümkün olduğunca yürüyün, bisiklete binin. Motosiklet kiralayın. Toplu taşımayı kullanın. Kimi ülkelerde de otostop güvenli olabiliyor.
  4. Pazarlık yapın. Bir ürünü almadan önce fiyatları araştırın ve ödeyebileceğiniz miktarı söyleyin.
  5. Araştırmanızı mutlaka yapın ve ücretsiz etkinliklerden, müzelerden vb. haberdar olun. İndirimleri takip edin.
  6. Az ama yeterli eşya ile yola çıkın. Bazı havayolları bagaj ücreti alıyor. Mümkünse kabin boyu valizlerle seyahat edin. Pratik ve çok işe yarayan eşyalar alın yanınıza.
  7. Yerel halk nerelerde yiyorsa oralarda yiyin.
  8. Taksiye binmeniz gerekiyorsa binerken taksicinin gideceğiniz adresi bildiğinden emin olun ve yolun ne kadar tutacağını öğrenin.
  9. Eğer uzun bir yolculuğa çıkıyorsanız Türkiye’deki telefon hattınızı en ucuz pakete geçirin veya seçenekleri konuşun.
  10. Yurtdışında en az komisyon alan bankalarla çalışın.
  11. Herhangi bir yere üyeliğiniz varsa (spor salonu gibi), uzun seyahatlerinizden bu üyelikleri iptal ettirin ya da dondurun.
  12. Otobüsle gece yolculuk yaparsanız konaklama konusunda geçici bir çözüm üretmiş olursunuz.
  13. Gönüllü olun. Projelerde konaklama ve yeme-içme karşılığında yer alın. Hem insanlığa faydanız olsun hem de gezin. Tarım organizasyonları gönüllü işçilere her zaman açık.
  14. Bir cruise’da iş bulun. Fotoğrafçılık, aşçılık ya da diğer görevlerde geçici olarak çalışıp dünyayı dolaşabilirsiniz.
  15. Hostel’larda çalışın. Konaklamanız karşılığında hostel’larda iş bulabilirsiniz.
  16. Yataklı trenlerle yolculuk edin.
  17. Gruplar halinde yolculuk edin. Böylelikle hem yiyecek ve bakım ürünlerini paylaşabilir hem de yolculuk, konaklama ya da mekanlara giriş sırasında indirim alabilirsiniz.
  18. Hediyelik eşya almaktan kaçının. Gittiğiniz yere ait başka anılar biriktirmeye çalışın.
  19. Zaman konusunda rahat olun. Özellikle belli bir tarih ve saati hedeflediğinizde ödemek istediğinizden fazla ödeyebilirsiniz.
  20. Mutlaka önceden planlama yapın. Bunu yaparken bildik bilet arama sitelerine bakın ama kıyaslama yapın. Gerekirse havayollarının kendi sitelerine gidip bakın, bayilere telefon açın. Son anda yapılan indirim var mı, öğrenci indirimi var mı öğrenin.
  21. Tatil dönemleri yerine insanların sıcak yerleri daha az tercih ettiği zamanlarda oralara gidin.
  22. Şehir merkezlerinde dolaşın ama konaklama ve yemek için merkezin birkaç blok ötesindeki yerleri tercih edin.
  23. Süpermarketlerden aldığınız su ve yiyeceklerle günlük yolculuklara çıkın.
  24. Eğer uzun bir seyahat yapacaksanız rotanızı daha çok önemseyin. Kestirme yolları düşünün. Nereleri görmek istediğinizi belirleyin ve bunları öncelik sırasına koyun. Örneğin Delhi yerine Mumbai-Bombay’i görmek daha çok ilginizi çekecekse ona göre plan yapın. Bağlantı noktalarını iyi araştırın.
  25. Belki de en önemlisi: seyahate çıkmadan önce para biriktirin. İstanbul, Ankara gibi şehirlerde dışarıda yemek yemek her geçen gün pahalı oluyor. Unutmayın, dünyayı dolaşmak gibi bir hedef var önünüzde! Türlü türlü deneyim sizi bekliyor. O halde o pizzayı dışarıda yemeseniz de olur. O bluz/gömlek gardırobunuza fazla.

travel_header

Seyahatin normal yaşantınız devam ederken bir masraf olduğu doğru ancak seyahat sırasında biraz rahatınızdan taviz verirseniz ve seyahat öncesinde de planınızı iyi yaparsanız bazen seyahatte para biriktirmeniz ya da normalde harcadığınızdan daha az harcamanız bile mümkün. Seyahate değer. Yapabiliyorsanız her sene veya bir-iki sene gezip çalışarak dünyayı keşfedin. Sonra bize de anlatın.

Okumaya Devam Et

 

Seyahat tek başına da çıkılsa, birden çok kişiyle de çıkılsa insanın kendisine has bir deneyim. Hep alıştığımız mekandan bir süreliğine ayrılmak bize mutlaka yeni hisler yaşatıyor. Bence kişi hayatında birkaç kere yalnız seyahat edebilmeli. Neden mi?

