Sepet Özeti

Erasmus hala çok talep görüyor değil mi? Hatta “Bizim zamanımızda Erasmus vardı da biz mi gitmedik?” diyen yakınlarımız oluyor.

Avrupa Birliği’nin dünyaya kazandırdığı en güzel programlardan biri öğrenci değişim programı Erasmus. Belli bir süreliğine farklı bir ülkeye gidip orada eğitim görüyor, yaşam masrafları yardımı alıyor, akademik araştırma yapıyor, belki staj yapıyor ve bol bol gezebiliyorsunuz.

Hatta ülkemizdeki birçok öğrenci için yurtdışına çıkılan ilk dönem oluyor Erasmus dönemi. E gidilen ülke Schengen kapsamında bir ülke ise değmeyin bizim gençlerin keyfine! Avrupa içinde uygun uçak ve tren biletleri, otobüs hizmeti ya da araba kiralama şansı bol bol bulunuyor. Gidilen okullar kendileri de birtakım geziler düzenliyorlar. Bu komşu ülkelere de olabiliyor. Öğrenciler kendileri gruplar halinde de zaman zaman seyahat ediyorlar. E zaten Erasmus’a gidildiyse mutlaka başka Avrupa ülkelerine de bir uğranmalı.

Erasmus elbette öncelikle bir eğitim programı. Amaç dünyanın farklı yerinden öğrencilerin (Türkiye dışında da birkaç Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkeyi kapsıyor olmalı – programın adı farklı olsa da yine değişim programı) altı aylık, bir senelik süreler dahilinde bir Avrupa ülkesinde (veya Türkiye’de) eğitim görmeleri veya staj yapmaları. Erasmus’a gidip iyi bir eğitim almak, gidilen yerde alınan dersleri Türkiye’ye dönünce saydırmak mümkün. Zaman zaman farklı projelerle Erasmus’u uzatmaka da mümkün.

Ama eğitimin de ötesinde bir program Erasmus, kabul edelim! Belki Almanya’da ilgilendiğiniz akademik araştırma konusuyla ilgili çok imkan vardır. Tamam, ders de çalışın. Ödev de yapın. Sınavlara da girin. Fakat Erasmus’a gitmişken Erasmus parti ve etkinliklerini, gittiğiniz yerin dilini azıcık da olsa öğrenmeyi, kültürünü tanımayı ve en önemlisi de seyahat etmeyi ihmal etmeyin. Gidilen ülkeye göre aldığınız burs yaşam masrafınız dışında seyahatlere de yetebilir. Zaten gittiğinizde mutlaka seyahat etmenin yöntemlerini öğreneceksiniz. Örneğin Almanya’da araba paylaşımı yaygın. Birçok eyalet öğrencilere eyalet içindeki hızlı olmayan trenlere ve otobüslere ücretsiz binme hakkı sağlıyor. Sonra hafta sonları aileler için düşünülmüş beş kişilik indirimli tren biletleri oluyor. Siz nasılsa gidince bulursunuz.

erasmus-anniversary

Erasmus sırasındaki seyahatin bazı olmazsa olmazları var:

  • Hostellerde kalmak,
  • Minik seyahat çantaları ya da sırt çantalarıyla dolaşmak,
  • Bir yerde araç beklerken uyuklamak,
  • Marketten sandviç alıp yola devam etmek.

Böyle dediysek pek tabii siz başka şekilde de seyahat edebilirsiniz. Lakin iyi bir çanta veya sırt çantasına, bakım ürünleri için çantalara, elektronik aletleriniz için çantalara yatırım yapmak sık seyahat edebileceğiniz için mantıklı olacaktır. Havalimanlarında kestirirken seyahat yastığına sarılmak istemez misiniz? Bizi boyun ağrılarından kurtarmıştı. Avrupa içinde Ryanair, EasyJet, Germanwings gibi uçak firmalarının uygun fiyatlı uçuşları yaygın. Bu uçuşlarda çoğu kez bagaj sınırlamaları oluyor. Bu sınırlamalara göre bir kabin valizi almak da olası. Çok iyi bir fikir olabilir hatta.