 

Şu yaşıma dek hem tek başıma, hem ailemle, hem arkadaşlarımla, hem de yolda tanıştığım kişilerle gezdim. Her bir seyahatin ayrı bir öğretisi ve keyfi oldu. Öyle ki şimdilerde bu gezileri yapmış olmaktan dolayı çok mutlu hissediyorum. Biliyorum – her ne kadar çocuklarla gezilse de her yere gidemezsiniz. Biliyorum – anne-babalar yaşlanır ve yine her türlü seyahati birlikte gerçekleştiremezsiniz. En önemlisi ise hiçbir şey için geç olmasa da gençken seyahat etmek iyidir.

Çünkü kendinizi bulursunuz.

Birkaç kere tek başıma seyahat ettiğimi duyanlardan “Kimi ziyarete gidiyorsun?” sorusunu işittim. Oysa bazen hiç tanıdığımın olmadığı yerlere gidiyordum.

Çünkü o zaman yer-yön duygum gelişiyordu. Yollarda iş başa düşüyordu. Hafızalara onlarca şehrin haritası kazınıyordu.

Çünkü o zaman zor bir durumla karşılaşsam çözmek bana düşüyordu.

Çünkü heyecanlıydı.

Çünkü kimseye bağlı kalmadan istediğim şekilde hareket edebiliyordum.

Çünkü hesabımı biliyordum.

Çünkü daha cesur oluyordum.

Çünkü yeni insanlarla tanışıyordum.

Çünkü daha önümde uzun yıllar vardı ve anılar biriktiriyordum.

Çünkü o zaman ilgilendiğim alanlara odaklanıp onları araştırabiliyordum.

Çünkü daha anlayışlı oluyor, kendimi tanıyor ve gelişiyordum.

Çünkü dinleniyordum.

Çünkü dünya benimdi. Ben de onun.

Çünkü karar verebiliyordum.

Çünkü sevdiklerimi özlüyordum. Özlemek iyiydi.

Çünkü sadece yol arkadaşları edinmiyor ömür boyu sürecek arkadaşlıklara adım atıyordum.

Çünkü ileride çocuklarıma anlatacaklarım birikiyordu.

Çünkü bir gün sevdiklerimi de bu gezdiğim yerlere getirecektim.

Çünkü ruh eşime kavuşmadan önce anlamam gerekenler vardı.

Çünkü o zaman insanlığa, doğaya, evrene hayran oluyordum.

Çünkü yalnız gezerken en çılgın, saçma, komik, sevimli olaylar beni buluyordu.

Çünkü istediğimi yiyordum.

Çünkü istediğimi giyiyordum.

Çünkü paylaşabiliyordum.

Çünkü paylaşmama gerek kalmadığı da oluyordu.

Çünkü ancak yalnız gezerek sevdiklerimle gezmenin önemini anlayabilirdim.

Çünkü yalnız gezince Bollywood filmine figüran olarak çağırılıyordum!

Çünkü kırdığım potlar, yaptığım hatalar benimdi.

Çünkü bahşişten çoğu zaman yırtıyordum J

Çünkü asla “keşke” demezdim.

Çünkü bugüne geldiğimde geriye dönüp “İyi ki gezmişim” diyeceğimi biliyordum.

Çünkü çok fotoğraf çekmeden de yırtıyordum.

Çünkü birkaç eşya ile idare ediyordum.

Çünkü solo seyyaha yardım eden de çok oluyordu.

Çünkü ani değişiklikler yapabiliyordum.

Bunlar benim nedenlerim. Siz tek başınıza seyahat ediyor musunuz?

Ediyorsunuz çünkü;

 

Okumaya Devam Et

Sydney’e direkt uçuşların başlaması, Amerika’nın olanakları ve uzak diyarlara olan merakımız bir gün 10 saat ve üzeri bir uçuşun kaçınılmaz olduğunun göstergeleri. 10 saat uçuş! Dile kolay. Böyle bir yolculukta insan nasıl rahat eder?

Basit ve yer yer tuhaf birkaç öneri sanırız iş görecektir.

 

Uçuş öncesinde mutlaka tuvalete gitmeli.

Fazla açıklamaya gerek yok.

Güzel giyinin.

Dilediğiniz gibi ama rahat giysiler giyin. El bagajınızda ise koyu renkli bir eşofman bulundurun ve bunu uçuş sırasında giyin.

Diş fırçası, diş macunu ve diğer bakım ürünlerinizi yanınıza alın.

Kişisel bakımınızı ve temizliğinizi yolculuk boyunca devam ettirin.

Kulak tıkacı, kulaklık ve sevdiğiniz müzikler yanınızda olsun.

Gürültüye karşı hassassanız ve havayolunuzun sunduğu medya arşivi size hitap etmiyorsa mutlaka telefonunuzda/tablet bilgisayarınızda ya da müzik çalarınızda dilediğiniz müzikler/filmler/kitaplar olsun.

Bu aletleri önceden şarj edin.

Kitap, dergi veya Kindle’da bir çözüm tabii.

Yanınızda bir tükenmez kalem bulundurun.

Basit bir hatırlatma gibi duruyor ama girişte form verilen ülkelere uçuyorsanız kalem aramak istemezsiniz.

Boş yer varsa oraya geçin.

Yer yoksa yanınızdaki yolcularla sohbet edin.

Yazın.

Plan yapıp yazmak için iyi zaman.

Yanınızda kuru yiyecekler bulundurun.

Bu çok sevdiğiniz bir abur-cubur da olabilir (ama uçuşa mahsus ve az miktarda, kendinizi ödüllendirmek için)

Psikolojik olarak hazır olun.

Şanslısınız. Seyahat ediyorsunuz. Bu yolculuk da geçecek ve varış noktanızda güzel vakit geçireceksiniz.

Sağlığınıza özen gösterin.

Jetlag için önceden çalışmalara başlayın.

Dinlenin. Uçakta uyumak gerekecekse uyuyun.

Fırsat buldukça tuvalete gidin. Ayağa kalkın. Hafif egzersizler yapın.

Bir de bakmışsınız on saat göz açıp kapayıncaya kadar geçmiş.

Okumaya Devam Et

Bebekler porselen gibi. İyi korunmaya ihtiyaçları var. Bebeğinizle hiç yolculuğa çıkmadınız mı? Endişeleniyor musunuz? Endişelerinizi biraz azaltmak ister misiniz?

Kendi yolculuk deneyimlerimi ve önerilerimi paylaşmıştım. Başka anne-babaların listeleri ve öneriyle de karşılaşıyorum zaman zaman. Size bunlardan oluşan bir derleme hazırladım.

  • Bebeklerle seyahatten korkmayın. Çok önemli!
  • Birden fazla kat giydirin. Tulumlar ve hırkalar ideal.
  • Yelpaze ya da el fanı işe yarayabilir. (Siz kontrol edeceksiniz)
  • Arabayla seyahat ediyorsanız yola normalden erken çıkın. Sık sık mola verin. Bebek mutlaka araba koltuğunda olsun. Molalarda altını değiştirin, onu besleyin ya da emzirin. Hava almasını ve hareket etmesini sağlayın.
  • Uçuşlarda bebekler için yiyecek alabiliyorsunuz. Sorun olmuyor. Araba yolculuklarında da bunu ihmal etmeyin. Kendiniz için de alın.
  • Anne sütü ya da mama dışında gıda almaya başlayan bebeklere yolculuk sırasında su vermeyi ihmal etmeyin.
  • Uçuşlarda biberonları ısıtabildiklerini söylemiş bazı anne-babalar. Uçuş görevlilerine danışın.
  • Uçakta da fırsat olunca bebeğinizle yürüyün.
  • Boş koltuklar varsa onlara geçin. Görevlilerden emzirebilmek için koltuk sorabilirsiniz. Yer varsa göstereceklerdir.
  • Bebeğinizin sevdiği yiyecekleri yanınıza alın.
  • Bol bol mendil, bez, ıslak mendil, havlu vb. alın yanınıza!

Bu da liste:

  1. Araba koltuğu
  2. Bebek arabası
  3. Battaniye
  4. Kanguru
  5. Yemek ya da mamalar
  6. Kendiniz için atıştırmalık yiyecekler
  7. Mama ya yemek için biberon, bardak, kaşık vb.
  8. Sıcak hava için giysiler
  9. Soğuk hava için giysiler
  10. Alt değiştirme malzemeleri, bebek bezleri
  11. Şapkalar, çoraplar, ayakkabılar
  12. Bebe şampuanı, havlusu, süngeri, losyonu
  13. (Gidilen yerde yoksa) Katlanabilir bebek yatağı
  14. İlk yardım çantası
  15. Güneş kremi
  16. Deniz için bebek bezi
  17. Araba, bebek arabası ve plaj için güneşten koruma ürünleri, gölgelikler

 

Okumaya Devam Et

Size de soran oldu mu? “Neden tatile gidiyorsun?”

Olmamıştır, olmamıştır. Ama neden özellikle belli bir yere gittiğinizi soranlar veya tatil biçiminizi sorgulayanlar olmuştur.

Sanırım herkes seyyah değil. Olmak istemiyorlar ve bunda da garip bir şey yok. Bir kısmımız sık sık yeni yerler görmeyi seviyoruz, bir kısmımız ise bilip tanıdığımız yerlerde olmayı. Peki size sorarlarsa “Neden geziyorsun?” diye, aşağıdaki sebepleri mi sayıyorsunuz?