Erasmus hayatınızın en güzel evrelerinden biri olabilir. Eski bir Erasmus öğrencisi olan Guiseppe Turchiaro’nun Erasmus Sonrası Sendromu hakkındaki videosu bu konuda size biraz fikir versin:

https://www.youtube.com/watch?v=S5qdR2ssi7I

Zaten bunu yaşamamak için en iyi çözüm Erasmus sonrasında da sık sık seyahat etmek, arkadaşlıklarınızı devam ettirmek. Erasmus’a gidemezseniz de üzülmeyin. Bin bir türlü proje ve burs var. Yine de gittiğiniz yerlerde Erasmus öğrencileriyle tanışmaya gayret edin. Genelde eğlenin kaynağı onlar oluyor.

Aman Erasmus, canım Erasmus.

Ne demişler, bir kere Erasmus, sonsuza dek Erasmus.

Not: Bizden duymuş olmayın ama L’auberge espagnole, Les poupées russes ve Casse-tête chinois seyahat tutkunuzu artırabilir.

Erasmus+21

 

 

Okumaya Devam Et

İnsanın hayattaki dönüm noktalarından biri seyahatler olsa gerek. Hele hele farklı olduğu düşünülen ülkelere seyahat etmek ne kadar önemli, değil mi? Kaç yaşında olursanız olun yurtdışına ilk kez çıkmak biraz ürkütücü, biraz da heyecanlı gelebilir.

Gittiğiniz yerin dilini biliyorsanız, kültürüne biraz aşinaysanız, o yerden insanlarla daha önce tanışmışsanız işiniz daha kolay.

Eğer gittiğiniz yerin dilini ya da herhangi bir yabancı dil bilmiyorsanız ise üzülmeye gerek yok – heyecanlı bir yolculuk sizi bekliyor. Hem zaten turlar var, şirketler çalışanlarını gönderirken bazen tercüman da görevlendiriyorlar. Belki kafilenizde dil bilenler vardır. Çözüm çok.

Nereye gittiğiniz, neden, kimlerle, ne kadar süre gittiğiniz, nasıl hazırlık yaptığınız, hangi havayoluyla (ya da başka seyahat yöntemiyle) yolculuk yaptığınız, yılın hangi zamanında gittiğiniz önemli faktörler. Öğrenci, emekli, çalışan olmanız dahi deneyiminizi farklılaştıracak.

Yurtdışına ilk kez çıkacakların bu önerileri akıllarında bulundurmalarında fayda var:

Öğrenci misiniz? İngilizce ya da gideceğiniz yerin dilini biliyor musunuz? O zaman çok araştırma yapmayın. Her şey size yeni gelsin. Bir konu dışında. Gittiğiniz yerin yasal beklentilerini takip edin. Vize almak, götürülebilecek şeyler vs. Ama iyi hazırlanmış bir valiz ya da sırt çantası size yeter.

 

Hava Alanı Deneyimi

Pasaport kontrolleri ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor. Türkiye’den çıkarken öncelikle havalimanında havayolu şirketinizin kontuarını buluyorsunuz. Bagajınız varsa teslim ediyorsunuz. Gerisi rahat. Yurtdışında ikamet etmeyen TC vatandaşları çıkışlarda harç pulu alıyorlar. Bunu yine – eğer değişmediyse, bir bakın, bazen bankalar da alıyor – havalimanından alabilirsiniz.

Sonra pasaportunuz ve biletiniz ile birlikte Türkiye’den çıkış yapıp Duty-Free’lerin bulunduğu alana giriyorsunuz. Uçuştan en az iki saat önce havalimanında olmak önemli. Trafik dışında uçuşla ilgili değişiklik, bayram zamanlarında, hac dönemlerinde havalimanında sıra gibi durumlar olabiliyor. Siz siz olun, özellikle ilk seferde erken gidin.

Özellikle Atatürk Havalimanı dünyanın en pahalı havalimanlarından biri. Eğer gideceğiniz yerdeki tanıdıklarınıza Türkiye’den bir şey götürmek isterseniz lokum gibi kuru giyecekler tercih edebilir veya Türkiye’deki kültürleri simgeleyen anahtarlık, süs eşyası vs. alabilirsiniz. Bunları uçuştan önce almak ve valizde tutmak hesaplı olacaktır. Güvenlik aramalarında yanınızda su bulundurulması istenmediği için suyunuzu da önceden için.

Havayolunuz yemek ikramında bulunmuyorsa, havalimanına gelmeden önce atıştırmak da mantıklı. Tuvalet ihtiyacınızı uçuştan önce giderin.

Havalimanında ekranları ve tabelaları takip edin. Kapınız değişebilir. Kapınıza son anda gitmeyin. Erken gidip bekleyin. O arada sıkılmamak için birşeyler okuyabilir, dinleyebilirsiniz. Yanınızda olsun. Bazı banka kartları havalimanlarındaki lounge’larına giriş sağlıyor. Bunu da önceden öğrenin.

Sizinle aynı yere uçacaklarla daha uçağı beklerken sohbet etmek uçuş korkusu olan ya da ilk kez çıkacak olanlar için rahatlatıcı olacaktır.

 

İlk Uçağa Binme Deneyimi

Uçağa bindiğinizde görevlilerin talimatlarına uyun. Ekranlardan veya kartlardan güvenlik önlemlerini mutlaka öğrenin. Es geçmeyin! Yolculuk sırasında uyumak veya varsa havayolunun yayınladığı film, müzik vs. ile oyalanmak zamanın nasıl geçtiğini anlamamanız demek. Çok derin uyumayın ki ikram varsa kaçırmayın J Eğer bir talebiniz varsa görevlilere bildirin – yastık, battaniye, su vs.

Bazı ülkelere giriş için uçakta form dolduruluyor ve girişte o form veriliyor. Formu doldurmayı unutmayın.

Siz bunları okurken hala değişmemişse uçakta kalkış ve inişlerde elektronik cihazlarınızı kapalı tutun.

Eğer havayoluyla seyahat etmiyorsanız kara ve deniz için seyahatin uzunluğuna göre daha farklı önlemler de almanız gerekebilir – yemek, su, hava durumuna göre giysi. Gümrüklerde, sınırlarda biraz daha bekleme yaşayabilirsiniz. Emin olmak için görevlilerden bilgi alın.

 

Varış Noktanızda İlk Yapılacaklar

Yurtdışına adım attınız. Kalacağınız yere nasıl gideceğinizi önceden planlamış olmanız avantajlı olacaktır. Yok hiç planlamadıysanız genelde havalimanlarında ya da şehir merkezlerinde turist ofisleri oluyor. Oralara uğrayın. Tüm sorularınızı sorun. Haritalar varsa bunlardan edinin. Yolculuk öncesi haritalara bakmak, çıktı almak, gezi kitaplarını okumak da başka çözümler.

Gittiğiniz yerde uygun seyahat yöntemlerini de sorun. Bu bazen inanılmaz bir şekilde taksi olabiliyor. Örneğin Belfast’ta bazı noktalara otobüsle gitmektense, kısa mesafelerde taksiye binmek daha avantajlı.

Gittiğiniz yerin yemeklerine kendinizi yavaş yavaş alıştırın. Birden her yeni tadı denemeyin.

Araba kiralayacaksanız trafik kurallarını bildiğinizden emin olun.

Yine gittiğiniz yerde size her şey yeni gelebilir. Çok alışveriş yapmayın. Sadece gittiğiniz yerde bulabileceğiniz, uygun ürünleri satın alın.

unnamed

Eğer hattınızı kullanmak istiyorsanız yurtdışına açık olduğuna, roaming’in kapalı olduğuna, uygun bir yurtdışı paketine sahip olduğunuza emin olun. Kart kullanmayacaksanız yanınıza yeterli miktarda döviz alın. Valizinizi özenle hazırlayın. Ne de olsa ilk kez yurtdışına çıkıyorsunuz. Bu sizin hakkınız.

İngiltere, Amerika gibi bazı ülkelerde elektrik prizleri farklı. Cep telefonu bilgisayar ve tabletlerinizi şarj etmek sorun olabilir. Bu nedenle priz dönüştürücülere veya şarj adaptörlerine ihtiyacınız olacak. Dönüştürücüleri yerinde almak daha mantıklı ama Türkiye’de uygun fiyata buluyorsanız alın. Bazı oteller dönüştürücü bulunduruyorlar ama buna güvenmeyin çünkü sizin gibi birçok kişi o dönüştürücülere ihtiyaç duyabilir. Solaress.net te bütün ihtiyaçlarınızı bir arada karşılayabilecek bu ürünlerden birini tavsiye ederim.