 

  • Yeni bir deneyim için geziyorum: Yeni yerler farklı yaşam biçimleri de demek. Kahveyi başka yapmak, evleri başka inşa etmek, çiçekler ve böcekler demek.
  • Kendimi bulmak için: Gezerken birçoğumuz kendimizde daha önce fark etmediğimiz bir şeyi fark ediyor, kafa dinliyor ve sorularımıza yanıtlar buluyoruz.
  • Dil öğreniyorum: Bir yabancı dil en iyi yerinde öğrenilir.
  • Eğitim alıyorum: Kısa süreli atölyelerden doktoraya – uzun süreli kalmalar da seyahat sayılabilir belki. Ne dersiniz?
  • Eğleniyorum: Çok detaylı ve derin amaçlar gütmeden sadece gezmek için gezmek de mümkün.
  • Alışkanlık oldu: Hayatımızın bir parçası olmuşsa gezmek sürekli yollara düşeriz.
  • Kıymet bilmek için: Gezdikçe insan yanındakilerinin kıymetini daha iyi bilmeye başlıyor.
  • Doğa sporları için: Belli doğa sporları için belli mekanlar daha ön plana çıkıyor.
  • Yemekler ve kültür için: Bir yerin yemeklerini tatmak, müziklerini dinlemek en iyi oraya gitmekle yapılmaz mı?
  • Sadece dinlenmek için: Neresi olduğu fark etmeden mekan değişikliği yaparak dinlenmek mümkün. Tebdil-i mekanda ferahlık vardır.
  • Kaçmak için: Sadece ve sadece uzaklaşmak için de gezilir.
  • Zorlukları aşmak için: Çok gezen çok zorlukla karşılaşır ve onlarla baş etmeyi öğrenir.
  • Sağlık: Belli yerler belli konularda sağlığa iyi gelebilir ve tıp o yerlerde belli konularda uzmanlaşmış olabilir.
  • Sevdiklerimizi ziyaret etmek için de yollar gideriz.
  • İş seyahatlerini de atlamamak lazım.
  • Yeni insanlarla tanışmak en önemli nedenlerden.
  • Ya gençlik kampları?
  • Yardım kuruluşlarıyla hareket edebiliriz.
  • Belki bir turnemiz vardır.
  • Kültürel bir etkinliğe, ne bileyim Domates Festivali’ne, Slayer konserine gidersek?
  • Biraz romantizm yaşamak da bir sebep.
  • Sevdiklerimize güzel anlar yaşatmak da.
  • Ailece anımız olsun diye.
  • İdeallerimiz ya da inançlarımız için de yola düşeriz.
  • Öylesine de.

why-travel-locally-03-Feb-12

Siz neden seyahat ediyorsunuz? Aman boşversenize. Kimseye hesap vermeden gezmenize bakın.

 

Okumaya Devam Et

“Seyahat insanı değiştirir” diyorlar. Değiştirmez mi?

Seyahat eden sadece yeni yerler değil, yeni yaşam biçimleri de görür. Öğrenir, gelişir, deneyim kazanır.

Peki seyahatle birlikte bünyede ne gibi değişiklikler oluyor bir bakalım:

  1. Daha sosyal biri oluyorsunuz: Seyahat sırasında yeni insanlarla tanışıyor, yolculuğa birlikte çıktığınız kişileri daha yakından tanıyıp insanoğlu hakkında daha fazla bilgi sahibi oluyorsunuz.
  2. Hayata güveniniz artıyor: Seyahatlerde yaşadığınız güzel anlar ve zorluklar hayatta kalma becerilerinizi artırdığı gibi sizi mutlu ve güvenli biri yapıyor.
  3. Daha uyumlu biri oluyorsunuz: Özellikle seyahat arkadaşlarınız varsa zaman zaman ortak noktada buluşmanız gerekiyor.
  4. Daha maceracı oluyorsunuz: Seyahat ettikçe yolunuzu yordamınızı biliyor ve maceralara atılmaktan kaçınmıyorsunuz.
  5. weary-travelerMaddiyata daha az önem veriyorsunuz: Seyahate çıkarken yanınıza her şeyi alamazsınız. Deneyimlere önem verip az ile yetinmeyi öğreniyorsunuz.
  6. Mutluluğunuz artıyor: Tüm bu becerilerle daha mutlu biri haline geliyorsunuz.
  7. Dünya ile ilgili daha çok bilgiye sahip oluyorsunuz: Coğrafya, tarih ya da dil derslerinde öğrenemediklerinizi gezerek öğreniyorsunuz.
  8. Kendinizi ve insanları daha iyi tanıyorsunuz: İnsanları daha iyi tanıyorsunuz demiştik. Kendinizi de daha iyi tanıyorsunuz. Hayattaki konumunuzu anlıyorsunuz.
  9. Doğaya ve gelecek nesillere daha çok saygı gösteriyorsunuz: Tabiatın şahanelerini görünce gelecek nesillere daha çok güzellik bırakmak için elinizden geleni yapıyorsunuz.
  10. Araştırma yapmak kolaylaşıyor: Uygun seyahat fikirlerini araştırırken, nerede ne yapılırları öğrenirken daha iyi bir araştırmacı oluyorsunuz.
  11. Birden fazla hayat yaşıyormuş gibi oluyorsunuz: O kadar yer, o kadar insan, o kadar kültür – yepyeni hayatlar görüp farklı karakterlere bürünüyor, tek bir hayata sayısız hayat sığdırıyorsunuz. Aferin size. Gezmelere devam