Dünyanın neresine giderseniz gidin insanların hem aynı hem de farklı olduklarını göreceksiniz. İnsan beyni de bedeni de yeni ortamlara bir süre sonra alışıyor. Varış noktasına gelip bir güzel dinlenince yeni mekanınız size tüm sihrini sunmaya başlıyor. Endişelenecek bir şey yok. Avrupa’nın birçok ülkesinde Türkçe konuşan ya da size kaybolmanız halinde yardımcı olacak, sizi bir tercümana yönlendirecek birçok insan var. Merkezi yerlerde dolaştığınız müddetçe sorun yok.

Neticede gittiğiniz yerden keyif alın ve deneyiminizden çok şey öğrenin ki devamı gelsin!

 

Okumaya Devam Et

Bir klişe – “Hindistan yavaştan kendini sevdirir.”

Hindistan’a gitmek isteyen biri Hindistan’ı gitmeden sevmiştir zaten. Başka türlüsü mümkün değil!

Bir seyahat lokasyonu olarak Hindistan hem klişelere hem de tahmin edilemez hayallere hitap ediyor. Hindistan’a gitmeye karar vermiş olan bir seyyah hem onun gizemlerine nail olmalı hem de hiç olmayanı beklemeli.

Hindistan uzak bir yer gibi gözükse de uçak biletleri özellikle aktarmalı olunca pahalı değil. Mevcut durumda T.C. vatandaşlarından vize isteniyor ama vizenin aynı gün içerisinde dahi çıkabilmesi mümkün.

Bu arada en önemlisi eğer Hindistan gibi büyük ve eski bir medeniyeti biraz olsun tanımaya niyetiniz varsa oraya uzun bir tatilinizde gitmeniz. Vizeyi kolayca aldınız, bileti de buldunuz. THY en son durumda Mumbai ve Yeni Delhi’ye uçuyordu. Doğrusu Mumbai eski adıyla Bombay Yeni Delhi’den biraz daha sevimli bir şehir. Ama Hindistan’ın nerelerine gideceğinize göre ilk uçacağınız şehir de değişebilir.

Bir yazıda Hindistan’ı anlatmak çok zor. Biz yine de tüyolar vermeye çalışalım çünkü seyahat edilmek istense de çekinilen mekanlardan biri Hindistan.

Her şeyden önce gitmeye değiyor. Klişe gibi duruyor belki: Nasıl bir insan olursanız olun Hindistan seyahati size çok şey öğretiyor. İlla ki mistik olmanıza gerek yok. Sonunda değişmiş oluyorsunuz.

Gideceğiniz mevsimi iyi ayarlayın. Musonlara denk gelmemesi işinizi kolaylaştırabilir. Gitmek istediğiniz şehirleri de biraz düşünün ama çok araştırma yapmayın. Hindistan’ın keyfi süprizlerle çıkıyor. Tek başınıza giderseniz dinlenip taptaze dönersiniz. Arkadaşlarınızla giderseniz belki biraz daha güvende hissedebilirsiniz. Hindistan bir macera ise siz karar verin.

Enflasyon oranları yüksek olsa da hala ucuz bir ülke. Her bütçeye uygun konaklama mümkün. Ülke içinde seyahat daha çok trenle ve ucuza sağlanabiliyor. Çok büyük bir ülke olduğunu, haritada birkaç saat gözüken yerlerin çok uzak olabileceklerini unutmayın. Hindistan’a giderken hafif bir sırt çantası hazırlamak, içine de kollarınızı, bacaklarınızı kapatan rahat ve bol giysiler koymak, yağmurluk, hafif bir mont, kuzey bölgeleri için hafif bir hırka, rahat sandaletler ve ayakkabılar, bol bol el dezenfektanı, zaman zaman başınızı ve yüzünüzü tozdan korumak için şal koymak önemli. Sade, gösterişsiz ve eski giysilerinizi yanınıza almanız mantıklı olur zira hala toprak yolları olan ve insanlarının mütevazı bir yaşam sürdükleri bu ülkede çok dikkat çekmek istemezsiniz.