 

Okumaya Devam Et

Yanlış okumadınız. Yapılmaması gerekenler, yapılmazsa daha iyi olan durumlar. Hem akıllı çözümler hem de keyifli anlarla dolu bir seyahat için yapmamız gerekenler olduğu gibi yapmamamız gerekenler de var. “Off, tatilde de yasaklar mı?” diyor olabilirsiniz.

Yasaklar değil belki ama yapmamanız halinde tatilinizi daha hoş kılacak birtakım durumlar var. Birçoğumuz bu durumlarla karşılaşıyoruz. Belki birlikte ders çıkarırız:

  1. Paranızı çarçur etmek
Beautiful hot air balloon over cloudy blue sky
Beautiful hot air balloon over cloudy blue sky

Turistik mekânlar, Eiffel Kulesi’nin yanı, Aya Sofya’nın karşısı gibi yerlerde yemek yemek veya alışveriş yapmak çoğu kez pahalıya patlayacaktır. Turistik mekânların birkaç blok, sokak, cadde ötesine gidip buralarda yemek yemek ve alışveriş yapmak daha hesaplı olabilir.

 

Döviz alacaksanız havalimanını değil, tanıdığınız, yerel döviz bürolarını tercih edin.

 

  1. Sağlık sigortası yaptırmayı ihmal etmek

Tatildeyken en son düşünmek istediğiniz şey hastalıklar değil mi? O halde sağlık sigortası yaptırmak olası zor durumlarda sağlığınızı korumanın yanı sıra bir gönül rahatlığı da sağlayacaktır.

 

  1. Kalacak yer konusunda iyi bir araştırma yapmamak

Bütçenize, tercihlerinize ve gittiğinizin yerin ulaşım imkânlarına göre bir yer tercih edin. İster hostel, ister ev, isterse beş yıldızlı bir otel olsun, kalacağınızın mekânın özelliklerini ve yerini önceden bilin ki sonra bir sürprizle karşılaşmayın.

 

  1. Ulaşım hakkında önceden bilgi edinmeyi ihmal etmek

 

Yine bütçenize ve tercihlerinize uygun ulaşım seçeneklerini araştırın. Mümkünse taksilerden uzak durun. Kullanacağınız tren, feribot gibi taşıtların kalkış saatlerini ve duraklarını çok iyi inceleyin.

 

  1. Bütçeyi düşünürken zaman ve konforu göz ardı etmek

Seyahatlerin dinlenceden eğlenceye, maceradan profesyonel amaçlara farklı sebepleri var. Bütçenize uygun davranmaya çalışırken sizi çok yoracak ve zaman kaybettirecek durumlar yerine optimum tercihlerde bulunun.

  1. Seyahatinizin zamanlamasını göz ardı etmek

Bazen bir tatili bir sene önceden planlamak daha hesaplıyken bazen de son anda uygun paketler çıkabiliyor. Uçuşunuzdan üç-dört ay önce bilet almanız uygun olacaktır.

 

  1. Turist ofislerine uğramamak

Gezi rehberlerinin/kitaplarının dışına çıkın ve gittiğiniz yerle ilgili en güncel bilgileri turist ofislerinden edinin.

Okumaya Devam Et

Eşim gezgin. Ben de gezginim.

Birkaç aylık bebeğimiz de gezgin.

Belki bize kızıyorsunuz: “Ufacık bebekle gezilir mi?” Belki nasıl gezdiğimizi merak ediyorsunuz.

Minicik bebekle nasıl gezilir? Seyahat bazen bir zorunluluk.

 

download

Hem kolay hem de zor. Biraz bakış açınıza, biraz da yaşadığınız deneyimlere bağlı.

İyi deneyimler yaşarsanız daha güvenle hareket ediyorsunuz.

Bu kez kişisel bir yazıya giriştim ama bir gezgin en çok kendi deneyimlerinden dersler çıkarıp paylaşır, öyle değil mi?

Daha önce de bebekler ve çocuklarla seyahate değinmiştik.

Birçok kişi çocuk olduktan sonra hayatlarının kısıtlanacağından endişeleniyorlar.

Elbette hayatınıza bir varlık daha giriyor ve matematiksel olarak kendinize ayırabileceğiniz vakit azalıyor. Bu hayat kalitenizin düşeceği anlamına gelmiyor. Aksine farklı anlamlar buluyor ve o yeni varlıkla hayatı sıfırdan tanıyıp anlamlandırıyorsunuz.