Hindistan insanı genelde İngilizce biliyor. Yine de soru sormak istediğinizde daha merkezi yerleri tercih ederseniz iyi olur. Böylelikle yanlış yönlendirilmezsiniz.

Sokaktan yemek yememek, kapalı olduğundan emin olduğunuz sulardan satın almak, etten mümkünse uzak durmak midenizi ve bağırsaklarınızı koruyacaktır. Basit bir öneri sanmayın: Ellerinizi temiz tuttuğunuz müddetçe hastalanma riskiniz azalır. Hindistan’da elleri temiz tutmak zor. Kolonyalı, ıslak mendiller, dezenfektanlar işinizi kolaylaştıracaktır. Tabii gitmeden önce gerekli aşılar varsa yaptırın. İstanbul Karaköy’de seyahat aşılarını ücretsiz yapan bir merkez var. Diğer illerde de mevcut olabilir.

 

images

Yanınıza değerli eşyalarınızı almayın – takı, bilgisayar, fotoğraf makinesi vs. İşinizi görebilecek hafif ve dikkat çekmeyen fotoğraf makineleri, telefonlar, bilgisayarlar alın. Bu mümkün değilse değerli eşyalarınızı yalnızken kullanmaya özen gösterin. Fotoğraf meraklıları için Hindistan bir cennet olabilir. Ama ilk kez gittiğinizde bir süre sonra her köşesinin çekilecek değerde olduğunu anlayıp fotoğraf çekmekten vazgeçiyorsunuz.

Yaygın sayılabilecek internet cafelerden internete girebilirsiniz. Bu cafelerde genelde pasaport numaranız da dahil olmak üzere bazı bilgiler yazmanızı istiyorlar birtakım kayıt defterlerine. Bu uygulama kendi vatandaşları için de geçerli, yani en azından onlar da bir deftere isim-soyisim yazıyorlar. Yani internete girişler kayıt altına alınıyor. Uygulama değişmiş olabilir ama internet cafelerde hesap bilgilerinizi çaldırmamaya özen gösterin. Sadece acil email haberleşmeleri yapın ve internet gezgininin geçmişini çıkarken silin.

Tüm bunları söylerken gözünüzü korkutmak değil amaç. Bazı açılardan çok tanıdık özelliklere sahip Hindistan, bazı açılardan ise ayrı bir gezegen gibi. Genelde sigara ve alkol içilmesine sıcak bakmıyorlar. Kutsallarına saygı duyup, daha büyük şehirlerinde özellikle turistlerin gittiği yerleri bulup oralarda eğlenebilirsiniz.

Zaten Hindistan’ın her köşesinde turistlere rastlamak mümkün. Bazen aynı şehre gidiyorsanız gruplar halinde hareket edebilirsiniz. Özellikle Hindistan’a alışana kadar ilk şehir değişikliğini kaldığınız yerlerde tanıştığınız kişilerle yapmak insana daha çok güven veriyor. Sonrasında ise tek başınıza yollar sizin. Paranıza göz kulak olun. Pazarlığın yaygın olduğu bir yer. Turistlerin zengin oldukları varsayılıyor. Birkaç yerden fiyat alın, rickshaw’larda rickshaw metre yoksa sürücü ile fiyat konuşun. Unutmayın rickshaw/tuc-tuc (bisikletli, motosikletli, atlı ya da yaya taksiler), taksi ücretleri, yemek, hediyelikler, tren yolculuğu, otobüs bileti, konaklama Türkiye’dekinden daha ucuz. Birkaç liraya halledilebilecek şeyler.

deposition-in-india

Hindistan’da insanların genelde sıcakkanlı olduklarını söylemek mümkün. Hatta turistlerle izinli, izinsiz fotoğraf çektirmeyi seviyorlar. Kendinizi ünlü gibi hissedebilirsiniz. Sokaklardaki çöpler veya insanların durumu sizi rahatsız etmesin. Bunlar Hindistan’ın gerçekleri ve insanlara saygı duyduğunuz müddetçe sizi bağırlarına basacaklardır.