Gezmeyi seven biriyseniz çocuk sahibi olmak sizi korkutmasın.

 

Happy children on beach
Happy children on beach

Dilerseniz kendi deneyimlerimi anlatarak nelerin zor ve kolay olabileceğini paylaşayım.

  1. Öncelikle bebeğinizi eskiden yaygınca inanıldığı gibi bir aylık olmadan, kırkı olmadan dışarı çıkarmamak diye bir şey yok. Sağlık bir bebek şartlar el veriyorsa çok kalabalığa karışmadan ve uzun uzun dışarıda tutulmadan gezdirilebilir. Bunun bir avantajı hem sizin hem de bebeğinizin birlikte gezmeye alışmanız. Biz bebeğimizi henüz bir haftalıkken kısa bir yürüyüşe çıkardık. Ardından gelen günlerde de bebekle ilgili resmi işlemler için onu dışarı çıkarmamız gerekti. Herhangi bir sorun yaşamadık. Sadece bebek arabasını nasıl süreceğiniz, dışarıda bebeği nasıl emzirip ya da besleyip altını değiştireceğiniz başlangıçta bir soru işareti oluyor. Tabii hemen yanıtlarınıza kavuşuyorsunuz.
  2. Sokağa çıkmayı hallettik. Taksi ya da özel araç ile seyahat etmek büyük sorun değil. Trafik yoksa – diye düzelteyim. Toplu taşıma bir sorun. Bu konuda bebekle deneyimim az. İstanbul gibi şehirlerde bebekle seyahat zor olmalı. Yoğun olmayan hatları tercih etmek bir çözüm olabilir. Peki uçakla seyahat? Bizim gibi ülke dışındaysanız ve anne-babalarınız yaşlıysa çocuk henüz birkaç haftalık iken seyahat etmek durumunda kalabilirsiniz. En güzeli hem sizin hem de bebeğin muayeneleri tamamlandıktan ve mümkünse ilk aşısı olduktan (ülkeden ülkeye aşı zamanları değişiklik gösteriyor) sonra uçağa binmeniz.
  3. Bebekle valiz hazırlamak pek zevkli. Miniklerin araba, araba koltuğu, kanguru, ana kucağı vb. bir sürü aksesuarları olabildiği için tek valizle seyahat etmek büyük kolaylık sağlıyor. Hatta seyahatiniz uzun sürmeyecekse (bir hafta kadarsa) kabin boyu bile yeterli olabilir. İlk bebeğiniz ise “iki-üç kişinin eşyaları nasıl o valizlere sığıyor?” diye düşünebilirsiniz. Biraz düzenleme ile alakalı. Minik için bir sırt çantası ve çantanın içinde bebek bezi, yedek giysi gibi eşyalar ile sizin evraklarınız, valizin içinde de bebeğe bolca yedek giysi ve gerekiyorsa biberon, diş kaşıyıcı, oyuncak, kitap gibi eşyalar, kendiniz ve eşiniz için birkaç hafif giysi – işte bu kadar.
  4. Biz şehir içinde biraz daha sağlam, uçak yolculukları için daha hafif birer araba tercih ettik. Bebeklerle yaşam açısından birçok olanak sağlayan ve ucuz bir yerdeyiz. Ülkemizde araba fiyatlarının çok pahalı olduğunu görüyorum. Yine de biraz araştırma ile daha uygun araçlar bulunabilir. Hafif ve çabucak katlanabilen bir bebek arabası uçakla yolculuk için ideal. Hiç sıkıntı yaşamadık.
  5. Bir bebek için uçakla yolculuğun en büyük sorunu kulak tıkanıklığı olarak tarif ediliyor. Bizim minik adam için bu sorun olmadı. Her birey ve her bebek farklı tabii. Kulaktaki basınç değişikliğini gidermek için yutkunmak öneriliyor ya, bunun için de bebeğe emzik, biberon verilmesi ya da emziriyorsanız kalkış ve iniş esnasında onu emzirmeniz de tavsiye ediliyor. Burada zor olan nokta şu: bildiğim kadarıyla transatlantik uçuşlar hariç bebeklere uçaklarda ayrı bir bassinet, koltuk vs. verilmiyor. Araba koltuğu vb. de uçağın kargo bölümüne konuyor. Bebeğinizi bir kemer ile kendi kemerinize bağlıyorsunuz.

Bebek çok ufak ise (3 aydan küçük) boynunu dik tutamadığından yatay pozisyonda tutuyorsunuz bebeciği. O zaman da boyutlar ve konum emzirmeye el vermeyebiliyor. Emzik ya da biberon kullanmayan bir aileyseniz tek yapacağınız bizim gibi emniyet kemeri ikaz ışıklarının sönmesini beklemek. Ondan sonra bebeğinizi gönül rahatlığıyla emzirin.

  1. Bunların hiçbiri değil belki ama havalimanları ve uçaklardaki hastalık riski çok büyük bir problem. Sağlıklı bir bebeğiniz olsa da, aşıları muntazam yapılsa da havalimanları kalabalık ve havalandırma açısından sorunlu yerler. Uçaklar ise kimse kızmasın ama her zaman özenle temizlenemiyor. Bir önceki uçuş rötar yaparsa! Yaşadık. Havalandırması kötü daracık bekleme alanlarında birçok insanla bekledik. Temizlenmemiş koltuklara oturduk. Dahası bebeğin altını değiştirmek için yetişkinlerle aynı daracık tuvalete mecbur kalıyorsunuz. Ellerinizi sık sık yıkamak, alt değiştirme muşambaları, matları kullanmak biraz daha hijyenik bir ortam sağlayabilir.
  2. Sosyal baskı! Bu da en az mikroplar kadar kötü. Bebeğinizin sorumluluğu size ait. Ona en iyi şekilde bakmakla yükümlüsünüz. Hiçbir sağlıklı ebeveyn bebeğine ufacık bir zarar gelmesini dahi istemez ve ona göre önlemlerini alır. Ancaaak diğer yolcuların gözünde bebeğinizi dışarı çıkardığınız için birer canavar, onu uçağa bindirdiğiniz için Godzilla gibi görülebilirsiniz. Bebeğinizi uçağa bindirip bindirmemek de sizin elinizde tabii. Yolculuklarda çocuğunuzla ilgili iyi veya kötü niyetli birçok soruya maruz kalabilirsiniz. Bunlara komik birer olay gibi bakıp doktorunuzun önerilerini uygulamaya devam edin.
  3. Çok uzun uçuşlar hakkında bir şey söyleyemeyeceğim ama minikler 3-4, 4-5 saatlik uçuşlarda ihtiyaçları giderildiği müddetçe çok rahatsız olmuyorlar. Yeni ama güvenli yerlerde bulunmak onlara da iyi geliyor.
  4. Daha önce de söylemiştim değil mi? Yanınızda, yakınınızda bol bol yedek giysi, bebek bezi, ıslak mendil, kağıt mendil, kendiniz için dezenfektan vb. bulunsun.

Katlanabilir çantalar kullanıyoruz. Özellikle şunu öneririm: Roll N Go Oldukça pratik. Bebeğin eşyalarını ve kendi eşyalarınızı ayrı bölmelere koyabiliyorsunuz.

Çocuklarla seyahatle ilgili geniş kapsamlı yazımızdan da faydalanabilirsiniz:

/cocuklarla-seyahat/

Okumaya Devam Et

Tatil günlük yaşantımızdan uzaklaştığımız için güzel.

Günlük sıkıntılar ve rutinler seyahatlerimizin bir parçası değil. Değil ama olmalı mı?

Beyin birtakım alışkanlıklar, rutinler, düzenli hareketler sayesinde dinlenebiliyor ve diğer işlere daha çok zaman kalıyor.

Sık sık seyahat etmek insanı geliştirdiği gibi beynini ve vücudunu yorabiliyor, düzen oluşturmasına engel oluyor.

Oysa birkaç alışkanlığı seyahatlerde devam ettirmek beyninizi ve vücudunuzu dinlendirmenize yardımcı olup tatilden döndüğünüzde hayatınıza daha kolay uyum sağlamanıza yardımcı olabiliyor.

images (2)

Seyahatte normal yaşantınızı devam ettirmenizin neden önemli olduğunu birlikte özetleyelim:

  1. Uyku düzeninizi korumanız beyninizi ve bedeninizi zinde tutmanıza ve tatil dönüşü rahat uyumanıza yardımcı olur.
  2. Beslenme biçiminiz ve saatlerinizi devam ettirmeniz yine tatil ve tatil sonrası için rahatlık sağlar.
  3. imagesSpor veya meditasyon yapıyorsanız yolculuğun yorgunluğunu atar ve tatil sonrasında spordan uzak hissetmezsiniz.
  4. Düzenli hobileriniz varsa gittiğiniz yerlerde de mümkün olduğunca bu hobilere devam etmek hem gidilen yerin kültürünü anlayıp yeni arkadaşlar edinmenize yardımcı olur hem de kendinizi geliştirmeye devam edersiniz.
  5. Sürekli iletişimde olduğunuz en yakınınızdaki kişilerle haberleşmek de kendinizi iyi hissetmenize ve seyahat sırasındaki deneyimlerinizi onlarla paylaşabilmenize yardımcı olacaktır.
  6. Tatil sırasında birtakım alışkanlıklarınızı devam ettirmek hem tatilde huzurlu olmanızı hem de tatil sonrası yaşantınıza uyum sağlamanızı kolaylaştırır.