Güvenlik ve diğer önerileri bir kenara bırakıp en keyifli kısımlara geçersek:

  • Bir rota Mumbai’den yola çıkıp güneybatı, güney, güneydoğu, doğu, sonra Hindistan’ın ortaları, oradan kuzeye gitmek olabilir. Bir diğeri ise tam tersi yön.
  • Taj Mahal’in olduğu Agra Yeni Delhi’ye daha yakın. Bu sebeple “Hell”hi’den yolunuz geçebilir :S
  • Goa daha çok bir hippi mekanı gibi. Kumsallar, deniz, sakin bir yaşantı, ağaç yapılar, gece kulüpleri… Eğer Hindistan’a başka bir noktadan giriş yaptıysanız biraz dinlenmek için ideal. Ama gitmezseniz Hint kültüründen bir şey kaçırmazsınız. Dünyanın bir çok yerinde daha iyi kumsallara sahip yerler var.
  • Hampi şahane bir şehir. Çok egzotik. Gitmeden fotoğraflarına bakmayın! Yalnızca nasıl gidileceğini öğrenin ki büyüsü bozulmasın.
  • Bengal, Chennai görülesi.
  • Kolkata çok batı etkili ama görülebilir.
  • Rishikesh sanki bir cennet. Doğa sporları ve yoga için de ideal.
  • Lucknow, Hyderabad, Kerala,
  • Amritsar Sih kültürünü görebileceğiniz ve Altın Tapınak ile büyüleyen bir yer. Hindistan-Pakistan sınırındaki (Baga Border) etkinlik de ayrıca ilginç. Tarif dahi etmeyelim!
  • Jaipur, Jodhpur, Udaipur – Racasthan (Rajasthan) başka bir dünya. Hindistan’ı en çok Hindistan yapan yerler desek yanlış olmaz belki. Bir göz atın.
  • Her bölgenin ayrı giyinme biçimi var. Uzun şalvarlar, taytlar, erkekler için bol pantolonlar, üzerinize uzun tunikler giymek Hintlilerin sizi sevmelerine yardımcı oluyor.

Hindistan söz konusu olunca söz bitmez. Şimdilik bitirelim. Siz o arada planlarınızı yapın.

 

Okumaya Devam Et

Seyahat imkânları arttıkça daha çok kişi seyahat ediyor. Şehirler, kıtalar birbirine bağlanıyor, dünya küçülüyor. Dünya küçüldükçe de bazen minik valizlerle yolculuk etmemiz gerekiyor ya da sırt çantamızı havayolu kurallarına uygun olarak hazırlamak zorunda kalıyoruz.
Tatilin zehir olmaması için yolculuğa hazırlıklı başlamak istiyoruz. “Yanımızda ihtiyacımız olan her şey olsun, fazlası olmasın, ağırlık yapmasın ama hazırlarken de bizi uğraştırmasın.” Zor bir denklem gibi dursa da aslında kolay. Uçakla seyahat edecekseniz valiz hazırlamak için işte birkaç öneri:
1. Ödevinizi yapın:
Gideceğiniz yeri ve uçtuğunuz havayolunu tanıyın. Yanınıza gittiğinizin yerin ihtiyaçlarına göre eşya alın. Örneğin tropik bir yerse kalın kazaklarınızı rafa kaldırın. Gider gitmez şampuan, diş macunu gibi kişisel bakım ürünlerine hemen erişemeyeceğinizi düşünüyorsanız minik birer ürünü çantanıza koymayı unutmayın. Uçacağınız havayolunun kabin ve bagaj sınırlamalarını önceden kontrol edin – hem ağırlık hem de hacim açısından. Aklınıza takılan bir soru varsa uçuştan önce havayolunuzdan bilgi edinin. Bağlantılı uçacaksanız ve farklı havayolları kullanıyorsanız her ikisine de uyacak şekilde valiz hazırlamayı da ihmal etmeyin. Bir de gittiğiniz yerde ne kadar kalacağınızı dikkate almalı ve ona göre hazırlık yapmalı.

2. Amacınızı hatırlayın:
Niçin seyahat ettiğiniz valizinizdeki öğeleri de belirleyebilir. İş amaçlı seyahat ediyorsanız o Hawaii gömleklere, sandaletlere gerek olmayabilir. Eğer gideceğiniz yerde sık sık yürümeyi planlıyorsanız rahat giysiler seçin. Yok eğer sahilde bol bol güneşleneceğiniz bir tatil yapacaksanız kitaplar ya da e-kitap okuyucunuz yanınızda olursa değmeyin keyfinize.

e855d9696675351b3e793c719f72dac5

 

3. Zaman tanıyın:
Valizinizi son anda hazırlamayın. Böylelikle hem gerekenleri unutmazsınız hem de fazla eşya almaktan kaçınırsınız. Nelere ihtiyacınız olacağına dair daha iyi bir fikriniz olur. Seyahat tarihiniz ve rotanız kesinleştiğinde ihtiyacınız olan eşyaları listeleyebilirsiniz. Bunlardan seyahatinize kadar kullanmayacaklarınızı bir yerde toplayın. Seyahatten önce ise mutlaka valizinizi kontrol edin. İhtiyacınız olan her şey var mı? İhtiyacınız olmayanlar var mı? Neleri el bagajınıza koymalısınız?

Tabii tüm bunlardan önemlisi pasaportunuz, eğer gerekiyorsa vizeniz, uçak ve diğer ulaşım biletleriniz, rezervasyonlarınız, çıktılarınız, kodlarınız ya da online check-in işlemleriniz tamam mı? Telefonunuzun ve diğer elektronik cihazlarınızın şarj aletleri yanınızda mı?

4. Keyif alın:
Valiz hazırlamak bazen angarya gibi gelse de aslında seyahate çıkışınızın ilk somut adımlarından biri olması açısından keyif alınabilecek bir işlem. Zaten bir süre sonra daha pratik hale gelebiliyor; kendiniz de pratik çözümler üretebiliyorsunuz.

Nereye giderseniz gidin hafif seyahat etmenin avantajları büyük.

Havayolunuzun izin verdiği boyutlarda, sağlam bir valize, çantaya, el çantasına ve çantaların içine konabilecek yardımcı malzemelere yatırım yapmak iyi bir seyyahın yapacağı ilk işlerden biri.

Hangi valizle seyahat edeceğinize karar verdikten sonra düz ve geniş bir yerde valize koymak istediğiniz tüm eşyaları toplayın. Eğer gittiğiniz yerde giysilerinizi yıkama fırsatınız olmayacaksa üç ya da dört tane yedek giysi yeterli olacaktır. Valizin en altına kırışmasını istemediğiniz gömlek/bluz gibi parçalarınız varsa bunları koyun. Ama unutmayın, kalacağınız yerde ütü olabilir ve kırışıklıklar sorun teşkil etmeyebilir.

Çoraplar ve iç çamaşırları bol bol yedeğini almanız gereken ihtiyaçlarınızdan. Giysilerinizden kırışmayacak nitelikte olanları rulo haline getirin ve valizin içine yerleştirin. Ne kadar yer kazandığınıza şaşırabilirsiniz! Havlu, çarşaf vb. de kalacağınız yerde yüksek ihtimalle mevcut olacaktır. Aynı şey şampuan, sabun gibi malzemeler için de geçerli ama bazen kaldığımız yerler bizi şaşırtabiliyor. Gitmeden önce arayıp bilgi alabilirsiniz. Kirli giysileriniz için yanınıza boş poşetler ya da kirli çantası almak iyi bir çözüm olabilir.

packed-suitcase

Seyahat yerinize vardığınızda en çok ihtiyaç duyacağınız şeyleri valizin en üstüne koymayı ihmal etmeyin. Hava koşulları dolayısıyla tedbir amaçlı aldıklarınızı ise en altta tutun.

El bagajınızda kesici aletler bulundurmayın. Gideceğiniz ülkeye sokulması yasak olan bir şey varsa bunlardan da kaçının. Örneğin bazı ülkeler süt ürünlerinin getirilmesini istemiyorlar. Yine havayolunuzun kurallarına göre sıvıları şeffaf, ağzı kapanabilen bir poşete koyun.

Ayakkabılarınızın altlarını mümkün olduğunca temizleyin ve ardından poşete koyup valizin en üstüne yerleştirin. Küçük eşyalarınızı ayakkabılarınızın içine yerleştirebilirsiniz. Gideceğiniz yer soğuksa, en kalın giysilerinizi ve botlarınızı giymeniz valize nefes aldıracaktır.

İyi yolculuklar! Şimdi tatil heyecanının keyfini sürebilirsiniz.

Okumaya Devam Et