 

Tabii siz siz olun tatili tatil olarak yaşayın ve onu günlük yaşantımızdan ayıran birtakım özellikleri de koruyun. Yani dengeli olarak hayatınızı kolaylaştıran alışkanlıklarınızı devam ettirin ama daha ciddi ve stres kaynağı olan alışkanlıklarınıza biraz ara verin.

images (1)

Okumaya Devam Et

Dünyayı gezmek, farklı ülkeler görmek, farklı deneyimler yaşamak çok masraflı gibi görünüyor olabilir. Otellerde kalıp uçakla ulaşımı tercih ettiğinizde bu doğrudur da.. Ama seyahat etmenin, yeni ülkeler görmenin, farklı kültürler ve deneyimler yaşamanın başka yolları da yol değil…

Dünyayı ücretsiz gezmek için birtakım seçenekler:

  1. Gönüllülük Projeleri: Dünyayı seyahat etmek için hala en güvenilir ve en eğlenceli seçeneklerden biri gönüllülük projelerine dahil olmak. Hem manevi getirisi de cabası.
  2. Ev Bakıcılığı: Tatile çıkarken evimize, varsa beslediğimiz hayvanlar, bahçemize kim bakacak? Neyse ki birileri bunu düşünmüş. Mind My House gibi sitelere yıllık az bir miktara üye olarak tatile çıktıklarında evlerine bakılmasını isteyen kişilerin evlerinde kalabilirsiniz.
  3. Freeby_Travel_1P3770
  4. Couch Surfing: Duymayan kalmasın. Kalmamıştır zaten. Doğru kişileri seçerseniz oldukça güvenilir bir hizmet.
  5. WWOOF: World Wide Opportunities on Organic Farms gezginlerin çiftliklerde yemek ve konaklama karşılığında çalışmalarını düzenleyen bir kuruluş.
  6. İngilizce Öğretmenliği: TESOL ya da TEFL sertifikalarını alarak dünyanın her yerinde İngilizce öğretebilirsiniz.
  7. Paylaşım: Gruplar halinde dolaşarak, araba kiralama vb. harcamalarınızı paylaşarak ucuza seyahat edebilirsiniz. Seyahat kulüplerine katılmayı ihmal etmeyin.
  8. Yarışmalar ve Burslar: Özellikle öğrenciler için birçok seyahat yarışması, staj veya seyahat bursu var. Bunların bir kısmını seyahat dergileri veya kulüpleri, doğa ve bilim dernekleri düzenlerken bir kısmı da tur şirketleri veya okullar tarafından düzenleniyor. Genelde seyahat yazısı veya fotoğraf yarışması oluyor bunlar.
  9. Kamp Kurmak: Hava bedava, su bedava. Eğer sırt çantanızı takıp yürümeye, yıldızların altında kamp kurmaya, otostop çekmeye alışkınsanız doğa ananın kapıları size ardına kadar açık.
Okumaya Devam Et

8 Adımda Valiz Hazırlama Rehberi

Ne tür bir seyahate çıkarsanız çıkın, hem ihtiyaç duyabileceğiniz herşeyi yanınızda taşımak hem de valizinizin daha hafif olmasını isteyeceksiniz. Etkili valiz hazırlama teknikleri ile yerden tasarruf edip daha küçük alana daha fazla şey sığdırmanız mümkün. Ayrıca bunun gibi valiz düzenleyiciler kullanarak eşyalarınızın kırışmadan sabit bir şekilde kalması ve daha az alana daha fazla şey sığdırmanız da mümkün.

Pantolonlar-

Pantolonları asarken yaptığınız gibi katlayın. Bel kısımları valiz in içinde, paçaları dışarıda kalacak şekilde yerleştirin.

Çorap, çamaşır, vb.

Çorap, çamaşır, kravat, fular ve benzer ufak tefek şeyleri kilitli poşetler ile paketleyin, ayakkabılarınızın içine yerleştirin. Böylece hem boş alanı değerlendirecek hem ayakkabılarınızın şeklinin bozulmasını önleyeceksiniz.

Kemerler

Kemerlerinizi bavulunuzun iç tarafına, açık pozisyonda yerleştirin.

Ayakkabılar

-Ayakkabılarınızı valizin tabanına veya tekerleklerin hemen üzerine yerleştirin. Diğer ağır eşyaları da yanına yerleştirin.

Kıyafetler

Kalan kıyafetleri titizce rulo edip pantolonların üzerine yerleştirin. Titiz rulolarsanız, hem daha az yer kaplar hem kırışmazlar.

Pantolonlar

Pantolonların paçalarını, az önce koyduğunuz kıyafetlerin üzerine kıvırın. Böylece, kat izi oluşmasını önlemiş oldunuz.

Ivır zıvır

Çanta, şapka, vb. ilk önce ihtiyacınız olacak şeyleri en üste yerleştirin.

Hazırsınız. İyi Yolculuklar!

Okumaya Devam Et